Hindistan hükümetinin Cammu Keşmir'deki temsilcilerle görüşmelerden sorumlu eski temsilcisi Muhammed Muhtar Ansari, Hindistan'ın Cammu Keşmir'in özel statüsünü kaldırmasından bir yıl sonra bölgedeki gelişmelerle ilgili AA'ya değerlendirmelerde bulundu.

Hindistan, Pakistan ve Çin diyaloğunun önemine vurgu yapan Ansari, üç ülke arasındaki sınır sorunlarının çözüme kavuşturulmasının ve bu yöndeki diyaloğun sürdürülebilir barış ve kalkınmanın sağlaması için kritik olduğunu kaydetti

Ansari, Hindistan'ın geçen yıl Cammu Keşmir'i ilhak etmesinin ülkeler arasındaki güven ve anlayışın ihlali anlamına geldiğini vurgulayarak, bölge barışı için Pakistan ve Çin ile üçlü diyalog süreci başlatılması çağrısı yaptı.

Cammu Keşmir'de barışı tesis etme hedefi gerçekleştirilmedi

Cammu Keşmir'deki gerginliğin azaltılması ve bölgenin kalkındırılması için anayasa değişikliği yapıldığını anımsatan Ansari, barışı tesis etme hedefinin gerçekleştirilmediğini öne sürdü.

Ansari, bölgedeki işsizliğin arttığını vurgulayarak, bölgedeki askeri hareketlilik nedeniyle sosyoekonomik faaliyetlerin de zarar gördüğünü aktardı.

Cammu Keşmir'in özel statüsünü kaldırmasıyla ulaşılması gereken hedeflere değinen Ansari, bunların gerçekleşmediğini ancak son bir yılda insan hakları ihlallerinde artış olduğuna dikkati çekti.

Ansari, internet kısıtlamalarının yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını sırasında halkın bilgi edinme hakkını elinden alarak halk sağlığını tehlikeye attığını, bundan ticaret ve eğitim faaliyetlerinin de olumsuz etkilendiğini iddia etti.

Ayrıca, Ansari, Kamu Güvenliği Yasası (PSA) kapsamında çok sayıda kişinin gerekçe gösterilmeden gözaltına alındığını sözlerine ekledi.

Hindistan, geçen yıl 5 Ağustos'ta kabul ettiği anayasa değişikliği ile Cammu Keşmir'in özel statüsünü kaldırmış, eyalet yönetimini lağvederek bölgeyi merkeze bağlı iki ayrı Birlik Toprağı'na ayırmıştı.

Kararın ardından Hint güvenlik güçleri, Cammu Keşmir'de asayiş operasyonlarını ve halk üzerindeki baskıları yoğunlaştırmış, sokağa çıkma yasağının yanı sıra internet, telefon ve ulaşım kısıtlamaları getirilmiş, bölgedeki yerel partilerin yöneticileri ve üyeleri gözaltına alınmıştı.