Aşkale ilçesi Şafak Mahallesi'ndeki babaevinde umutlu bekleyişini sürdüren eşi Burcu Yabalak ve çocukları Eymen (9), Muhammed (5) ve Zeynep (1), Sedat Yabalak'tan gelecek mutlu haberi bekliyor. AA muhabirine açıklamalarda bulunan Burcu Yabalak, olayın dün Erzurum'dan Şanlıurfa'ya gittikleri sırada Lice'de olduğunu anımsattı.
Eşinin otomobili hızlı kullandığı için yoldaki teröristleri görmediklerini söyleyen Yabalak, şöyle devam etti:
"Bizim hızlı gittiğimizi görünce, onlardan kaçtığımızı zannettiler herhalde. Ateş açmaya başladılar etrafa, havaya. Biz de durduk. Ben arkada çocukla ilgileniyordum. 'Teker mi patladı' dedim. Sedat, 'Hayır, PKK'lılar, panik yapmayın, teröristler geliyor' dedi. Zaten hemen durduk, geldiler. Eşime tehdit unsurlu bir şeyler söylediler çok hızlı gittiğimiz için. Biz de 'Görmedik sizi, fark etmedik, biz hızlı gidiyorduk' dedik. Eşimden kimlik istedi, 'Ne iş yapıyorsun' dedi. Mesleğini sordu, eşim kimliğini verdikten sonra cüzdanını da istedi. Eşim 'Cüzdanım yok' dedi. Kanmadılar tabi. Silah doğrultunca eşim cüzdanını vermek zorunda kaldı. Polis olduğunu anlayınca zaten başkalarına Kürtçe bağırdı, gelip götürdüler eşimi."
- 'Tek başıma nasıl gittim o yolu hatırlamıyorum'
Teröristlerin 5 kişi olduklarını tahmin ettiğini, yanlarına ise 2 teröristin geldiğini belirten Burcu Yabalak, "Birisiyle konuştum, yalvardım, yakardım. Ben yalvarınca, 'Tamam siz gidin' dedi. 'Yakında karakol var, teslim olun oraya' dedi. Ben konuşurken dönüp baktığımda geniş bir otobandı, duble bir yoldu. Eşimin koluna girmiş, çeke çeke götürdüklerini gördüm. Orada bir araç vardı, ben karakolda da söyledim, 'Acaba o araca mı bindirdiler' diye, yoksa dağa mı çıkardılar. Ben çok çabuk geldiğimi hatırlıyorum karakola ama komutanlar 5 kilometre mesafe olduğunu söylediler. Tek başıma nasıl gittim o yolu hatırlamıyorum. Arabayla çocuklarımla beraber karakola gittim. Diyarbakır Emniyet Müdürü, gelip bizi alacaklarını söyledi. Gelip bizi zırhlı araçla aldılar oradan" diye konuştu.
"Çok kötü bir şey yaşadık. Allah yardım etsin. Çok zor bir şey. Ne söylenir bilmiyorum. Allah yardımcımız olsun" diyen Yabalak, endişeli bekleyişlerinin sürdüğünü aktardı.
Burcu Yabalak, "Allah kimseye böyle bir şey yaşatmasın. Eminim onların da insafları vardır. Benimle konuşanın merhameti varmış demek ki bizi bıraktı. Bizi de dağa götüreceklerini söylemişlerdi, ben yalvarınca, çocuklarım ağlamaya başlayınca, 'Tamam siz gidin' dedi. Allah yardım etsin. Kimin ne yapması gerekiyorsa bir an önce olsun. Eminim oluyordur bizim haberimiz dışında. Bizim haberimiz yoktu, aynı yerde bir polisi daha almışlar. Biz bilsek zaten o yolu kullanmazdık" dedi.