İngiltere'nin başkenti Londra'da metro girişlerinde ücretsiz dağıtılan "London Evening Standard" gazetesine konuşan Cameron, ülkesinin AB'den olası çıkışının üç etkisi olacağını kaydetti.

Cameron, "İlki ayrılmanın şoku olacaktır. ikinci belirsizlik etkisi olacaktır ki bu yıllarca sürebilir. Üçüncüsü de ticaretteki etkisi olacaktır. Ortak pazara girişiniz zor olursa, ekonominiz zayıflar ve iş olanaklarınız azalır. Bu üç etkinin sonucu Londralılar, ekonomi ve kamu finansmanı için zehirleyici olacaktır." diye konuştu.

Olası ayrılığın başkent Londra üzerindeki olumsuz etkilerine de değinen Cameron, Londra'nın "finans merkezi" unvanını kaybedeceğini ve Londra'da bulunan birçok uluslararası şirketin çalışanlarını işten çıkarmak zorunda kalacağını kaydetti.

İngiltere Başbakanı, AB'den çıkışın zengin insanlardan ziyade orta halli işçi sınıfını olumsuz etkileyeceğini dile getirerek, "Referandum sonucunun belli olacağı 24 Haziran sabahı hala AB'de olan bir ülke olarak uyanırsak, bu heyecan yaşatacaktır. Londra va Londralılar rahat bir nefes alacaktır." dedi.

"AB, antidemokratik bir proje"

Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılması gerektiğini savunan kampanyanın başını çeken eski Londra'nın Belediye Başkanı, Muhafazakar Partili Boris Johnson da Evening Standard gazetesi için kaleme aldığı makalede, AB'nin İngiltere'nin dünyanın geri kalanıyla rahat irtibatta olmasını engellediğini savundu.

Johnson makalesinde seçmenlere seslenerek, "AB'de hapis kalırsak dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileriyle serbest ticaret anlaşmaları yapamayız. Güneydoğu Asya, Çin, Hindistan ya da ABD gibi. Londra'nın dünyaya tamamen açık olmasını istiyorsanız ayrılıktan yana oyunuzu verin." ifadesini kullandı.