ÇETİNER ÇETİN ANKARA

Türkiye’nin İdlib’deki silahlı gruplar üzerindeki baskısı etkisini göstermeye başladı. Son 5 günden buyana içerideki silahlı gruplarla yapılan görüşmeler sonrasında Heyet Tahrirü’ş-Şam (HTŞ) ile birlikte hareket eden bazı silahlı grupların örgütten ayrılmaya başladığı öğrenildi. Astana’da yapılan 6 görüşme trafiği sonrasında İdlib üzerinde Rusya-İran ve Türkiye arasında sağlanan uzlaşı sonrası, Türk Silahlı Kuvvetleri ve MİT’in bölgede eş zamanlı olarak başlattığı operasyonel süreç; bölgede askeri, kamu diplomasisi faaliyetleri ve görüşmeler süreci ile eş zamanlı sürdürülüyor. Türkiye; HTŞ’nin gevşek durumdaki yapısı içinde bölünme yaşanmasını hızlandırarak İdlib’deki silahlı grupları Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) yanına çekmeye çalışıyor. Zira HTŞ, bölgedeki diğer grupları baskı ile kontrol altına almıştı.
KIRILMALAR BAŞLADI
Gazetemizin İdlib’deki  HTŞ’ye yakın ve karşıt kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Türkiye’nin askerî operasyonunun ilk işaretlerinin ardından örgüt saflarında kırılmalar başladı. İlk olarak Nurettin Zengi hareketi, ardından Ceyşe’l-Ahrar ve son 48 saat içinde ise Ketaib ibn Teymiye HTŞ’den koptu. Yüzlerce HTŞ unsuru ve komutanı da faaliyetlerini; bilhassa askeri faaliyetlerini durdurdu. Bunların, en radikal kanattan olduğu ifade ediliyor. Kaynaklara göre İdlib’in geleceğinin Musul gibi olmaması için Türkiye ile iş birliği yapılmasında sakınca görmeyen diğer gruplar -ki bunların çoğu Suriyeli- HTŞ içindeki faaliyetlerini durdurdu.
BÖLÜNME SONRASI OPERASYON
Türkiye’nin sahadaki kanaat önderleri üzerinden başlattığı görüşme trafiğinden alınacak maksimum fayda ve HTŞ içerisindeki bölünmeler sonrası örgütün geri kalan kısmına yönelik TSK’nın operasyonel hazırlık içinde olduğu öğrenildi. Bu kapsamda önümüzdeki 7 gün boyunca HTŞ’deki bölünmeler takip edilecek. Ardından operasyonel sürece devam edilecek. HTŞ’nin zayıflatılması, Fırat Kalkanı Operasyonu’nda katkı sunan grupların ve Türk güçlerinin, İdlib ile Halep’in batısına konuşlanmasını kolaylaştıracağı düşünülüyor.
İdlib’in kontrolünün ele alınmasının ardından ise normalleşme süreci başlayacak. El-Bab tecrübesi dikkate alınarak kentte ve kırsal alanlarda güvenliğin sağlanması için kalıcı ve kolay hedef konumuna gelen karakollar olmayacak. Bunun yerine kolay hedef olmayacak şekilde seyyar askeri hareketlilik sağlanacak.
ÇOCUKLAR ZIRHLI ARAÇLARA KOŞTU
Hatay’da sınırın sıfır noktasında eğitim gören ilkokul öğrencileri, okul çıkışı zırhlı muharebe araçlarının önünü kesip askerlere sevgi gösterileri yaptıktan sonra araçların üzerine çıkmak için birbiriyle yarıştı. “Şehitler ölmez vatan bölünmez”, “Teröre karşı omuz omuza” ve “En büyük asker bizim asker” sloganları atan çocuklar, çevre evlerden aldıkları Türk bayraklarını araçların üzerinde salladı. Çocuklar daha sonra askerlerin uyarısıyla araçlardan indi ve araçlar yoluna devam etti.
ÜST AKLIN YENİ APARATI 
Suriye’de pazartesi günü Ensare’l-Furkan fî Bilâde’ş-Şam ismini taşıyan yeni bir örgüt ortaya çıktı. Söz konusu örgüt internet üzerinden yayınladığı ilk mesajında İdlib’i girmeleri durumunda Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçlerine ve Türk kuvvetlerine tehditler savurdu. Örgüt, Türk ordusuyla ve onunla birlikte Suriye’ye girenlerle savaşılacağı tehdidinde bulundu. Ülkenin kuzeybatısındaki yabancı savaşçılardan oluştuğu tahmin edilen yeni örgütün yabancı istihbarat grupları tarafından yönetildiği öne sürülüyor. Örgütün ilk açıklamasında komutanların isimleri belirtilmedi. Öte yandan militanların ülkemize sızmasını önlemek üzere MİT ve asker, 138 km’lik sınır hattında güvenlik tedbirlerini artırıyor. Diğer yandan şehirde yaşayan 1 milyon 400 bin insanın zor durumda kalmaması için çalışmalar hızlandırıldı. Yaşanabilecek insani dramın önlenmesi için AFAD ve Kızılay, yardımların ulaştırılması için iki aşamalı eylem planı geliştiriyor.