ABD Başkanı Barack Obama'nın katılımıyla Riyad'da gerçekleşecek Körfez İşbirliği Konseyi zirvesinde Suud-Amerikan ilişkilerinin tamirine yönelik ciddi bir beklenti içine girilmemesi gerektiği değerlendirmesi yapılıyor.

Obama, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yarınki Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) zirvesine katılarak Körfez liderleriyle Amerikan yönetimi arasındaki "güven sorunlarını" tamir etmeye çalışacak.

Önceden planlanmış ziyaretin, Suud-Amerikan ilişkilerinde ciddi sorunlar yumağının somutlaştığı bir döneme denk gelmesi, zirvenin önemini daha da artırdı.

ABD ile KİK ülkeleri arasındaki ayrışmanın temelinde geçtiğimiz yıl temmuz ayında İran'la nükleer anlaşmanın imzalanması temelindeki güven sorununun yattığı kaydediliyor.

O tarihten bu yana ABD ile Suudi Arabistan arasında soğuk rüzgarlar esmeye devam ediyor. ABD'nin İran'a alan açmasından rahatsız olan Riyad yönetimi, bu rahatsızlığını farklı platformlarda dile getiriyor.

ABD Kongresinde Suudi Arabistan'ın 11 Eylül saldırılarından hukuken sorumlu tutulabilmesinin önünü açabilecek bir yasa tasarısının alt komiteden geçmesi ve bunun üzerine Riyad yönetiminin ABD'deki 750 milyar dolarlık finansal varlığını satabileceği "tehdidinde" bulunması ise, iki ülke ilişkilerindeki mevcut tansiyonu iyice artırdı.

Amerikan Girişimcilik Enstitüsünün (AEI) İran ve Körfez ülkeleri üzerine çalışan ve Savunma Bakanlığında uzun süre görev yapmış kıdemli uzmanlarından Matthew McInnis, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede ziyaretten çok büyük beklenti içine girilmemesi gerektiğine işaret etti.

"Bu ziyaretten kayda değer bir başarı çıkmasını beklemiyorum, zira Arap ülkeleri yeni başkanın kim olacağını görmek istiyor" şeklinde konuşan McInnis, KİK liderlerinin Obama'nın son dönemindeki bir başkan olduğunun farkında olduklarına işaret etti.

 "Bu ziyaret Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilimi düşürmeyecek"
LeBaron, ikili ilişkilerdeki İran eksenli güven kaybına dikkati çektiği yorumunda, bu ziyaretin ABD ile KİK ülkeleri arasındaki İran'la ilgili fikir ayrılıklarının, Suriye ve Yemen'le ilgili siyasi süreçlerin ve ayrıca petrol fiyatlarının ele alınmasına imkan sağlayacağını belirtti.

"ABD Başkanı bir kez daha İran'a karşı güvence vererek Körfez liderlerini ikna etmeye çalışacak" diyen LeBaron, bu çerçevede NATO ile KİK ülkeleri arasındaki ilişkinin daha da güçlendirilmesi konusunun gündeme gelebileceğine dikkati çekti.

"Bu ziyaret, Suudi Arabistan ile İran arasındaki tansiyonu düşürmeyecek; zira bu iki ülke bölgesel nüfuz için mücadele ediyor" şeklinde konuşan LeBaron, nükleer anlaşmadan önce de iki ülkenin rekabet halinde olduğuna işaret etti.