Filistin Ulusal Konseyinin Ürdün'ün başkenti Amman'daki ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasının son derece tehlikeli bir suç olduğu vurgulanarak, "Bu, Filistin halkının, Müslümanların ve Hristiyanların hakkına ve kutsalına açıkça saldırıdır." denildi. "Tüm bu yaşananlar, İsrail'in, Kudüs'ün de içinde olduğu Filistin topraklarını işgaline devam etmesinin neticesidir. Çözüm ise işgalin bitmesi, tüm halkımıza ve kutsalımıza yönelik saldırıların sona ermesidir." ifadelerine yer verilen açıklamada, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Arap Birliği ve tüm İslam aleminden Mescid-i Aksa'yı korumaları ve işgale son vermeleri talep edildi.

Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in Aksa'yı kapatmasının tehlikeli bir tırmanış olduğunu ve büyük yankıları olacağını belirtti. 
Zuhri, "Kudüs eylemi, Harem-i Şerif dışında gerçekleşti. Üçüncü şehit, işgal polisi tarafından kovalandıktan sonra Harem-i Şerif içinde öldürüldü." ifadelerini kullanarak, olayın yankılarına karşı uyarıda bulundu.

"AKSA'NIN KAPALI KALMASI MÜSLÜMANLARIN ÖFKESİNE NEDEN OLUR"

Ezher'den yapılan yazılı açıklamada da İsrail'in Aksa'yı kapatması kınanarak, bu uygulamanın dünya Müslümanlarının öfkesine neden olduğu vurgulandı. İsrail'in Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı Yahudileştirme çalışmaları kapsamında Filistin topraklarındaki olayları kullanmasına karşı uyarıda bulunulan açıklamada, bu tür olayların dünya çapında Müslümanların öfkesine neden olduğu ve istikrarı tehdit ettiği kaydedildi. Açıklamada, uluslararası topluma Mescid-i Aksa'nın ibadete açılması için İsrail'e baskı yapma çağrısında bulunuldu. İsrail polisi, sabah saatlerinde Mescid-i Aksa'da silahlı saldırıda bulunduğunu iddia ettiği 3 Filistinliyi öldürmüş, olayda yaralanan 2 İsrail polisinin ise kaldırıldıkları hastanede öldüğünü açıklamıştı.

Açıklamada, Mescid-i Aksa'nın kapılarının kapatıldığı ve Kudüs Bölge Polis Müdürlüğü'nün bugün Aksa'da namaz kılınmasına izin vermeyeceği belirtilmişti.

İsrail polisi ayrıca Aksa'nın da içinde bulunduğu Kudüs'ün surlarla çevrili Eski Şehir bölgesini ve çevresindeki yolları da giriş çıkışa kapatmış, şehrin çevresinde bulunan Filistinlileri de uzaklaştırarak, surların yüz metre kadar ilerisine demir barikatlar kurmuştu. İsrail polisinin Mescid-i Aksa'da yaşanan olaylar üzerine Harem-i Şerif'i kapatmasının ardından yüzlerce Filistinli cuma namazını Eski Şehir surlarının dışında kılmıştı.