"Brüksel saldırıları sonrası Müslümanların büyük bir kısmı dans etti" diyen Jambon'a tepkiler devam ediyor. Federal Parlamento'daki açıklamasında iddiasını savunan ancak Müslüman vekillerin ısrarına rağmen delil sunamayan Jambon'a karşı Müslüman ve Hristiyan Belçikalılar ortak harekete geçti.

Sosyal medya üzerinde örgütlenen onlarca Belçikalı, ayrımcılıkla suçladıkları Bakan hakkında toplu suç duyurusunda bulundu. Adalet Sarayı önünde toplanan grup üyeleri, şikayet dilekçelerini yazdıktan sonra, savcılığa başvurdu.

"Toplumdaki tansiyonu yükseltiyor"

Organizatörlerden Avukat Marie Pierre, Bakan'ın açıklamalarının toplumlar arası tansiyonu artıracağını ifade ederek, "Bunu kabul etmiyoruz. Buna tepki vermek gerektiğini gerektiğini gösteriyoruz. Çünkü bu normal değil. İçişleri Bakanı'nın bu şekilde cümleler kullanması normal değil. İçişleri Bakanı'nın görevi ülkede güvenliği sağlamaktır. Ancak bu cümlelerle toplumdaki tansiyonu yükseltiyor" dedi.

"Sözlerini geri alması ve özür dilemesini istiyoruz"

Bakan hakkında şikayette bulunan diğer bir kişi olan Liesbet Temmerman da, "Ben Müslüman değilim. Buradaki bir çok kişi de değil. İçişleri Bakanı kanıtlayamayacağı bir açıklama yaptı. Bakan işini iyi yapmıyor demektir. Bu da kabul edilemez. Bu harekete katılmak benim için çok önemli. Müslüman olmama rağmen onun söylediklerine katılmıyorum. Sözlerini geri alması ve özür dilemesini istiyoruz" diye konuştu.

"Kanıt gösterin Sayın Bakan"

Afgan asıllı Belçika vatandaşı Semir Hamdat ise, Jambon'un söylediklerinin doğru olmadığını belirterek, "Öncelikle bu saldırılardan dolayı çok üzüntü duyuyoruz. Gerçekten söyledikleri doğru değil. Saldırılar tüm Müslüman toplulukları mutsuz etti. Sayın Bakan, biz mutlu değildik. Söyledikleriniz doğru değil. Lütfen sözlerinizi geri alın ya da bize kanıt gösterin" ifadesini kullandı.

"Bu hepimizin mücadelesi"

Bakana tepkiler, Müslüman siyasetçilerden de geliyor. Belçika Federal Parlamento Milletvekili Türk kökenli Veli Yüksel, Belçika'da yaşayan 800 bin kadar Müslüman kökenli vatandaşı ötekileştirmenin kabul edilemez olduğunu, belirterek, "Bu acı hepimizin acısı. Bu mücadele hepimizin mücadelesi. Böyle bir zamanda Müslümanların büyük bir kısmını terör örgütüne destek veriyor gibi göstermek, böyle bir algı oluşturmak çok tehlikeli" değerlendirmesini yaptı.