İran'ın çeşitli kentlerinde düzenlenen ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun destek açıklamaları, kamuoyunda olumsuz yansımalara ve protestoların durmasına katkı sundu.

İran'ın Meşhed kentinde 28 Aralık 2017'de bir grup göstericinin, ülkedeki hayat pahalılığı, işsizlik, yolsuzluk gibi sorunları protesto etmesiyle başlayan olaylar kısa sürede Tahran, Kermanşah, Senendeç, Zencan, Şiraz, Kum, Şiraz, Ahvaz, Zahidan, Erak, Hurrem Abad gibi yaklaşık 100 yerleşim birimine yayıldı.

Binden fazla göstericinin gözaltına alındığı ve 20'nin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği olaylar, ABD ve İsrail'in destek açıklamaları eşliğinde devam etti. Ancak Trump ve danışmanlarının Twitter hesaplarından yaptıkları destek açıklamaları, ülkede ve yurt dışında yaşayan İranlılar tarafından tepkiyle karşılandı.

"ABD'nin yanlış dış politikasının devamı"

Birçok siyasi yorumcu, bu adımı, ABD'nin Kudüs kararı ve Suriye'de PKK/PYD gibi terörist örgütlere destek vermesindeki yanlış dış politikanın devamı olarak değerlendirdi.

Trump ve Netanyahu'nun açıklamalarının etkisi

Bazı siyasi aktivistler, bu açıklamaların gösterilerin durmasında payı olduğuna dikkati çekti.

Trump ve Netanyahu'nun göstericilere destek vermesi sebebiyle protestoların temelinde yer alan halkın ekonomik ve siyasi taleplerinin unutulmasından endişe edildiği, bunun da eylemlerin başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açtığı belirtiliyor.

Protestoların temelinde işsizlik ve yoksulluk vardı

İran halkının gösterilere katılmasının temelinde işsizlik ve yoksulluktan kaynaklanan ekonomik sorunlar vardı. Protestoların devamında göstericiler, ülke yöneticileri ile Tahran yönetiminin iç ve dış politikalarını eleştiren sloganlar atarak çeşitli kentlerde devlet dairelerine saldırdı.

Ülke içi ve dışındaki rejim muhalifleri, yöneticilerin siyasi ve ekonomik başarısızlıklarına işaret ederek gösterilere destek vermekle birlikte, göstericilerin dış tahriklere kapılmaması, kamu malına zarar vermemesi ve emniyet güçlerinin de şiddete başvurmamaları gerektiğini çeşitli platformlarda dile getirdiler.

Protestocuların rejimin değişmesine yönelik radikal sloganlar atmaları, Tahran ve Şiraz gibi şehirlerde İran Lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları Ordus'una bağlı Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani'ni fotoğraflarının bulunduğu pankart ve levhaların indirilmesi, İran devleti muhaliflerinden Yeşil Hareket ve reformistlerin gösterilere katılmamasına sebep oldu.

Öte yandan gösterilerin 2009 yılındaki protestoların aksine büyük kent merkezlerinden ziyade İze, Dorud, Şadgan, Kahderican, Nişapur, Şahrud gibi küçük yerleşim birimlerinde meydana gelmesi de birçok aktivistin gösterilerin devam etmesi konusuna mesafeli bakmalarına neden oldu.