Mahkeme salonunda fenalaşarak şehit olan eski Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi defnedildi. Mursi’nin naaşının aile kabristanına defnedilmesi yönündeki talep, Mısır makamlarınca reddedildi. Cenaze namazı Tora Cezaevindeki Leman Mescidi’nde sabah namazını müteakiben kılınmasının ardından Mursi’nin naaşı başkent Kahire’nin doğusunda, Medinetü’n-Nasr semtindeki Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) üyelerinin defnedildiği kabristanda toprağa verildi. Avukatı Abdulmunim Abdulmaksut, defin işlemlerine ailesi ile kendisinin katıldığını, vatandaşlara ise izin verilmediğini belirtti. Abdulmaksut, vefatından hemen önce Mursi’nin son sözlerinin “Ülkemin güvenliği ve selameti için benimle mezara gidecek sırlarım var” dediğini söyledi.

BM SORUŞTURMALI
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyine Mursi’nin ölümüne ilişkin Mısırlı makamların soruşturulması çağrısı yaptı. Mursi’nin fiziksel durumunun açık bir şekilde kötüye gitmesi ve tedavisi için yapılan ısrarlı taleplere Mısır hükûmetinin duyarsız kaldığı belirtilen açıklamada, 67 yaşındaki Mursi’nin hapishanedeki zorlu hayatına da değinildi. Açıklamada, Mursi’nin, ailesine hücresinde yatak olmadığını, soğuk betonda yatmaktan boynunun ve sırtının ağrıdığını söylediği aktarıldı. Mursi’nin diyabet hastası olduğu ve birkaç defa yeterli sağlık hizmeti sağlanmadığı için şeker komasına girdiğinin vurgulandığı açıklamada, Mursi’nin hayatından endişe ettiği için hapishane yemeklerini yemekten kaçındığı ve bunun için konserve gıdalar tükettiğine işaret edildi.

İHVAN: KASTEN ÖLDÜRÜLDÜ
17 Haziran 2012’de yapılan demokratik seçimlerle cumhurbaşkanlığını kazandığı günün 8’inci yıl dönümünde çıkarıldığı mahkeme salonunda hayatını kaybeden Mursi’yle ilgili açıklama yapan İhvan “Mursi kasten öldürüldü. Bunun için uluslararası araştırma komisyonu kurulmalı” dedi. Açıklamada “Mursi, çok ağır şartlarda hücre hapsinde tutularak tedavi hakkı gibi en sıradan haklardan dahi mahrum edilerek ölüme terk edildi. Ölümünden Mısır yönetimi sorumludur” ifadesine yer verildi.
HRW’nin ve İhvan’ın açıklamasının ardından BM, Mursi’nin ani vefatı dolayısıyla bağımsız bir kuruluş tarafından hızlı, tarafsız, eksiksiz ve şeffaf bir soruşturma yapılması için Mısır yönetimine çağrıda bulundu.

SUUDLAR KİNİNİ KUSTU
Öte yandan başta Türkiye olmak üzere aralarında İran, Pakistan, Malezya, Katar, Ürdün, Kuveyt, Libya, Tunus, Fas, Cezayir, Sudan ve Filistin’in de bulunduğu birçok Müslüman ülke Mursi’nin hayatını kaybetmesi sebebiyle taziye mesajları yayımladı. S. Arabistan ise Mursi’nin üyesi olduğu İhvan’ı hedef alan paylaşımda bulundu. “İslam’ı temsil etmiyor ve toplumların istikrarına zarar veriyor” üst başlığı taşıyan ve bir kanlı elin resmedildiği paylaşımda “İhvan terörün kaynağıdır” başlığı kullanıldı.

BATI, İKİYÜZLÜLÜĞÜNÜ YİNE GÖSTERDİ
Avrupa Birliği (AB) yetkilileri ve üye ülke hükûmetlerinin, Mursi’nin vefatına ilişkin herhangi bir taziye yayımlamaması ve tepki göstermemesi dikkati çekti. Geleneksel olarak vefat eden üst düzey yetkililer ve siyasilerin ardından taziye mesajı yayımlayan AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile AB Konseyi Başkanı Donald Tusk da Mursi’nin ölümü karşısında sessiz kaldı. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) de sessiz kalmayı tercih etti. AB, böylece demokrasi konusundaki çifte standardını bir defa daha gözler önüne serdi. Bu arada New York’taki Mısır-Amerikan toplumu üyeleri, Mısır’daki askerî yönetimi protesto etti. Mısır Başkonsolosluğunun bulunduğu sokakta toplanan üyeler, Mursi için dua etti. “Mısır’ın meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi” yazılı büyük bir pankart açan grup “Mursi şehittir”, “Mursi’nin izindeyiz” sloganları attı.