Almanya Başbakanı Merkel, Dışişleri, İçişleri ve Adalet Bakanı ile yapılan oylamada belirleyici kararı veren kişi oldu. Karar Alman hükümeti ve kamuoyunu ikiye böldü.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, dün basın toplantısı düzenleyerek, günlerdir beklenen ve tartışmalara yol açan kararı nihayet açıkladı. Türkiye, devlet televizyonu ZDF’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik müstehcen ifadeler ve hakaretlerin yer aldığı şiiri okuyan komedyen Jan Böhmermann’ın yargılanması için Alman hükümetine başvurmuştu. Merkel, koalisyon ortakları arasında farklı görüşler olduğunu, ancak talebi kabul ettiklerini açıkladı.

Eleştiriye tutuldu: Bu konuda yargıya yetki vereceklerini belirten Başbakan Merkel, “Son sözü bağımsız yargı söyleyecek” dedi. Merkel’in kararına en başta hükümet ortağı SPD tepki gösterdi. SPD yönetimi “Böhmermann olayında izin kararı SPD’li bakanların oylarına karşı verilmiştir” açıklamasını yaptı. Karar sürecine SPD’li Dışişleri Bakanı ve Adalet Bakanı ile CDU’lu İçişleri Bakanı ile Başbakan Merkel katıldı.

Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier, oylamayı “Zor bir karardı. SPD’li üyeler, titiz bir incelemenin ardından, yargılamaya izin verilmemesi yönünde görüş belirtti. Oylamada eşitlik durumunda son karar Başbakanın. Biz soruşturma izninin verilmemesi gerektiği görüşündeydik. İfade, basın ve sanat özgürlüğü bizim anayasamızın koruması altındadır” diye anlattı. SPD Grup Başkanı Thomas Oppermann, “Karar yanlıştır. Mizahın hakaret suçlamasıyla cezai takibe uğraması çağdaş demokrasiye uygun değil” dedi. Yeşiller’in Avrupa Parlamentosu başkan vekili Rebecca Harms, “Şimdi Türk gazeteciler ve sanatçılar daha fazla acı çekecek” yorumunu yaptı. Sol Parti ise Merkel’i Erdoğan’a boyun eğmekle suçladı.

Türkiye’ye çağrı: Merkel, Türkiye’nin Almanya ile müttefik olduğunu belirterek, “Türkiye’de medyanın durumu ve bazı gazetecilerin kaderi, gösteri hakkının kısıtlanması üzerine büyük endişe duyuyoruz. Alman hükümeti her alanda olduğu gibi hukuk devleti, güçler ayrımı ve çoğulculuğun kayıtsız şartsız geçerli olduğunu Türkiye’ye gelecekte de hatırlatacak. Biz, ortak ve müttefiklerimizde; düşünce özgürlüğü ve yargının bağımsızlığının Avrupa ve dünyanın diğer demokratik ülkelerindeki ile aynı derecede güvence altında olmasını istiyoruz. Biz başka ülkelerde de düşünce özgürlüğü, basın, sanat özgürlüğü gibi temel haklardan yanayız. Bu haklara saygıyı ve bu hakların korunmasını Türkiye’den de istiyoruz.” dedi. Merkel ayrıca Alman hükümetinin kararını dayandırdığı ve yabancı devlet temsilcilerine hakareti suç sayan Ceza Kanunu’nun 103’üncü maddesinin gereksiz olduğunu, bu maddenin bu yasama döneminde kaldırılacağını bildirdi.

Şimdi ne olacak
lman hükümetinin yargıya yetki vermesiyle Türkiye’nin cezai kovuşturma talebi kabul oldu. Türkiye’nin resmi suç duyurusu talebi yanında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savcılığa şahsi suç duyurusu da bulunuyor.

Cumhurbaşkanı’nın şahsi suç duyurusunu geri çekmesi ve Türkiye’nin resmi suç duyurusunun yargı tarafından incelenmesi bekleniyor. Şahsi suç duyurusunda hakarete cezayı Alman ceza yasasının 185’nci maddesi, yabancı devlet adamlarına hakareti ise 103’üncü madde düzenliyor.

Şahsi suç duyurusundaki ceza resmi suç duyurusuna kıyasla daha hafif. Yabancı devlet adamlarına hakarete Alman Ceza Yasası’nın 103’üncü maddesi 3 yıla kadar hapis veya para cezası öngörüyor. Eğer iftiranın söz konusu olduğuna karar verilirse bu ceza beş yıla kadar çıkabiliyor.

Bilgi notu
Türkiye, 31 Mart’ta Almanya’nın ikinci televizyon kanalı ZDF’de yayınlanan “ZDF Neo Royal” programında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a  hakaret içeren şiiri okuması nedeniyle Alman Ceza Kanunu’nun 103’üncü maddesine göre Böhmermann’ın yargılanması için Alman Dışişleri Bakanlığı’na nota vermişti.