Diktatör Franco'nun ölümünün (1975) ardından 1978'de kabul edilen İspanya Anayasası sonrasında günümüze kadar uzanan ülke demokrasi tarihinde ilk defa hükümet kurulamadığından erken genel seçime gidilecek olmasıyla ülke siyasi bir kriz yaşıyor.

Siyasi krizin başlıca sebepleri ise ülkenin son 40 yıllık siyasi yapısının temeli olan iki partili sistemin (PP ve PSOE) 20 Aralık seçimlerinde yıkılması, yeni siyasi yapıya partilerin uyum gösterememesi, ekonomik krizin siyasi dengeleri bozması ve son yıllarda öne çıkan Katalonya'daki bağımsızlık yanlısı girişimler olarak gösteriliyor.

Parlamenter monarşi ile yönetilen İspanya'da, babası Juan Carlos'un tahtından feragat etmesinin ardından 19 Haziran 2014 tarihinde kral ilan edilen 48 yaşındaki 6. Felipe, ülkesinin demokrasi döneminde karşılaştığı en büyük siyasi krizde tamamen tarafsız kalıp, siyasetin kendi içinde çözüm üretmesini arzu etse de bunda sonuç alamadı.

Ülke tarihinde bir ilke imza atarak siyasi partilerin liderleriyle ayrı ayrı üç tur görüşme yapan Kral 6. Felipe, son olarak siyasi partiler arasında hükümet kurabilecek bir uzlaşma görmeyince hiçbir siyasi lideri hükümeti kurmakla görevlendirmeyip dün erken seçimin önünü açtı.

Ekonomik krizin başladığı 2008 yılının ardından yapılan ilk seçimlerde sosyalistleri iktidardan indirerek yüzde 44,62'lik rekor bir oy oranıyla tek başına iktidara gelen sağ görüşlü Halk Partisi (PP) 2011-2015 arasında ülkeyi yönetti ve 20 Aralık seçimlerinin ardından yeni hükümet kurulamadığından karar alma yetkisi olmadan hükümet olarak kalmaya devam etti.

20 Aralık seçimlerinde oy oranı yüzde 28'e kadar inse de İspanya'daki en büyük siyasi parti olmayı sürdüren PP, meclise giren diğer siyasi partilerin hiçbirinin desteğini alamayınca hükümet kurma müzakerelerine başlamaya bile gerek duymadı.

Kral'ın üç tur görüşme süreci

Kral 6. Felipe'nin 1. tur görüşmeleri sonunda 22 Ocak 2016'da hükümeti kurmakla görevlendirdiği PP lideri ve Başbakan Mariano Rajoy, kendilerine destek veren hiçbir siyasi parti olmadığı gerekçesiyle Kral'ın verdiği görevi kabul etmedi. Rajoy, PP'nin liderliğinde Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) ve liberal görüşlü Ciudadanos ile birlikte "büyük koalisyon" fikrini savunsa da diğer iki parti bu olasılığı baştan itibaren reddetti.

Kral 6. Felipe, siyasi parti liderleriyle yaptığı 2. tur görüşmenin ardından hükümeti kurma görevini 2 Şubat 2016 tarihinde PSOE'nin 44 yaşındaki lideri Pedro Sanchez'e verdi. Siyasi nezaket olarak çok kısa bir görüşme yaptığı PP'yi her türlü hükümet olasılığında dışarıda bırakarak diğer siyasi partilerle müzakereler yürüten Sanchez, yaklaşık bir ay sonra sadece Ciudadanos partisiyle anlaştığını açıkladı.

Ekonomik krizin etkisiyle ortaya çıkan ve "Öfkeliler" diye adlandırlan halk hareketinin siyasi uzantısı olarak 2014 yılında kurulan Podemos ise PSOE ve Ciudadanos arasındaki ortaklığa destek vermediğini açıkladı. Podemos, tamamen zıt görüşte oldukları gerekçesiyle Ciudadanos partisiyle kurulacak bir hükümete destek vermeyeceğini bildirdi ve solun liderliği için çekiştiği PSOE'ye de yakın durmaktan kaçındı.

Siyasetçiler daha çok, Podemos'un, İspanya'nın bütünlüğünü savunsa da Katalonya'da bağımsızlık yanlısı bir referandum yapılmasında ısrarcı olması ve olası bir hükümette önemli bakanlıklar istemesi nedeniyle PSOE ve Podemos'un anlaşamadığı değerlendirmelerinde bulundular.

Podemos'un Valencia'daki kolu olarak gösterilen Compromis'in süpriz bir şekilde ortaya attığı, meclisteki ayrılıkçı ve sol görüşlü siyasi partilerin dış desteğiyle PSOE'nin 2 yıllık bir azınlık hükümet kurma önerisi ise yapıcı görülmeyerek hemen reddedildi.

Kral 6. Felipe, yaptığı 3.tur görüşmelerden de sonuç çıkmaması üzerine, hiçbir siyasi lidere hükümeti kurma görevi vermeyerek dün erken genel seçimlerin önünü açtı.

İspanya'daki anayasal takvime göre, meclisin en geç 2 Mayıs akşamına kadar feshedilmesi ve 26 Haziran'da erken seçime gidilmesi yönünde karar alınması öngörülüyor.