AB Komisyonu Sözcü Yardımcısı Alexander Winterstein, günlük basın toplantısında soru üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın terör tanımının değiştirilmeyeceğine dair açıklamasının ardından vize serbestisi sürecinin bitip bitmediğine dair bir soru üzerine değerlendirmelerde bulundu. Bu tür spekülasyonlara girmek istemediklerini söyleyen Winterstein, "Türk hükümeti ile bir anlaşmamız var. Türk hükümetinin verdiği söz var ve Tük hükümeti ile çalışmaya devam edeceğiz." dedi.

Sözcü Yardımcısı, vize serbestisi sürecinin Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından durdurulmasına ilişkin olarak ise "Biz işimizi yaptık, teklifimizi sunduk. Şimdi top onlarda. Şu olursa bu olur gibi spekülasyonlara girmeyeceğiz. Bekleyip ne olacağını göreceğiz." diye konuştu.

Winterstein, eğer Türkiye'yle uzlaşı bozulursa sığınmacıların Yunan adalarında tutulması öngören yeni bir planın hazırlandığı iddialarına ilişkin olarak da, "B planı yok, sadece A planı var." ifadesini kullandı.

- Vize serbestisi açıklamalar

AB Komisyonu, 4 Mayıs'ta Türk vatandaşlarının Schengen ülkelerine vizesiz seyahat etmesini öngören bir tavsiye kararı almış ancak vizelerin kaldırılabilmesi için 72 kriterden geriye kalan 5'inin de tamamlanması gerektiğini belirtmişti. Bu şartlar arasında terör tanımının değiştirilmesi de bulunurken, AP tüm kriterler karşılanana kadar AB Komisyonu'nun teklifini oylamama kararı almıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Türkiye'nin terörle mücadele ettiği bir ortamda ilgili kanunu değiştirmeyeceklerini belirterek, "Teröristlere çadır kurdurtacaksın ve onlara orada imkan sağlayacaksın ve bunu demokrasi adına yaptığını söyleyeceksin. Bize de 'Vize kaldıracağım bunun şartı, şunu değiştirmen...' Kusura bakma, hadi bakalım biz yolumuza gidiyoruz, sen de yoluna git. Kiminle anlaşabiliyorsan onlarla da anlaş." ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan'ın açıklamasının ardından vize serbestisini de içeren anlaşmanın çökebileceği ve eskide olduğu gibi AB ülkelerine çok sayıda sığınmacının gelebileceği konuşulmaya başlanmıştı.

AB açısından Türkiye'yle anlaşma sığınmacı akışını durdurmak açısından büyük önem arzediyor.