OSMAN SAĞIRLI

Kafkasya'nın haydut devleti Ermenistan, yine Azerbaycan'a saldırdı. İki ülke birçok defa masaya oturdu. Ermenistan her seferinde anlaşmayı bozdu. Yetmedi dünyanın gözünün önünde Hocalı'da soykırım yaptı. Birleşmiş Milletler dört defa karar aldı. Ancak Erivan yönetimi buna rağmen işgal ettiği Karabağ'dan çıkmadı.
Pekiyi BM'nin 26 yıl önce karara bağladığı, Rusya ve İran gibi ülkelerin çıkarları için çözülmesini istemediği Karabağ meselesinde bugünlere nasıl gelindi?

FİTNE ATEŞİNİ STALİN YAKTI
Azerbaycan-Ermenistan çatışmasının kökeni yüz yıl öncesine dayanıyor. Sovyetler Birliği döneminde, Josef Stalin Azerbaycan sınırları içinde bulunan Dağlık Karabağ’da bir Ermeni özerk bölgesi oluşturma kararı verdi. Bunun için farklı bölgelerden çok sayıda Ermeniyi buraya yerleştirdi. Rusların bu politikası kanlı meyvelerini 90'lı yılların sonunda vermeye başladı. Azerbaycan ve Ermenistan arasında 1980'li yılların sonra Karabağ meselesi yüzenden başlayan gerilim, Sovyetler Birliği dağılınca ve iki devlet bağımsızlıklarını kazanınca sıcak çatışmaya dönüştü. Savaş yıllarca sürdü. 1991'den 1994'e kadar çok sayıda ateşkes girişimi oldu. Ermenistan her seferinde masayı devirdi ve süreci sabote etti. Azerbaycan hep zarar gördü.

BARIŞI BALTALAYAN SUİKAST
24 Eylül 1991’de iki taraf Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in garantörlüğünde anlaşmaya vardı. "Jeleznovodsk Anlaşması" Karabağ meselesindeki ilk ateşkes anlaşması oldu. Ermenistan üzerine düşen adımları atmadı. Araya gözlemci devletler girdi. 20 Kasım 1991’de Azerbaycan hükümetinin üyelerini, adalet ve güvenlik yetkililerini, iki Rus generali, Kazak ve Rus gözlemcileri ve ünlü gazetecileri taşıyan helikopter, Ermenilerin kontrolündeki bölgeden açılan ateş ile düşürüldü. Helikopterde bulunan herkes hayatını kaybetti. Süreç akamete uğradı.

HOCALI’DA KATLİAM
Bir sonraki adım İran’dan geldi. Arabuluculuğa soyunan İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti 24 Şubat 1992’de bölgeyi ziyaret etti. Ateşkes için çalışmalar sürerken Ermenistan, 26 Şubat'ta  Hocalı'da yakın tarihin en kanlı soykırımlardan birini gerçekleştirdi. Başlarında ileride Ermenistan Devlet Başkanı seçilecek olan Serj Sarkisyan'ın bulunduğu Ermeni ordusu çoluk çocuk demeden 613 Türkü katletti. İran’ın bir sonraki ateşkes girişimi de yine başarısızlıkla sonuçlandı. 8 Mayıs 1992’de Azerbaycan Devlet Başkanı Vekili Memmedov ile Ermenistan Devlet Başkanı Petrosyan Tahran’da, İran Cumhurbaşkanı Rafsancani'nin nezaretinde masaya oturdu. Neticede 8 maddeden oluşan bir anlaşma imzalandı. Ama aynı gün Ermenistan ordusu bölgenin anahtarı konumundaki Şuşa’yı, 17 Mayıs 1992’de ise bölgeyi Ermenistan’a bağlayan Laçin’ı işgal etti.

OYUNBOZAN ERİVAN
26 Ağustos 1992’de bu sefer devreye Nazarbayev girdi. Ardından 27 Ağustos 1992’de Minsk Grubu Başkanı Mario Rafaelli Azerbaycan’ı ve Ermenistan’ı ziyaret ederek ateşkes yapılması ve Minsk Konferansı için görüşmelere başlanması çağrısını yaptı. Azerbaycan, Ermenistan ve Kazakistan Dışişleri Bakanları arasında 27 Ağustos 1992’de Almatı Bildirisi yayımlandı. Taraflar 3 Eylül 1992’de Minsk Grubunun da çağrılarına uyarak bu belgeyi uygulamak için İcevan'da protokol de imzaladı. Fakat Ermenistan kısa süre sonra Almaatı Bildirisi’nden çekildiğini açıkladı.20 Şubat 1993’te Roma’da Azerbaycan, ABD, Ermenistan, Rusya temsilcileri ve Minsk Konferansı Başkanı Rafaelli’nin katıldığı Roma görüşmeleri başladı. Masada anlaşma sağlandı. Ancak 27 Mart 1993’te Ermenistan yine Azerbaycan’ın Kelbecer bölgesini işgal etti. Bunun üzerine devreye BM girdi.

BM’NİN İRADESİ YOK
BM Güvenlik Konseyi 822 sayılı kararla Ermenistan'ı kınadı ve Kelbecer’in işgaline son verilmesini istedi. Türkiye ve uluslararası kuruluşlardan da destek geldi. Rusya ve ABD barış çağrısı yaptı. Fakat Ermenistan ciddi dış askeri destekle Azerbaycan topraklarını işgali sürdürdü. Birleşmiş Milletler, 1993 yılı sonuna kadar Ermenistan’ın işgalleri kınayan 822, 853, 874 ve 884 sayılı kararları kaldı. Ermenistan hiçbirine uymadı.

ÇARESİ KARARA UYMAK
1994 yılının ilk aylarında AGİT ve Rusya arabuluculuğunda tekrar görüşmelere başlandı. 4-5 Mayıs 1994 tarihlerinde, Bişkek’te "Bişkek Protokolü" imzalandı. Bu belgeye dayanılarak Azerbaycan ve Ermenistan Savunma Bakanları arasında ateşkes anlaşmasına varıldı. 12 Mayıs 1994’ten itibaren ateşkes rejimi uygulanmaya başlandı. Aradan 26 yıl geçti. Ermenistan ne alınan kararlara uydu ne de saldırıdan vazgeçti. Şu anda bölgeyi bir anda savaşın ve küresel bunalımın içine çekebilecek şartların hepsi mevcut. Azerbaycan- Ermenistan arasındaki savaşın bitirilmesinin yolu buzluğa atılıp zamanında geldiğinde kullanılacak anlaşmalar yapmak olmadığı ortada. Tek çare, BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanması ve Ermenistan’ın işgal ettiği toprakları terk etmesi gibi görünüyor.