Federal mecliste ceza kanununda hakaret suçunun tartışıldığı oturumda konuşan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) milletvekili Detlef Seif, Böhmermann’ın şiirinin, kişi onurunu zedeleyici ifadeler içerdiğini, bunun hakaret olup olmadığına mahkemenin karar vermesi gerektiğini kaydetti.

Oturumda bazı muhalefet milletvekillerinin, şiirin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşlerine tepki gösteren Seif, “Aslında bunu yapmak istemiyordum ama şimdi onu okuyacağım. Böylece gerçekten de ne yazdığı anlaşılsın.” diyerek tartışmalı şiirin tamamını okudu.

Kamuoyunun uzun süredir Böhmermann’ı konuştuğunu, ancak şiirin tamamını okumadan fikir sahibi olduğunu kaydeden Seif, “Burada açıkça bir kişinin onurunu hedef alan ifadeler var. Bunun ifade ve basın özgürlüğü sınırları içinde olup olmadığına artık mahkeme karar verecek.” dedi.

Milletvekili, partisinin lideri Başbakan Angela Merkel’in, ceza yasasının 103. maddesi uyarınca ve Türkiye’nin talebi üzerine, Böhmermann hakkında soruşturma açılmasına izin vermesinin doğru bir karar olduğunu vurguladı.
Muhalefet partilerinin, ceza kanununda yabancı liderlere hakaretin cezalandırılmasını düzenleyen 103. maddesinin derhal kaldırılması talebine de değinen Seif, bu madde kaldırılsa bile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Böhmermann’a açtığı davanın düşmeyeceğini vurguladı.

Milletvekili, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Böhmermann hakkında ceza kanununun 185. maddesi kapsamında bireysel olarak da hakaret gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğuna dikkati çekti.

Öte yandan, CDU milletvekili Seif’in hakaretler içeren şiirin tamamını genel kurulda okuması birçok milletvekilinin tepkisine yol açtı.

Genel kurulu yöneten Meclis Başkan Vekili Edelgard Bulmahn da, konuşmasını tamamlamasının ardından milletvekilini eleştirerek, tüm vekillerin genel kurula hitap ederken federal mecliste olduklarının bilinciyle, sorumlu bir şekilde hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.

Milletvekili Seif tartışmalara yol açan konuşmasının ardından Spiegel Online haber sitesine yaptığı açıklamada, bu şiirdeki ifadelerin hakaretler içerdiğini, yasalarla korunan düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlarını aştığını vurgulayarak kendisinin de bunu ortaya koymak için şiirin tamamını okuduğunu kaydetti.