Avrupa Birliği'nin (AB) öncü ülkelerinden Fransa'daki sağlık sisteminde, son yıllarda fazla gündeme getirilmese de önemli sorunlar yaşanıyor. Zira hastanelerde çalışan doktor, hemşire ve sağlık çalışanları imkanların ve tıbbi malzemelerin yetersizliği hususlarında şikayetlerini sık sık dile getiriyordu. 

Sağlık personeli, hükümetin hızla bir eylem planı hayata geçirmesi için çağrılarını ısrarla yineliyordu.

Kovid-19 salgını da ülkenin tamamına yayılması ve bilançonun her geçen gün ağırlaşmasıyla Fransa'daki sağlık sisteminde şimdiye kadar görülmeyen sorunlar da gün yüzüne çıktı.

"Milyarlarca ve milyarlarca maske stoku yapmanın gereği yoktu"
Virüs hastalarını tedavi eden ve salgınla mücadele eden doktor, hemşire ve sağlık çalışanlarının maskeleri yetersiz ve çoğu da bu maske olmadan çalışıyor. Bu kişilerin haftalık maske ihtiyacı 40 milyon iken, ülkede bir haftada üretilen maske sayısı sadece 3,3 milyon. Fransa yönetimi, bu eksikliği gidermek Çin'den 1 milyardan fazla sipariş etmek zorunda kaldı.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un salı günü yaptığı açıklamada, salgın ortaya çıkmadan önce "Milyarlarca ve milyarlarca maske stoku yapmanın gereği yoktu" demesi de aslında Fransa'nın salgına karşı bir hazırlık yapmadığını gösteriyor.

Macron, nisanın sonunda bir haftada 10 milyon kadar maske üretileceğini söylemişti ancak bu da sağlık çalışanlarının ihtiyacını karşılamayacak.

Maske yetersizliği nedeniyle 100 bin yaşlı hayatını kaybedebilir
Bu maske sorunu, ülkede yaşlı bakımevlerinde kalan yaşlıların da hayatını tehlikeye atıyor.

Söz konusu bakımevlerinde görev yapan sağlık personeli, Sağlık Bakanı Olivier Veran'a gönderdiği mektupta, buralarda kalan kişilerin yaş ortalamasının 85 olduğunu ve birçoğunun kronik hastalığı bulunduğunu belirterek, maske yetersizliği nedeniyle 100 bin yaşlının hayatını kaybedebileceği uyarısında bulundu.

Nitekim, yetkililer tarafından yapılan açıklamada, yaşlı bakımevlerinde Kovid-19 nedeniyle şimdiye kadar 884 kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi.

Paris'in en iyi hastanelerden Georges-Pompidou Hastanesi Acil Servisi Şefi Philippe Juvin de konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Açıkçası artık az gelişmiş ve fakir bir ülke konumdayız. Bu bir iflastır." ifadelerini kullandı.

Neden Fransa'da maske sorunu yaşanıyor?
Fransa'da salgının ortaya çıkması ve ülkenin tamamına yayılmasının ardından "neden maske sorunu yaşadığı" sorusu tartışma konusu oldu.

Fransız basını ve televizyon kanalları, bu konunun günlerce üzerinde durdu.

Buna göre, ülkede 2009'da Sağlık Bakanlığının 580 milyon, hastanelerin 117 milyon ve devletin 463 milyon maskesi bulunuyordu. Buna ilave olarak da 400 milyon maske sipariş edildi.

2011'de ise stokta kalan maske sayısı 600 milyon olduğu ve maske konusunda belirlenecek stratejide tartışmalar yaşandığı ancak bunlardan bir sonuç çıkmadığı belirtildi.

Maskelerin ömrünün 4-5 yıl olduğu için stokların belli aralıklarla yenilenmesi gerektiği vurgulandı. Fakat 2011'den itibaren maskeler, zamanla tükendi ve yerine yenileri eklenmedi. Salgından önce devlet, bu yıl maskeler konusunda stok yapmamaya karar vererek, yeteri kadar maskeyi elinde bulundurma sorumluluğunu hastanelere verdi.

Merkez sağ Cumhuriyetçilerden (LR) Milletvekili Jean-Pierre Door, kamu yayıncısı France Info'ya yaptığı açıklamada, stokta maskelerin kalmamasına tepki göstererek, "2009'da maske sipariş verildi. Bu maskeler nerede? Son yıllarda maskelerin kullanımını gerektirecek büyük bir sorun yaşanmadı. Bu maskelere neler olduğunu öğrenmek istiyorum." ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı Olivier Veran, yaptığı açıklamada, "9 yıl önce alınan bir karar nedeniyle maske ve tıbbi malzemeler konusunda hazırlığımız yoktu. Eğer tıbbi bir milyar maske ve 600 milyon FFP2 türü maskemiz bulunsaydı, hiç kimse maskeyi konuşmazdı." değerlendirmesinde bulundu.

Yoğun bakımlardaki kapasite sorunu
Fransa'da salgınla yaşanan sorunlardan biri de hastanelerde özellikle yoğun bakım ünitelerindeki kapasite oldu.

Salgının etkili olduğu Paris'in de içinde bulunduğu Ile-de-France ve Grand-Est bölgelerinde bu kapasiteler aşılmış durumda. Bu nedenle bugüne kadar toplamda 439 kişi, başka kentlerdeki hastanelere taşındı.

Uzmanlar, hükümetin kısmı sokağa çıkma yasağı kararı almasının nedeninin hastanelerde yaşanan kapasitesi sorunu olduğunu belirtiyor.

Hükümetin, insanları evlere kapatarak salgının yayılmasını zamana bırakmayı ve böylece hastanelerde yoğunluk oluşmasının önüne geçmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.