TEOG Yerleştirme Sınav Sonuçları TEOG Yerleştirme, Tercih Sonuçları açıklandı mı? MEB ve E Okul üzerinden TEOG sonuçları açıklandı mı? Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş Sistemi'nin (TEOG) yerleştirme sonuçları bugün açıklanacak. TEOG sonuçları bugün açıklanacak. Sonuçların açıklanmasının ardından yerleştirmeye esas nakil tercih başvuruları ise 3 dönem halinde yapılacak. İlk nakil başvuruları 17-21 Ağustos'ta yapılacak ve sonuçları 24 Ağustos'ta açıklanacak. Nakil tercihlerinde 2. dönem başvuruları 24-28 Ağustos'ta yapılacak ve sonuçlar 31 Ağustos'ta duyurulacak. 3. dönem başvuruları ise 31 Ağustos-4 Eylül'de yapılacak. Sonuçlar 7 Eylül'de açıklanacak. İl veya ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca il veya ilçe sınırları içerisinde TEOG nakil tercih başvuruları ise 7-10 Eylül'de alınacak ve sonuçları da 11 Eylül'de ilan edilecek.

2014-2015 öğretim yılı "Temel Eğitimden Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi" kapsamında 8. sınıf öğrencilerinin ortaöğretim kurumlarına yerleştirilme sonuçları açıklanmıştır.

Bu kapsamda yerleştirme işlemleri, öğrencilerimizin okul kodlarına göre yaptıkları tercihler doğrultusunda Yerleştirmeye Esas Puanlarına (YEP) göre gerçekleştirilmiştir. Yerleştirme sonuçlarına, www.sinavlar.gov.tr ve http://teog2015.meb.gov.tr internet adreslerinden ulaşılabilir.

Yerleştirmeye Esas Puanı hesaplanan 1 milyon 288 bin 315 öğrencimizden; 1 milyon 108 bin 182'si tercih başvurusunda bulunmuştur. Tercihte bulunan öğrencilerimizin % 94'ünü oluşturan 1 milyon 36 bin 809 öğrencimiz tercihlerinden birine yerleştirilmiştir. İlk beş tercihine yerleşen öğrenci sayımız % 66 ile 736 bin 796, ilk on tercihine yerleşen öğrenci sayımız % 87 ile 960 bin 136'dır. Tercih yaptıkları halde tercihlerinden birine yerleşemeyen 71 bin 373 öğrencimiz ile hiçbir tercihte bulunmamış ve herhangi bir özel öğretim kurumuna kaydını yaptırmamış öğrencilerimiz açık öğretim kurumlarına yerleştirilmiştir. Yerleştirme sonunda okullarımızda halen 248 bin 908 boş kontenjan bulunmaktadır.

Hiçbir tercihte bulunmayan veya tercihte bulunduğu halde tercihlerinden birine yerleşemeyerek açık öğretim kurumlarına yerleştirilen öğrencilerimiz ile tercihleri doğrultusunda bir ortaöğretim kurumuna yerleşen öğrencilerimiz istemeleri hâlinde 17-21 Ağustos 2015, 24-28 Ağustos 2015, 31 Ağustos-4 Eylül 2015 tarihlerinde e-okul.meb.gov.tr adresinden yerleştirmeye esas nakil başvurusunda bulunabilecektir. Öğrencilerimiz bu süreler içerisinde yerleştirmeye esas nakil başvurusu için boş kontenjan şartı aranmaksızın 3 (üç) tercih yapacaklar ve tercihlerini herhangi bir ortaokul müdürlüğünden onaylatacaklardır. Yerleştirmeye esas nakil süreci 7 Eylül 2015 tarihi itibarıyla sona erecektir. Ayrıntılı bilgi http://odsgm.meb.gov.tr/ adresinden Tercih ve Yerleştirme Kılavuzuna ulaşarak edinilebilir.
Bütün öğrencilerimize yeni okullarında başarılar dileriz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Zihnimiz çok net, yaptığımız işin Türk eğitim sistemine olumlu katkısı olduğuna, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararından sonra yaptığımız düzenlemenin de çok olumlu bir sonuca ulaşacağını düşünüyoruz" dedi.

TEOG lise yerleştirme tercihleri sona erdi. Anadolu, Fen ve Meslek liseleri arasında puan ve yüzdelik dilimine göre tercih yapan 8.sınıf öğrencileri hangi liseye yerleşeceğini şimdiden merak etmeye başladı. Peki Milli eğitim Bakanlığı (MEB) TEOG lise yerleştirme sonuçlarını ne zaman açıklayacak?

E-OKUL GİRİŞİ İÇİN TIKLAYINIZ

TEOG TERCİH SONUÇLARI İÇİN TIKLA

MEB TEOG DUYURULARI

YERLEŞTİRME SONUÇLARI 14 AĞUSTOS'TA(BUGÜN) İLAN EDİLECEK

Öğrencilerin TEOG sonuçları sonrası liselere yerleştirme işlemleri için 6-16 Temmuz 2015 tarihlerinde tercihlerini yaptı. Merakla beklenen TEOG yerleştirme tercih sonuçları ise, 14 Ağustos´ta(BUGÜN) ilan edilecek.

Öğrenci 25 tercihinden birine yerleşemezse sistem tarafından otomatik olarak açık liseye kaydedilecek. Ancak bu öğrenciler Bakanlığın belirleyeceği tarihlerde boş kontenjanlara nakil yapabilecek.
TEOG TERCİH SONUÇLARI İÇİN TIKLA
Yerleştirmeye esas nakil tercih başvuruları, 3 dönem halinde yapılacak. Buna göre, ilk nakil başvuruları, 17-21 Ağustos´ta yapılacak ve sonuçları 24 Ağustos´ta açıklanacak. Nakil tercihlerinde 2. dönem başvuruları ise 24-28 Ağustos´ta yapılacak ve sonuçlar 31 Ağustos´ta duyurulacak. 3. dönem yerleştirmeye esas nakil tercih başvuruları da 31 Ağustos-4 Eylül´de yapılacak ve sonuçlar 7 Eylül´de açıklanacak. Öte yandan, il veya ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca il veya ilçe sınırları içerisinde TEOG nakil tercih başvuruları 7-10 Eylül´de alınacak ve sonuçları da 11 Eylül´de ilan edilecek.

TEOG LİSE NAKİLLERİ NASIL YAPILACAK?

TEOG yerleştirmesine esas nakil işlemleri sırasında, tüm öğrenciler yerleştirmeye esas nakil isteğinde bulunabilecek. Yerleştirmeye esas nakil işlemi sonucu okul değiştiren güzel sanatlar ve spor lisesi öğrencileri, bu okuldaki hakkından vazgeçmiş sayılacak. TEOG sonuçlarına göre yerleştirmeye esas nakil başvurusunda, 3 tercih alınabilecek.

Her okul için boş kontenjan şartı aranmaksızın tercih yapılabilecek. Yerleştirmeye esas nakillerde, il veya ilçe sınırlaması bulunmayacak. Yerleştirmeye esas nakillere isteyen öğrenciler başvuru yapabilecek. Velinin isteği halinde yerleştirmeye esas nakil için alınacak 3 tercih, üç nakil yerleştirmesi dönemi için geçerli olabilecek. Açık ortaöğretim kurumuna yerleştirilen öğrenciler için 7-10 Eylül´de, istemeleri halinde il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca il veya ilçe sınırları içerisinde nakil tercih başvuruları alınarak, 11 Eylül´de nakil yerleştirmesi yapılabilecek. Bu işlemin ardından yerleştirme işlemi tamamlanacak ve 14 Eylül´de eğitim öğretime başlanacak.

"ÖZEL ÖĞRETİM KURSLARI, DERSHANE DEĞİL"
Bir haber kanalında yayınlanan programa katılan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, dershanelerin dönüşümü hakkında açıklamalarda bulundu. "Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı yayımlandıktan önce de sonra da bu sektörde çalışan belli başlı kurumları tekrar davet ettik, onlarla istişareli olarak özel öğretim kurslarının tasarımını oluşturduk" diyen Avcı, "Nasıl bir müfredat uygulayacaklar, kaç saat ders verecekler... Ortaya özel öğretim kursu adı altında yeni bir kurum çıktı. Özel öğretim kursları, dershane değil. Çünkü dershanenin müfredatı konusunda belirgin çerçeve yoktu. Denetimsizlik ve herkesin kafasına göre eğitim verdiği, daha çok test refleksleri kazandıran kurumlara dönüşmüştü dershaneler. Bunları dershaneden ayıran önemli düzenlemelerden biri, özel öğretim kurslarının nasıl bir eğitim programı uygulayacaklarının yönetmelikle belirlenmiş olması. Talim Terbiye Kurulu, sekiz alanda kurs programı hazırladı. Nedir bunlar? Türk dili ve edebiyatı bilim grubu, matematik bilim grubu, fizik bilim grubu, kimya bilim grubu, biyoloji bilim grubu, tarih bilim grubu, felsefe bilim grubu. Bunlarla ilgili çerçeve kurs programı var. Her açılan kurs, buna uymak zorunda. Onun içinde kendisi bazı düzenlemeler yapmak isteyebilir. Genel Müdürlüğümüze müracaat edecek, program önerisini verecek, Bakanlık tarafından onaylandıktan sonra kendine özelleştirdiği biçimde onu uygulayabilecek" ifadelerini kullandı.

Dershanelerle ilgili en önemli sorunun denetimsizlik olduğunu söyleyen avcı "Şimdi hangi binalarda, hangi tür dersliklerde, hangi öğretmenler tarafından verileceğin yönetmelik tanımlıyor. Denetimleri de bu kriterlere göre yapacağız. Yönetmelikteki eğitim öğretim çerçeve programını uyguluyor mu? Bunların her birinin branş öğretmenler tarafından verilmesi gerekiyor. Konusunda uzman, branşın öğretmenleri tarafından verilmesi koşulu var. Ayrıca en önemlisi, bu denetimler için e-yaygın modülünü oluşturuyoruz e-okul sistemi üzerinden. Hangi öğrenci, hangi kursları alıyor, oradaki performansı nedir? Bunları biz de denetleyeceğiz. Öğretmen öğrenciyi alırken bir sınav yapacak. Öğrencinin düzeyini belirleyecek. Kurs ortasında bir sınav daha yapacak" şeklinde konuştu.

"DÖNÜŞÜM PROGRAMINA ALINAN 2 BİN 270 KURUMDAN BİN 117'Sİ DÖNÜŞTÜ"
Dönüşümle ilgili 6528 Sayılı Kanunu çıkarıldığı tarihte var olan dershane sayısının 3 bin 530 olduğunu ifade eden Avcı, "Bu kanun çıktıktan sonra 557 dershane kendi isteğiyle kapandı. 'Bu kanunun öngördüğü koşulları ben karşılayamam' dedi. Geri kalan dershanelerin 2 bin 286'sı dönüşüm programına müracaat etti. Bu müracaatlardan altyapısı, mali durumu uygun olan, 2 bin 270'ine 'senin kriterlerin dönüşüm için incelenmeye değer, sen çalışmaya başla' dedik. Sadece 16 tanesine 'senin şartların tutmuyor' dedik. Ama bir de bu işe hiç başvurmayan, temelden karşı olan, 'biz dönüşmeyiz' diyen 687 dershane var. Bunların bir kısmı henüz yeterli şartları karşılayamadığı için müracaat etmemiş de olabilir, belki daha vakit var diye tarihi bekleyen de olabilir. Dönüşüm programına alınan 2 bin 270'ten bin 117'si dönüştü. 6'sı okul öncesi kurum; 7'si özel ilkokul; 142'si özel ortaokul; 5'i özel Anadolu lisesi; 957'si temel lise oldu. Sektörle görüşmemizin sonuçlarından biri bu. Temel liselerden taahhütname alınıyor. Bunlara teşvikler öngördük. Zihnimiz çok net, yaptığımız işin Türk eğitim sistemine olumlu katkısı olduğuna, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararından sonra yaptığımız düzenlemenin de çok olumlu bir sonuca ulaşacağını düşünüyoruz. Daha önce dağınık şekilde çalışan kurslar, meslek edindirme, kişisel gelişim kursları da böylece daha itibarlı kurumlar haline geliyor. Özellikle özel öğretim kursları, gerçekten velinin de gönül rahatlığıyla çocuğunu göndereceği, başıboş olmayan, okulun irtibatta olduğu kurumlar haline geliyor. Sistem kendi içerisinde, kendi kendini de denetleyen, ortaya çıkabilecek olumsuzlukları kontrol edebilecek bir mekanizmayla donatılmış oluyor. Temel liseler eğer kayıt almadılarsa, herhangi bir öğrenciyi mağdur etmeyeceklerse tabii ki özel öğretim kursuna dönüşebilir. Ama tam tersine başka bir kuruma dönüşmek isteyenler bile bu yaptığımız düzenlemeden sonra temel liseye dönüşmekte istekli oldular. Çünkü temel liselere aynı zamanda mezunlar için özel öğretim kursu açma imkanı da verdik" şeklinde konuştu.

"AYM'NİN İPTAL EDİLMİŞ BİR KANUNU İHYA ETME KABİLİYETİ YOK"
"Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği, farklı bir algıya da yol açmış olabilir" diyen Avcı, "Bazı kesimler Anayasa Mahkemesinin verdiği karara direnme veya bu kararın etrafında dolanma yöntemi olarak bu yönetmeliği hazırladığımız algısını oluşturmaya çalışıyorlar. Bu doğru değil. Bu karar sanki sadece dershanelerin dönüşümü ile ilgili gibi yansıtıldı. Öyle değil, aslında ilgili kanunda biz çok farklı alanlarda, farklı düzenlemeler yaptık. Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunda bulunan, 124 milletvekilinin iptal talebi bu çıkardığımız yasadaki 8 madde ile ilgiliydi. Anayasa Mahkemesi de bunların bazılarını iptal etti, bazılarını yerinde bularak iptal kararı vermedi. Özellikle dershanelerin 1 Eylül 2015'ten itibaren dönüşmesini öngören madde ile ilgili iptal talebini kabul etti. Dolayısıyla sanki bu her şeyin hiç olmamış gibi geriye döndürülebileceği algısını oluşturmak isteyenler için de kullanıldı. Oysa daha önceden Anayasa Mahkemesinin iptal edilmiş bir kanunu ihya etme kabiliyeti yok" diye konuştu.

Daha önce yapılan düzenlemede yasadan ve yönetmeliklerden dershane tanımı çıkartıldığına değinen Avcı, "1 Eylül 2015'ten sonra dönüşmesi öngörülen kurumların sanki hiçbir şey olmamış gibi tekrar aynı statü ve isimle çalışmaya devam edecekleri algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Oysa Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararını verirken dört kriter üzerinden değerlendiriyor:

Bu düzenleme temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunuyor mu? Çünkü Anayasa'da temel hak ve özgürlükler şunlardır, buna dair kısıtlamalar ancak kanunla yapılabilir, özüne dokunamaz ama kanunla düzenleyebilir diyor. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi de bu açıdan bakıyor. Verdiği gerekçeli karardan anlıyoruz ki, biz bu düzenlemeyi yaparken özüne dokunmamışız.

Bu düzenlemeyi kanunla mı yapıyorsun? Öyle olduğu için buna dair de bir iptal söz konusu olmadı. Ölçülülük kriteri. Bu açıdan bakınca Anayasa Mahkemesi diyor ki, 'insanların eğitim alma hak ve hürriyetlerinin içerisinde okul dışı ortamlarda da eğitim alma hakları vardır. İdare bu hakkı düzenleyebilir, ama bunu ölçülü bir biçimde yapması gerekir. Oysa sizin yaptığınız düzenleme ölçülülüğü aşıyor' diyor. O zaman ne yapmamız gerekir, bunu ölçülü hale getirmemiz lazım. Zaten Milli Eğitim Bakanlığı olarak açıklamalarımızda okul dışı ortamlarda eğitim almak isteyen veli ve öğrencilerin bu taleplerini karşılayacak seçenekler oluşturduğumuzu vurguladığımız halde, bunları yeterli bulmuyor. Dershaneleri dönüştürüyorsunuz ama insanların okul dışı eğitim alma haklarına dair daha çok seçenek sunmanız gerekir, diyor. Oysa biz daha önce okulda verilen eğitimi yeterli bulmayan öğrenciler ve mezunlar için okullarımızda takviye kursları açtık. Böylece insanların okul dışı takviye eğitim alma seçeneklerini bu şekilde sağladığımızı düşünüyorum. Nitekim geçen yıl okullarımızda ve halk eğitim merkezlerinde açtığımız takviye kurslarına 2 milyon 600 binin üzerinde öğrenci devam etti. Oransal olarak bu dershanelerin verdiği eğitimin iki katı. Üstelik bu kurslar ücretsiz" dedi.

"BAKANLIK OLARAK YÖNETMELİK YETKİSİ BİZDE"
"Okul dışı eğitime ihtiyaç duymayacak şekilde onları bir seçeneğe kavuşturduğumuzu düşünüyoruz" diyen Avcı, şunları kaydetti:
"Ayrıca TEOG sürecine öğrencilerimizi hazırlamak için yaptığımız düzenlemede şunu gördük, programı değiştirdik, bir kere yapılan SBS'yi kaldırdık, yazılı sınavları sağlıklı ölçülebilir hale getirdik. Böylece dersin takip edilmesi, müfredatın vaktinde yetiştirilmesi şartıyla öğrencinin ayrıca bir okul dışı eğitime ihtiyaç duymayacağını öngörüyorduk. Nitekim ortaokul 8'inci sınıflarda yüzde 52 olan dershane talebi, yüzde 18'e düştü. Benzer bir düzenlemeyi lisede de yapma çalışmalarımız sürüyor. Okulu merkeze alan, öğretmeni, veliyi merkeze alan ama yine de ihtiyaç duyan öğrencilerimiz için ücretsiz takviye kurslarıyla bu seçeneği genişlettiğimizi düşünüyorduk. Anayasa Mahkemesi bunu yeterli bulmayınca yapmamız gereken şuydu; daha önce yasadan çıkarılan dershane tanımını biz yazamayız, bu yasa koyucunun takdiri.

Anayasa Mahkemesinin de 'oraya dershane yazıyorum' diyebilme hakkı yok. Meclis böyle bir karar almadığı sürece bir boşluk oluşuyor. Biz de bu boşluğu ikincil mevzuatlarda, yönetmeliklerde yapacağımız düzenlemelerle gidermenin yolunu bulacağız. Anayasa Mahkemesi okul dışı seçenekleri çoğaltmamızı mı istiyor? Yürütme, bakanlık olarak yönetmelik yetkisi bizde. Biz de yönetmelikte, daha önceki Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nde çeşitli kurslar deniyordu. Bu ayrıca sınıflandırılmamıştı. Kişilerin bilgi, beceri, yeteneklerini geliştirmeleri için hazırlanan kurslar diye bir tanım vardı. Biz bu çeşitli kurslar maddesini sınıflandırdık ve dört kategori oluşturduk: Kişisel gelişim kursları, meslek edindirme kursları, özel yetenek kursları ve bir de bunlara ilave olarak özel öğretim kursları koyduk. Özel öğretim kurslarıyla okul dışında eğitim-öğretim takviyesi alınması seçeneğini yönetmelikle uyguluyoruz. Özel öğretim kurslarını, okul dışı eğitim alınacak ortamlar olarak tanımlıyoruz. 8 Ağustos'ta yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlandı. Bütün bunları yaparken başından beri ilgili sektörle danışmalı olarak yürüttük. Dershane sektöründe çalışan kurumların hepsini davet ettik. Kimse 'bana danışılmadı' diyemez. Oradaki öneriler doğrultusunda; 'Siz bize özel okula dönüşün diyorsunuz. Tamam, bir kısmımızın altyapısı müsait ama bir kısmımız hemen dönüşemeyiz. Bize süre tanıyın. Bunu da bir ara kurumla sağlarsanız, dönüşüm sürecini sağlıklı şekilde sonuçlandırırız' dediler. O ara kurum da, temel liseler oldu. Yine lise müfredatını uygulayan ama özel okullardan aradığımız kriterlerin esnetilmesiyle işe başlayan kurumlar bunlar."

ÖZEL OKUL TEŞVİKLERİ
Özel okul teşviklerinde en temel şartın teşvikleri gerçekten buna ihtiyacı olanlara vermek olduğunu söyleyen Avcı, "O yüzden tabii ki akademik başarı şartını da arıyoruz. Hem ilk defa yararlanacaklar için, hem de teşvikin devam etmesi için de başarı şartı arıyoruz. Onun da önüne geçen bir kriter daha var, ihtiyaç. Bu yıl 230 bin öğrencimize teşvik vereceğiz. Okul öncesi destek verilecek öğrenci sayısı, 20 bin. 50 bin öğrencimize ilkokulda, 50 bin ortaokulda, 110 bin de liselerde okuyan öğrenciye teşvik vereceğiz. Müracaatlar bugün başladı. Orada, yanlış anlaşılan bir madde vardı, 'Milli Eğitim Bakanlığı çalışanları çocuklarına artı puan' diye; ona açıklık getirdik. Vazife başındayken vefat eden Milli Eğitim Bakanlığı görevlisi çocuklarına artı puan verilecek" diye konuştu.