Cuma mesajları, En güzel cuma mesajları, anlamlı cuma mesajları, Cuma namazı nasıl kılınır, Cuma Günü günlerin en mübarek günüdür.  Yalnız peygamberler günahsızdır. Peygamberlerin hepsi, küçük ve büyük günahlardan ve çirkin hâllerden uzaktır, fakat onlarda da sürçmeler, yani zelle vâki olmuştur. Sual: İbni Sebeci biri diyor ki: “(Allah, sizi [Ehl-i beyti] tertemiz kılmak istiyor) âyeti, peygamberler gibi, Ehl-i beytin de günahsız yani mâsum olduğunu göstermektedir. Onlar hata işlemez.” İsmet sıfatı, yalnız peygamberlere mahsus değil midir?
CEVAP: Elbette, ismet sıfatı yani günahtan mâsum olmak sadece peygamberlere mahsustur. Ehl-i sünnet âlimlerinin hiçbiri, (Ehl-i beyt, peygamberler gibi mâsumdur) dememiştir.

Hiçbir kitaptan nakil yapmadan âyet-i kerimeyi kendi görüşüne göre tefsir etmek çok tehlikelidir. Mektubat-ı Rabbânî'deki hadis-i şerifte, (Kur'anı kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur) buyuruldu. (Deylemî)
İşte bundan dolayı, peygamberler hariç, insanların en üstünü olan Hazret-i Ebu Bekir Sıddık, (Kur'an-ı kerimi kendi görüşümle tefsire kalkarsam, beni hangi yer taşır, hangi gök gölgeler?) buyurmuştur. (Şir'a)
İmam-ı Beydâvî, İmam-ı Râzî ve İmam-ı Kurtubî gibi müfessirler, Ehl-i beytin mâsum olmadıklarını, fakat Allahü teâlânın onları günahlardan temizleyeceğini bildirmişlerdir. Eğer mâsum olsalardı, (Sizi günahlardan temizleyeceğim) buyurulmazdı. Demek ki, Allahü teâlâ, onların günahlarını affediyor.
İmam-ı a'zam hazretleri buyuruyor ki: Yalnız peygamberler günahsızdır. Peygamberlerin hepsi, küçük ve büyük günahlardan ve çirkin hâllerden uzaktır, fakat onlarda da sürçmeler, yani zelle vâki olmuştur. (Fıkh-ı ekber)
Peygamberler bile ictihadda yanılabilir. Eshab-ı kiram, Peygamber efendimizin Kur'an-ı kerim dışındaki mübarek sözlerini anlamak için, (Ya Resulallah, bu vahiy mi yani Allahü teâlânın kesin emri mi, yoksa kendi ictihadınız mı?) diye sorarlardı. Peygamberler ictihadlarında hata ederlerse, Allahü teâlâ, derhal Cebrail aleyhisselamı göndererek, hataları vahiy ile düzeltilirdi. Yani peygamberlerin ictihadları hatalı kalmazdı. Mesela, Bedir Gazası'nda alınan esirlere yapılacak muamele için, Resulullah “sallallahü aleyhi ve sellem” bazı Sahabe-i kiramla birlikte bir türlü, Hazret-i Ömer ve Hazret-i Sad bin Muaz ise, başka türlü ictihad etmişti. Sonra, âyet-i kerime gelerek, Allahü teâlâ, Hazret-i Ömer ve Hazret-i Sad bin Muaz'ın ictihadının doğru olduğunu bildirdi. Peygamber efendimiz bile ictihadında hata ederken, Ehl-i beyt için (Hata etmez) demek, bunu doğru gibi savunmak, İslâmiyet'i yani Ehl-i sünneti bozmaya çalışmaktan başka bir şey değildir.

İSTANBULLU VELÎ - Cemâleddin Hulvî

"Ey îmân edenler! Düşmana karşı hazırlığınızı görün ve silâhlarınızı takınarak cihâda hazır olun da, birlikler hâlinde savaşa çıkın, yahut toptan seferber olun!"

Cemâleddin Hulvî hazretleri meşhur Halvetî şeyhlerindendir. 982'de (1574) İstanbul'da Şehremini'de doğdu. On dört yaşında iken Necmeddin Hasan Efendi'ye intisab ederek Halvetî icazeti aldı. Bu arada devlet hizmetine girdi ve Dîvân-ı Hümâyun çavuşu oldu. Emekli olunca Mısır'a gitti. 1064 (m. 1654)'de orada vefat etti. Lemezât-ı Hulviyye isimli eserinde şöyle yazmaktadır:
Üstadımız Şeyh Şemseddîn Sivâsî hazretleri, Sultan Üçüncü Mehmed Hân'ı küffar üzerine cihada teşvik eyledi ve kendisi de onunla beraber Eğri Seferine katıldı. Muharebe esnasında bir ara askerin dağıldığını görerek bizzat müridan ile düşmana hücûm etti. Bunu gören asker de toparlanıp küffar üzerine yürüdü ve zafer kazanıldı. Şeyh Şemseddîn Sivâsî hazretleri, zaferi müjdelemek üzere pâdişâhın huzûruna çıktı ve aralarında şu konuşma geçti. Pâdişâh;

“Buyurun ey gönlümün sultânı” dedi. Şemseddîn Sivâsî; “Vaadini yerine getiren, kuluna yardım eden ve kâfirleri hezîmete uğratan Allahü tealaya hamd olsun. Ey benim pâdişâhım! Eğer dinlerseniz birkaç kelime nasihat etmek isterim” deyince, pâdişâh; “Ey insanlara hakkı tavsiye eden üstadım! Buyurun. Hak olan sözü dinlerim” dedi. Şemseddîn Sivâsî; “Ey benim pâdişâhım! Yeryüzünde Allahü teâlânın halîfesi olanların niyetleri; Allahü teâlânın rızâsını kazanmak olup, dayandıkları ve güvendikleri, Allahü teâlâ olması gerekir. Savaşta askerlerin çokluğuna güvenmeyip, kuvvet ve kudret sahibi Allahü teâlâya tevekkül etmek gerekir. Âyet-i kerîmelerde meâlen; (Siz de, düşmanlara karşı gücünüzün yettiği kadar, her türlü kuvvet ve cihâd için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın) [Enfâl-60] ve (Ey îmân edenler! Düşmana karşı hazırlığınızı görün ve silâhlarınızı takınarak cihâda hazır olun da, birlikler hâlinde savaşa çıkın, yahut toptan seferber olun) [Nisa-71] emredildiği üzere, savaş için gerekli hazırlıklar yapılmalı. Ancak, buna güvenmeyip Allahü teâlâya tevekkül ve itimat etmelidir. Eğer Allahü teâlâya güvenmeyip askere ve cephâneye güvenilir ise, hezimet zuhur eder. Kalbden cenâb-ı Hakka tam tevekkül edip, hâlis kalb ile yönelebilirsen, zafer müyesser ve mukadder olur. Bizden hüznü gideren Allah'a hamdolsun.”

En güzel cuma mesajları

Tüm din kardeşlerimin cuması mübarek olsun ALLAH herkeze şifa versin en güzel gününüz gülümsemelerle bitsin iyi günler

Kalbimiz imana, gönlümüz islama, dilimiz Kur'ana, kulağımız ezana, gözümüz nura, evimiz huzurlu ve neşeli olsun. Amin. Hayırlı Cumalar.

Ey rabbim! İstemeden verdiklerine bakınca istediklerimizi vereceğine inanarak; duasını beklediğimizi hayırlara ulaştırmamanı diliyorum. Hayırlı cumalar!

Ya Rabbim! Bu mübarek cuma günün yüzüsuyu hürmetine biz aciz kulların ne derdi varsa, ne sıkıntısı varsa; dertlilere deva, hastalara şifa, borçlu kullarına edalar nasip et Ya Rabbim. Biz kulların dualarını kabul et. Amin. Hayırlı nurlu cumalar.

Ya Rabbi! Sana açılan elleri, sana yönelen gönülleri, sana bükülen boyunları, sana yalvaran dilleri, ne olur boş çevirme, amin. Hayırlı nurlu cumalar.

Allah'ın nuruyla, ümmetini selamlayan gül yüzlü nur Peygamberin (sallallahü aleyhi ve sellem) şefaatı üzerinize olsun. Hayırlı Cumalar.

ALLAH'ım! Bizleri rahmetinin o engin lütfuyla bağışla, bize merhamet et. Bize hidayet ver ve sırat-ı müstakimden ayırma. Hayırlı Cumalar.

Ey Rabbimiz! Bu gün edeceğimiz dualarımızı kabul et ve bizi Makam-ı Mahmud'a komşu olmaya mazhar olanlardan eyle. Hayırlı Cumalar.

Ya Rabbi! Sesimizi duyansın, hallerimizi bilensin. Açtık gönlümüzü sana, sen imdat eyle, sen affeyle, sen yollarımızı hayır eyle.

Melekler daima duacınız olsun. Yüreğiniz ferah, ilhamınız bol olsun. Sevgili peygamberimiz, şefaatçimiz olsun. Cumamız mübarek olsun.

Ya Rabbi! Gönlümün tesbihine umut boncukları dizdim tane tane. Her bir çekişte 'AF' diyerek sığındım rahmetine. Hayırlı Cumalar.

Hayatın şereflisini, rızkın bereketlisini, vücudun sıhhatlisini, ahlakın faziletlisini, evladın edeplisini, nasip eyle ya Rabbim. Hayırlı Cumalar dilerim.

Allah'ım! İnancımızdan ötürü bizi zillete düşürmeye gayret edenlere fırsat verme. Bizleri İslam yolundan ayırma. (amin) Hayırlı Nurlu Cumalar.

Cuma günleri salevat okumanın fazileti

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: Cuma günleri bana 80 salevat okuyanın 80 yıllık günahı affolur. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin ismini işitenin ömründe bir defa salevat getirmesi farz, okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince ilkinde söylemek vacip, tekrarında müstehaptır

Namazların sonunda okunan salli barikler salevattır. Peygamber efendimize salevat getirmek için Allahümme salli alâ Muhammed ve alâ âli Muhammed demek kâfidir. Salli barikleri okumak daha sevaptır. En kısa olarak Muhammed aleyhisselam denir.
Peygamber efendimize salevat-ı şerife getirmenin fazileti çoktur. Kur'an-ı kerimin birçok yerinde Resulullah övülmekte ve Ona uymak emredilmektedir.
Birkaç âyet-i kerime meali şöyledir:
(Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107]
(Rabbin sana [çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın!) [Duha 5]
(Allah ve melekleri, Nebiye salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin.) [Ahzab 56]
(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]
(O, [Resulüm] vahiyden başkasını söylemez.) [Necm 3,4]
(Resule itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]
(Allah'a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36]
(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14]
Allah'ın salât etmesi rahmet, meleklerin salâtı dua, müminlerinki ise Onun şefaatini taleptir. Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Bana bir salevat getirene, Allah ve melekleri 70 salât getirir.)[İ.Ahmed]
Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin ismini işitenin ömründe bir defa salevat getirmesi farz, okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince ilkinde söylemek vacip, tekrarında müstehaptır. (Redd-ül Muhtar)
Namazların sonunda okunan salli barikler salevattır. Peygamber efendimize salevat getirmek için Allahümme salli alâ Muhammed ve alâ âli Muhammed demek kâfidir. Salli barikleri okumak daha sevaptır. En kısa olarak Muhammed aleyhisselam denir.
Peygamber efendimize salevat-ı şerife getirmenin fazileti çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Şefaatime en layık olan, bana en çok salevat okuyandır.) [Tirmizi]
(Kıyamette bana en yakın olan, en çok salevat getirendir.) [Tirmizi]
(Cuma günleri bana 80 salevat okuyanın 80 yıllık günahı affolur.)[Şir'a]
(Cuma günü ve gecesi çok salevat getirene şefaat ederim.)[Beyheki]
(Günde yüz salevat okuyan, kıyamette şehitlerle beraber olur.)[Taberani]
(Günde bin salevat okuyan, Cennetteki yerini görmeden ölmez.)[İbni Şahin]
(Bana salevat okuyana, melekler salât okur. Salevata devam edene, melekler de ona salât okumaya devam eder. Artık isteyen az, isteyen çok salevat okusun!) [İbni Mace]
(Dua perdelidir. Bana salevat getirilince, perdeler yırtılır, dua kabul olur.) [Taberani]
(Bana çok salevat getirenin dertleri gider, günahları affolur.)[Tirmizi]
(Söyleyeceğini unutan, hatırlamak için bana salât-ü selam getirsin!) [İbni Sünni]
(Bana bir salevat getirene Allahü teâlâ, on rahmet ihsan eder, on günahını yok eder ve derecesini on kat yükseltir.) [Nesai]
(Sabah akşam on defa salevat getirene Kıyamette şefaat ederim.)[Taberanî]
(İsmim anılınca, bana salevat getirmeyen, zelil olsun!) [Tirmizi]
(İsmim anılınca, salevat okumayan, cimrilerin cimrisidir.) [Tirmizi]
(Kim, kitabına ismimi yazdıktan sonra, bana salât ve selam da yazarsa, ismim o kitapta kaldığı müddetçe, melaike, o kimse için istiğfar eder.) [Taberani]
(Beni sözünüzün başında, ortasında ve sonunda anın!) [İ.Neccar]
(Allah'ı zikretmeden ve Resulüne salevat getirmeden, toplanıp dağılmak, leşten dağılmak gibidir.) [İ.Ahmed]
(Salevat sizin için zekattır.) [İ.Hibban] [Burada zekat, temizlik, günahların affıdır.]
Peygamber efendimiz, (Cuma günleri bana çok salevat okuyun! Bunlar, bana bildirilir) buyurdu.  Öldükten sonra da bildirilir mi denilince buyurdu ki:
(Toprak, Peygamberlerin vücudunu çürütmez. Bir mümin salevat okuyunca, bir melek bana haber verir, "Falan oğlu filan, sana selam söyledi" der.) [İbni Mace]