Mısır'da doktorların ardından gazetecilerle de arası açılan Abdulfettah es-Sisi rejiminin, içeride ve dışarıdaki kayıplarına bir yenisinin daha eklendiği belirtiliyor.

Güvenlik güçlerinin Gazeteciler Sendikasına baskın düzenleyerek iki gazeteciyi gözaltına alması, buna karşılık sendikanın, İçişleri Bakanının istifası istemiyle eylem başlatması sonucu yaşanan gerginliği, "rejimin yeni bir kaybı" şeklinde değerlendiren uzmanlar, söz konusu gelişmelerin, "Mısır'da idare ve özgürlükler alanında kriz yaşandığı ve rejim içi çatışmaların mevcut olduğu" şeklinde yorumluyor.

Mısırlı akademisyen Said Sadık, gazetecilere diğer meslek gruplarından destek gelmesi halinde "karşı devrim" yaşanması ihtimali bulunduğunu belirterek, "Gazetecilerin öfkesi, başta İşçiler Sendikası olmak üzere diğer meslek grupları tarafından desteklenirse rejim ve ihlallerine karşı devrim olur." ifadelerini kullandı.

Gazetecilere yönelik tutumun sonuçlarına ilişkin ise Sadık, "Sisi rejimi, içeride ve dışarıda yeniden kaybetti. Özgürlükler alanında çok fazla eleştiriyle karşı karşıya kalacak. Gazeteciler diğer sendikalara göre sayı olarak az ancak kamuoyuna etkileri çok büyük." görüşünü dile getirdi.

"Rejimin gazetecileri sakinleştirme fırsatı var"

Sendikaya baskının, Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nün hemen öncesinde gerçekleştirildiğine dikkati çeken Sadık, rejimin yönetim ve planlama krizi yaşadığını, medya politikası bilmediğini savundu.

Sadık, rejimin, İçişleri Bakanı Mecdi Abdulgaffar'ı görevinden azlederek ya da bakanın özür dilemesini sağlayarak gazetecileri sakinleştirme yönünde bir adım atma fırsatı bulunduğunu söyledi.

"İçişleri Bakanlığı özür dilemeli"

Siyaset sosyolojisi alanında uzman Saadettin İbrahim de "İçişleri Bakanlığı sendikaya karşı attığı bu adımdan dolayı özür dilemeli" diyerek, rejimin çirkin hatalar yaptığını ve herhangi bir diyaloğu idare edebilecek yöntemi bulunmadığını vurguladı.