Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Washington Ofisi (SETA DC) tarafından düzenlenen "ABD ve Ortadoğu İçin Körfez Krizinin Etkileri" paneline gazeteci-yazar Mark Perry, Mortons Group Başkanı Geoffrey Aronson, Vortex International LLC CEO'su Amjad Atallah ve SETA DC Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü SETA DC Direktörü Kadir Üstün yaptı.

Katar krizinin başından itibaren Türkiye'nin istikrarlı bir şekilde Katar'ın yanında durup bu ülkeye destek verdiğini anlatan Kanat, "Türkiye, krizde Katar'ın yanında yer aldı ama kimseye karşı da durmadı." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin Katar'a üs kurma fikrinin 2015 yılına dayandığını, dolayısıyla mevcut Katar krizi ile doğrudan bir ilgisinin olmadığını kaydeden Kanat, bu üssün hem Türkiye hem de Katar için önemli bir iş birliği alanı olduğuna dikkati çekti.

İKİNCİ LİSTEDE YER ALMADI

Katar'la kriz yaşayan ülkelerin ilk talep listesinde yer alan bu üssün kaldırılmasına yönelik maddenin ikinci listede çıkarıldığına işaret eden Kanat, Türkiye'nin ilgili tüm ülkelerle diyalog kapısını açık tutmasının önemli olduğunu vurguladı.

TRUMP'IN SERT ÇIKIŞLARI

ABD Başkanı Donald Trump'ın özellikle krizin ilk günlerindeki sert çıkışlarının anlaşmazlığı tırmandırdığını anlatan Kanat, "ABD'nin politikası başından itibaren istikrarlı olsaydı durum daha farklı olabilirdi." diye konuştu.

Katar krizinin başlangıcında Suudi liderlerin ve Trump'ın hata yaptığını savunan Mark Perry ise "Daha sonra ABD yönetimi James Mattis, Rex Tillerson ve CENTCOM komutanları eliyle Suudi Arabistan'ın öncülüğünü yaptığı krizi yönetmeye çalıştı." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin ve Amerikan ordusunun hem Katar'a hem de bu ülkedeki üsse ihtiyacı olduğunu dile getiren Perry, "Katar krizi boyunca esasen Pentagon'un ve ABD Dışişleri Bakanlığının Katar'a bakışı hemen hiç değişmedi." yorumunu dile getirdi.