Birleşmiş Milletler tarafından Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi kapsamındaki oturumda konuşan Higgins, bu toplantıda, insanlık için ortak bir vizyon yaşatılmaya çalışıldığını, insanların onuruna saygılı bir gelecek inşa etmek için çaba gösterildiğini dile getirdi.

Yeni ortaklarla çalışılacaksa, bu ortakların şeffaflık konusunda taahhütlerini ortaya koyması gerektiğini vurgulayan Higgins, sivil toplum kuruluşları, devletler, özel sektörün yeni kesimlerinin şeffaflık konusunda taahhütlerini yinelemesi gerektiğini, bu şekilde çatışma, hastalık, ekolojik bozulma gibi sorunlarla mücadele edilebileceğini söyledi.

Bu gibi sorunların giderek artan bir şekilde ülkelerin karşısında durduğunu ifade eden Higgins, "Burada geçen senenin BM zirvesinde ifade ettiğimiz gibi kimseyi geride bırakmadan bu sorunlarla mücadele etmemiz gerekiyor. Burada daha önceki başarısızlıklarımızdan dersler çıkarmalıyız." dedi.

İnsani yardım programlarında 15 milyar dolarlık bir açıklık olduğuna değinen Higgins, "Fakat bunu ele alırken, kalkınma modellerinin geleceğini de göz önünde bulundurmalı ve bunları desteklemeye devam etmeliyiz. Eğer yeni ortaklıklar oluşturacaksak özel sektörle, unutmamalıyız ki insani bir maske oluşturmamalıyız. Başka bir alanda çalışanlar, farklı bir alana bu fonları kaydırarak, bu alandaki desteklerini çekmemeliler. Burada dürüstlük ve doğruluk temel prensipler olmalı." diye konuştu.

Bu kriz çerçevesinde olanlar düşünüldüğünde, ülkelerin kendisine bir ayna tutması gerektiğini belirten Higgins, "Özellikle Suriye'deki mülteciler konusunda yapılanları düşündüğümüzde, acaba burada yaptıklarımız eksik kalmıyor mu? Burada insanların ihtiyacını karşılamaktan ne yazık ki uzaktayız. İnsani açığın kapatılması son derece önemli ama yeni kalkınma modellerinin de bu dürüstlük çerçevesi içinde ortaya çıkması gerekiyor." ifadelerini kullandı.