Ramazan Bayramı'nız mübarek olsun. Sevdiklerinize, akrabalarınıza, dostlarınıza atabileceğiniz en güzel bayram mesajları burada. 2015 Bayram Mesajları...2015 yılı Ramazan Bayramı geldi çattı. Ramazan bayramında sevdiklerinize atabileceğiniz en yeni en güzel bayram mesajları, bayram sözlerini sizler için derledik. Sevdiklerinize bu mübarek günde uygun gördüğünüz Ramazan Bayramı mesajları cep telefonunuzdan SMS olarak da gönderebilirsiniz.

Bayram günü sabâh namazı vakti olduğu zaman, Allahü teâlâ meleklere emreder. Onlar yeryüzüne inerler. Sokak başlarını tutarlar. İnsanlar ve cinnîlerden başka bütün mahlûkâtın duyacağı bir sesle nidâ ederler.

Bugün, Şevvâl ayının birinci günü [yani "îd-i fıtır"="Ramazan Bayramı"nın birinci günüdür.] [Allahü teâlâ, kıymetli okuyucularımızın, necîp milletimizin ve bütün Müslümânların sıhhat ve âfiyet içerisinde daha nice bayramlara kavuşmasını nasîp buyursun.]

"Ramazân" kelimesi yanmak demektir. Çünkü bu ayda oruç tutan ve tevbe eden Müslümânların günâhları yanar, yok olur. İşte bundan dolayı da Müslümânlar bayram yaparlar. Her yıl, Ramazân ayında Müslümânların günâhları affedildiği için sevinirler. Bizler de bu ümîdle üç gün bayram yapacağız inşâallah.

İslâmiyette bayram günleri, Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanından beri, bütün İslâm devletlerinde, husûsî bir şekilde kutlanagelmiştir.

Bizler, onbir ayın sultânı olan Ramazân ayını, bir ganîmet bilip, bu fırsatı, mümkün mertebe, iyi değerlendirmeye çalıştık. Güzel vatanımıza, asîl milletimize elimizden geldiği kadar hizmet etmeye gayret ettik. Milletimizin birliği, vatanımızın dirliği, İslâm âleminin huzûr ve sükûnu ve bütün insanlığın da hidâyeti için duâlar ettik...

Peygamber Efendimiz (aleyhi's-selâm), "Ramazân ayının son gününde, Allahü teâlâ, oruç tutanları affeder" buyurunca, Eshâb-ı kirâm (aleyhimü'r-rıdvân), "Yâ Resûlallah, o gün Kadir Gecesi mi?" diye suâl ettiler. Peygamber Efendimiz buyurdu ki: "Bilmez misiniz ki, iş yapana, işi bitirince ücreti verilir."

Bayram günü sabâh namazı vakti olduğu zaman, Allahü teâlâ meleklere emreder. Onlar yeryüzüne inerler. Sokak başlarını tutarlar. İnsanlar ve cinnîlerden başka bütün mahlûkâtın duyacağı bir sesle nidâ ederler. Derler ki: ''Ey ümmet-i Muhammed, kalkınız! Rabbiniz büyük ihsânlarda bulunuyor, çok günâhlar affediyor.''

Mü'minler, bayram namazını kılmak üzere câmi ve mescidlere toplandıkları zaman, Allahü teâlâ meleklere hitâp eder: ''İşçi çalışınca karşılığı nedir?''

Melekler derler ki: ''Ücretinin ödenmesidir!''

Şânı yüce olan Allah buyurur ki: ''Sizi şâhit tutuyorum ki, Ben onlara sevâb olarak rızâmı ve mağfiretimi verdim.''

Diğer bir hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki: "Bayram sabâhı Müslümanlar, namaz için câmilerde toplanınca, Allahü teâlâ, meleklere; 'İşini yapıp ikmâl edenin karşılığı nedir?' diye sorar.

Melekler de; "Ücretini vermektir" derler.

Allahü teâlâ da; "Siz şâhit olun ki, Ramazândaki oruçların ve namazların karşılığı olarak kullarıma kendi rızâmı ve mağfiretimi verdim. Ey kullarım, bugün benden isteyin, izzet ve celâlim hakkı için istediklerinizi veririm" buyurur."

[İnşâallah yarın da birazcık bayramdan bahsedelim.]

##tgvideo##

BAYRAMDA YAPILMASI SÜNNET OLAN İŞLER

Sual: Bayramda ne yapmak gerekir?

CEVAP: Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, Ramazan Bayramı'nda bayram namazından önce tatlı yemek, hurma yemek, hurmayı 1, 3, 5 gibi tek adet yemek, teke riayet etmek, karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere sadaka vermek, İslamiyet'e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, salih akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye vermek sünnettir. Ramazan gittiği için değil, günahlarımız affolup, büyük sevaba ve büyük nimete kavuştuğumuz için bayram yapıyoruz. Peygamber efendimiz, "sallallahü aleyhi ve sellem", (Ramazan ayının son günü Allahü teâlâ, oruç tutanları affeder) buyurunca, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, o gün Kadir Gecesi mi?) diye sual etti. Onlara, (Kadir gecesiyle ilgisi yok. İş yapana, işi bitirince ücreti verilir) buyurdu. (Beyhekî)

Bir hadis-i şerif daha: (Ramazan ayındaki özel sevablar bilinmiş olsaydı, bütün yılın Ramazan olması istenirdi.) [Ebu Nasr]   

Bunları bilen Müslüman nasıl sevinmez ve bayram etmez! Bayram günleri sevinmek, neşelenmek gerekir. Hazret-i Ebu Bekir, kızı Âişe validemizin evine gidince, iki cariyenin def çalıp oynadığını gördü. Ensar-ı kiramın kahramanlıklarını övüyor, destan söylüyorlardı. Hazret-i Ebu Bekir, (Resulullah'ın evinde böyle şey yapılmaz, susun!) dedi. Düğünlerde ve bayramlarda, kadınların def çalmaları caiz olduğu için, Peygamber efendimiz hazret-i Ebu Bekir'e, (Onlara mâni olma! Her kavmin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır. Bayram, sevinç günleridir) buyurdu. (Buhârî)

Hazret-i Ali, (Bugün, orucu kabul edilenlerin ve günahları affedilenlerin bayramıdır) buyurdu. Hadis-i şerifte de, (Ramazan ayında, içkiye devam eden, ana babasına âsi olan ve sıla-i rahmi terk eden hariç, herkesin günahları affolur) buyuruldu. (Gunye)

Eğer bunlar tevbe ederse, Allahü teâlâ günahlarını affeder. Ne mutlu günahlardan sakınarak oruç tutanlara! Bunlar, asıl bayramı âhirette yapacaklardır.


Bir bayram günü Peygamber efendimiz evinden çıkmış, mescide gidiyordu. Bir çocuk eski ve yırtık elbiseleri içinde mahzun bir halde kenara çekilmiş, neşe ve sevinç içinde oynayan çocuklara bakıyordu. Peygamber efendimiz, "Yavrum, niye arkadaşlarınla gülüp oynamıyorsun da bir kenara çekilmiş böyle duruyorsun?" buyurdu. Çocuk, "Ben hem öksüzüm, hem de yetimim. Babam, şehid oldu. Annem başka biriyle evlendi" dedi. Bunun üzerine Peygamber efendimiz çocuğun şefkatle elinden tuttu, "Yavrum, Peygamber efendimizin baban, Aişe'nin annen, torunları Hasan ile Hüseyin'in de kardeşin olmasını ister misin?" buyurdu. Efendimiz, buna çok sevinen o yetim yavruyu evine götürdü. Yedirip, içirip, yeni elbiseler giydirdi. Çocuklar onu tanıyıp etrafına toplandılar, bu değişikliğin sebebini sordular. Yetim çocuk başından geçenleri anlattı. Diğer çocuklar bunu duyunca, "Keşke bizim babalarımız da, o savaşta şehit düşselerdi de bizi de Peygamber efendimiz evlatlığa alsaydı" dediler.


EN GÜZEL BAYRAM MESAJLARI 

*|* Bu bayramda gönlünüz dertlerinden arınmış, tüm gözyaşlarınız dinmiş olsun. Yüzünüz de hep gülümseme, kalbiniz huzurla dolsun. Ramazan Bayramı"nız kutlu olsun.

*|* Dua Kapılarının Ağzına Kadar Açık, bela Ve Kötülüklerin Arındırıldığı Bu Güzel Günde Bayramınızı Tüm Sevdiklerinizle Birlikte Hayırlı ve Mutlu geçirmeniz Dileğiyle Mübarek ramazan Bayramınızı Kutlarım.

*|* En güzel günler sizin olsun. Yüzünüzde hep gülücük hayatınız da yüzünüz kadar güzel olsun. Ramazan Bayramınız mutlu olsun…

*|* İslam'ın nurlu güneşi kalbine dolsun, makamın cennet Hz. Muhammed komşun olsun, günlerin mutluluk, gönlün saadetle dolsun bayramın mübarek olsun.

*|* Şeker tadında bir Ramazan Bayramı diler her şeyin kalbiniz kadar güzel olmasını temenni ederiz iyi bayramlar…

*|* Benim ömrümde ırmaklar vardır sularında hayallerimi yüzdürdüğüm, benim ömrümde sevdiklerim vardır bayramlar ayrı geçince üzüldüğüm. Bayramınız mübarek olsun!

*|* En kötü gününüz bu Ramazan Bayramı"ndaki gibi güzel olsun… Bayramınız kutlu olsun…

* Dostluğu, sevgiyi ve geleceği… Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı… Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.

* Bir avuç dua, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj kapatır mesafeleri, birleştirir gönülleri, bir sıcak gülümseme, bir ufak hediye daha da yaklaştırır bizi birbirimize. Kalbiniz nur, eviniz huzur dolsun. Ramazan Bayramınız bereketli olsun!

* Çılgınca Esen Rüzgar, Kavurucu Güneşli terleten günler, Yıldızlarla Dolu Bir Dünyadır Bayramlar, Ramazan Bayramınız Mübarek olsun herşey istediğiniz Gibi Olsun inşallah.


* Hayır kapılarının sonuna kadar açık, kaza ve belaların bertaraf olduğu Ramazan Bayramınızın yaşadığınız tüm sorunları alıp götürmesi dileğiyle.. Kurban Bayramınız mübarek olsun, tüm dertleriniz deva bulsun!

* Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir. Yarınlar niyettir ve duaların kabül olsun , sevdiklerin hep seninle olsun Bayramınız Kutlu Olsun.

Peygamber Efendimiz buyuruyor: Yiğit, hasmını değil öfkesini yenendir...

Nehrân bin Meymûn'un akıllı, Müslüman ilim sahibi bir kölesi vardı. Bir gün sofraya yemek getirirken ayağı kaydı, çorbayı efendisinin üstüne döktü. Meymûn, onu cezalandırmak istedi. Fakat köle kendisine şöyle dedi: "A benim efendim, Allah'ın, 'Öfkelenince öfkelerini yutanlar...' kelâmı ile amel et!" Hizmetçinin bu hatırlatması karşısında Meymûn, "Onunla amel ettim" dedi ve öfkesini yendi, kölesini cezalandırmadı.

Fakat köle hemen peşinden, "Âyetin ondan sonraki "İnsanları affedenler.." kısmıyla da amel etmelisin!" dedi. "Onunla da amel ettim, seni affettim" cevabını verdi. Köle bu sefer de; Daha sonraki "Allah iyilik edenleri sever." kısmıyla da amel et! diyerek, efendisinin, ayrıca kendisine bir de iyilik yapmasını istedi. Meymûn onu da yaptı kölesine, "Sana iyilik de ettim. Haydi, bundan böyle Allah rızası için hürsün, serbestsin" dedi.

Bir anlık öfke, insanın dünya ve âhıretini karartmaya yeter. Resûlullah efendimiz öfkenin ne kadar tehlikeli olduğunu şu hadîs-i şerîler ile işaret buyurmuştur. "Muhakkak ki öfke, bir köz parçasıdır", "Kim ki öfkesinin gerektirdiği şeyi yapmağa muktedir olduğu hâlde yapmaz da öfkesini yenerse, kıyâmet günü Allahü teâlâ, onun kalbini hoşnutlukla doldurur."

Allahü teâlâ da, "Ey âdemoğlu! Öfkelendiğin zaman beni hatırla ki, ben de gadaplandığın zaman seni hatırlayayım ve yardımımla seni memnun edeyim. Şüphesiz ki, benim sana olan yardımım, senin kendi nefsine yapacağın yardımdan daha hayırlıdır." buyurmaktadır. İnsan öfkelendiği zaman karar verirken dikkatli olmalı. Bu hâldeyken verilen karar sıhhatli olmaz.  


Allahü teâlâ, Kur'ân-ı keriminde buyurdu ki: "Cennet ve Allah'ın mağfireti, gerek darlık ve gerekse bolluk hâllerinde yedirip içirenler ve öfkelenince öfkesini yenenler için hazırlandı."

Yine Ömer İbni Abdül'azîz başka bir gün bir sarhoş gördü. Onu yakalattırıp cezâlandırmak istedi. Fakat sarhoş, ileri geri konuşarak halîfeye sövdü. Bunun üzerine halîfe, onu o an cezalandırmaktan vazgeçti, cezayı tehir etti. Kendisine, "Küfredince, sarhoşu cezalandırmaktan niçin vazgeçtin?" diye sorulunca, şu cevâbı verdi: " O, bana küfretmekle beni öfkelendirdi. Eğer bunun üzerine ben onu cezalandırmış olsaydım, bunu öfkemden dolayı yapmış olacaktım. Hâlbuki, onu öfkemden dolayı değil, Allahü teâlânın emrine muhâlif bir fiili işlediği için cezalandırmam gerekir. Kendi öfkemden dolayı bir Müslümanı cezalandırmaya razı olamam."

Makam hırsı, kibir ve ucbu yok eden öfkesine hakim olur. Öfkelenen, Peygamber efendimizin bildirdiği, (Allahümmağfirli-zenbi ve ezhib gayza kalbi ve ecirni mineşşeytan) duasını okumalıdır! Manası, (Ya Rabbi, günahımı affeyle. Beni kalbimdeki öfkeden ve şeytanın vesvesesinden kurtar) demektir.

Hiddetlenince, euzü besmele ve iki kul euzüyü okumalıdır. Kızıp öfkelenenin aklı örtülür. İslamiyet'in dışına çıkar. Birkaç hadis-i şerif meali:

(Öfke, şeytanın vesvesesinden hasıl olur. Şeytan, ateşten yaratılmıştır. Ateş, su ile söndürülür. Sinirlenince, abdest alın.) [Ebu Davud] 

(Kim Allah rızası için öfkesini yenerse, Allahü teâlâ da ondan azabını def eder.) [Taberani]