İran ile BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi arasında yaptırımların kaldırılması amacıyla imzalanan nükleer anlaşmanın 1. yıl dönümünde İran yönetimi yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek için çalışmalarına hız verdi.

İran ile Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya arasında iki yıldır süren müzakerelerin ardından 14 Temmuz 2015'te imzalanan nükleer anlaşmayla, son 6 aydır İran'a uygulanan ekonomik ve mali yaptırımlar da kademeli olarak kaldırılmaya başladı ve ülke uluslararası yatırımcı için dikkati çeken bir pazar haline geldi.

Ülkenin özellikle enerji sektörü için cazip bir pazar olduğu ancak bankacılık ve hukuk sistemindeki düzenlemelerin geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Denetim, vergi ve danışmanlık şirketi KPMG, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) iş birliğinde hazırlanan, "Ambargo Sonrası İran Ekonomik ve Ticari Etki Analizi" raporuna göre, İran'da yabancı yatırımcılara 12 farklı sektörde yatırım fırsatı sağlanıyor.

İran'da petrol, doğalgaz, madencilik ve elektrik başta olmak üzere 12 sektöre yaklaşık 250 milyar dolar yatırım yapılacağı öngörülüyor. Ülkede enerji sektöründe Türk şirketlerine önemli fırsatlar sunuluyor. Türk firmaları, ülkede ABD’li ve Avrupalı şirketlerle ortaklık yürütebilecek.

İran’ın dünyada en büyük ikinci doğalgaz ve en büyük dördüncü petrol rezervine sahip ülke olduğu belirtilen raporda, ülkeye uygulanan ekonomik ve mali yaptırımların enerji üretimine yönelik endüstriyi sekteye uğrattığı ve bu nedenle İran'ın doğalgaz üretiminde yurt içi talebi karşılamakta zorlandığı kaydedildi.

Elektrikte 75 bin megavat kurulu güce sahip İran, 2021 yılına kadar bu rakamı 100 bin megavata çıkarmayı hedefliyor. Gelecek 20 yıl içinde enerji sektöründe ülkede 800'den fazla projenin hayata geçirileceği öngörülüyor. Bu kapsamda modernizasyon ve yeni tesis yatırımları için özel şirketler teşvik ediliyor ve ülkede bürokrasi hafifletiliyor.

İran'da kanıtlanmış 43 milyar ton maden rezervi bulunuyor. Bu rezervin mali değerinin 700 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Ülkede madencilik alanındaki yatırımları artırmak amacıyla yabancı yatırımcıya yüzde 100'e varan vergi muafiyeti uygulaması yapılıyor.