Avrupa Parlamentosu (AP) Sivil Özgürlükler Komitesi'nde "Irak ve Suriye'de iç savaş ile DAEŞ arasında kalan azınlıkların durumu" konulu oturum düzenlendi.

Oturuma, Irak Türkmen Cephesi İngiltere Temsilcisi Sündüz Abbas, DAEŞ'in kaçırdığı Ezidi aktivist Nadia Murad Basee Taha, Suriyeli Cizvit din adamı Ziad Hilal ve Süryani din adamı Archimandrite Emanuel Youkhana konuşmacı olarak katıldı.

Zorla evlerinden sürülen Iraklı Türkmenlerin sayısının yaklaşık 600 bin olduğunu ve bu kişilerin yiyecek, kalacak yer, sağlık hizmetleri, tıbbi yardımlardan mahrum olduğuna dikkati çeken Abbas, şunları söyledi:

"Irak'ta Türkmenler, merkezi hükümet, Kürtler, PKK ve DAEŞ arasında kapana kısılmış durumdalar. Uluslararası toplum da DAEŞ'in Türkmenlere karşı yaptığı zulümleri uzun zamandır gözardı ediyor. Artık Türkmenlerin de diğer gruplarla eşit olarak desteklenmelerinin zamanı geldi. Böylece Türkmenler de kendilerini savunabilir ve bölgeye istikrar ve denge getirebilir."

"Dünya nerede? İnsanlık nerede?"

DAEŞ'in kaçırdığı Ezidi kadınlardan aktivist Taha ise Ezidilerin DAEŞ tarafından kaçırıldığını, tecavüze uğradığını ve katliamlara maruz kaldığını dile getirdi.

Terör örgütünün Ezidi bölgelerini ele geçirmesinin ardından kaybolanların bir kısmının halen nerede olduğunun bilinmediğini ifade eden Taha, "Dünya nerede? İnsanlık nerede? Neden bu masum insanları kurban veriyoruz? Onlara niçin böyle muamele ediyoruz? Ezidilere yapılan soykırım devam ediyor." diye konuştu.

"Doğu'daki Hristiyanlar korku içinde"

Suriye'nin Humus kentinde faaliyet gösteren Cizvit Sığınmacı Servisi'nin eski sorumlusu olan din adamı Ziad Hilal, Doğudaki Hristiyanların korku içinde olduğunu belirterek, "Bölgeden ayrılmak istiyorlar. Çünkü daha fazla saldırıdan endişe ediyorlar. Suriye'de azınlık diye bir şey yok. Suriye'de çok sayıda kesimden oluşan tek bir toplum var" ifadesini kullandı.

Süryani din adamı Archimandrite Emanuel Youkhana da saldırıları yapanları kınamanın artık yetmediğini belirtti.