Birleşmiş Milletler (BM) Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) Komitesi Üyesi ve Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Uzman Eylem Grubu (GREVIO) Başkanı Prof. Dr. Feride Acar, AA muhabirine, CEDAW Komitesi'nin yarın açıklayacağı rapor ve Türkiye'nin 2012'de ilk imzasını attığı "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"nin (İstanbul Sözleşmesi) denetim organı GREVIO'nun yürüttüğü faaliyetlerle ilgili açıklama yaptı.

Türkiye'nin 1986'dan bu yana taraf olduğu CEDAW Sözleşmesi'nin dünyadaki en önemli ve kapsamlı kadın hakları sözleşmesi olduğuna dikkati çeken Feride Acar, BM CEDAW Komitesi'nin Türkiye'nin 7'nci Dönemsel Raporu'nu gözden geçireceğini, bunun son 4 yılda Türkiye'nin kadınların insan hakları alanındaki durumunun değerlendirilmesi anlamına geldiğini aktardı.

İstanbul Sözleşmesi'nin Avrupa devletlerinin kadınlara yönelik şiddetle mücadele amacı ile üzerinde anlaştıkları ilkeleri dile getirdiğini, buna karşın kadınların eğitiminden istihdamına, sağlık, aile ve evlilik ilişkilerine kadar birçok alandaki haklarını "kadın-erkek eşitliği" temelinde belirleyen CEDAW'ın çok daha geniş bir alanı kapsadığını aktaran Acar, İstanbul Sözleşmesi'nin de temel ilkeleri itibarıyla CEDAW'a dayandığına dikkati çekti.

Prof. Dr. Acar, "İşte bu nedenle Türkiye'nin 13 Temmuz 2016'da Cenevre'de CEDAW Komitesi'nce yapılacak değerlendirmesi, devletimizin son yıllardaki kadın hakları politikalarının uluslararası taahhütlerimize ne ölçüde uygun olduğu yönünde ip uçları verecek, İstanbul Sözleşmesi'nin iyi uygulanması için de çok önemli bir yol gösterici olacaktır." dedi. 

Şiddet mağduru kadınlara başka ülkelere "sığınma" hakkı

İstanbul Sözleşmesi'nin şiddet mağduru kadınlara, sözleşmeyi onaylayan ülkelere sığınma hakkı verdiğini de hatırlatan Feride Acar, "Önceden siyasi, dini nedenlerle ayrımcılığa uğrayan vatandaşlar sığınma hakkından faydalanırken, kadınlara yönelik şiddet mağduru olmak 'özel geçerli' bir sebep değildi. İstanbul Sözleşmesi'ni onaylayan ülkeler artık bu talebi dikkate almak zorunda. 

Örneğin, Ezidiler gibi Suriye savaşında sistematik şiddete maruz kaldığı için kaçan kadınların durumunda olduğu gibi, kadın oldukları için şiddete uğrama riski olanların da sığınma hakkı taleplerinin değerlendirilmesi gerekiyor. Uygulamanın nasıl işleyeceği süreç içerisinde belli olacak." şeklinde konuştu.