Uluslararası Af Örgütü'nün (UAÖ) sitesinde yapılan açıklamada, Nizami'nin idamının, Bangladeşli yetkililerin acınacak bir hamlesi olduğu ve savaş suçlarının kurbanları için adaleti tesis etmeyeceği belirtildi.

Örgütün Güney Asya yöneticisi Champa Patel, konuyla ilgili olarak "Bangladeşli yetkililerin Motiur Rahman Nizami'yi idam etmesinden dehşete düştük. 1971 Bağımsızlık Savaşı'nın korkunç olaylarının kurbanları adaleti hak ediyor ancak başka bir can almak çözüm değil" yorumunu yaptı.

Patel, idam cezasının daima insan hakları ihlali olduğunu, idamın, kusurlu bir yargılama sürecinin ardından gelmesinin çok daha rahatsız edici olduğunu ifade ederek Bangladeşli yetkililere, bu geri dönüşü bulunmayan ve zalimce cezaya sırtını dönerek dünyanın büyük bölümüyle hareket etme çağrısı yaptı.

Champa Patel, idam kararının, Bangladeş'te siyasi açıdan hassas bir dönemde verildiğini hatırlatarak tüm taraflardan ülke çapında sükunetin üstün gelmesini temin etmelerini istedi. Patel, "Güvenlik güçleri, barışçıl gösteri hakkına saygı duyulmasını sağlamalı, tüm taraflardaki siyasi liderler de destekçilerine insan hakları ihlallerinden kaçınmaları çağrısında bulunmalıdır" ifadesini kullandı.

"Hukukun öldürüldüğü bir diğer utanç verici eylem"

Kuzey Amerika İslam Camiası'nın (ICNA) açıklamasında da Motiur Rahman Nizami'nin idam edilmesi sert bir dille kınandı ve "Bu, Şeyh Hasina hükümetinin siyasi muhaliflerine süregelen zulmün bir parçası, hukukun öldürüldüğü bir diğer utanç verici eylemdir" ifadesine yer verildi.

İsviçreli akademisyen ve düşünür Tarık Ramazan da "Bangladeş'in yozlaşmış hükümetinin, ülkenin 1971'de Pakistan'dan kanlı bağımsızlık mücadelesi sırasında sözde insanlığa karşı suç işlemekten Cemaat-i İslami partisinin lideri 73 yaşındaki Motiur Rahman Nizami'yi astığını" belirtti.

Mısır'daki Müslüman Kardeşler'in kurucularından Hasan El Benna'nın torunu olan Ramazan, konuyla ilgili paylaşımında, "Dünya, yozlaşmış Mısır rejiminin muhalifleri katletmesinde ve işkence etmesinde olduğu gibi buna da sessiz kalıyor. Yine yeniden aynı hikaye. Dürüst olalım, bu utanç verici sessizlik, mevcut radikalleşmeyi beslemenin en iyi yolu" yorumunu yaptı.

Ramazan, siyasi aktivistlere yönelik baskıların kınanması konusunda ikiyüzlü davranıldığında, insan hakları ve demokrasi konusunda ciddiyetin sorgulanacağına işaret ederek insanların eşit ve şeffaf yargılanmayı hak ettiğini söyledi. Tarık Ramazan, "Bangladeş, Mısır, Suriye. Tüm diktatörleri ve yozlaşmış liderleri kınamalıyız. Dini ve görüşleri ne olursa olsun tüm mazlumlar için dua etmeliyiz" ifadesini kullandı.

Bangladeş'te hükümet tarafından kurulan savaş suçları mahkemesinde yargılanan muhalefetteki Cemaat-i İslami partisinin lideri Motiur Rahman Nizami dün akşam idam edilmişti.

Geçen perşembe Yüksek Mahkeme, 1971'deki bağımsızlık savaşı sırasındaki bazı olaylardan sorumlu tutulan Nizami hakkındaki idam kararını bir kez daha onamıştı. Dört yargıçtan oluşan mahkeme heyetine başkanlık eden Surendra Kumar Sinha, mevcut hükümet tarafından kurulan Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi tarafından ölüm cezasına çarptırılan Nizami'nin kararın yeniden gözden geçirilmesi için yaptığı başvurunun reddedildiğini açıklamıştı. Kararla, eski İçişleri Bakanı Nizami hakkındaki iç hukuk yolları tükenmişti.