Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin başkenti Washington'daki Andrew Mellon Auditorium'da düzenlenen DEİK-Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı gala yemeğinde, Türk ve Amerikan iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. 

Türkiye'nin hızlı büyüyen ve ''öncelikli pazar'' diye tanımlanan bir ülke olduğunu ve ABD Başkanı Barack Obama ile ABD Ticaret Bakanı Penny Pritzker'e, Türkiye'deki fırsatları her vesileyle anlattığını belirten Erdoğan, "Hükümetimiz de bu konuda çok ciddi gayret gösteriyor. Ancak Amerikalı yatırımcıların Türkiye'ye bakışlarında biraz ürkek davrandıklarını görüyorum" ifadesini kullandı.

Erdoğan, salonda bulunanlara, "Sizlerden, Türkiye'nin sunduğu avantajları öncelikle kendi ekonomik menfaatleriniz açısından doğru şekilde değerlendirmelerinizi bekliyorum" diyerek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bugüne kadar ülkemize yatırım yapıp da pişman olan, hukuka aykırı uygulamalara maruz kalan, kazandığı parayı istediği gibi tasarruf etmekte zorlanan hiçbir iş adamı yoktur veyahut parası Türkiye'de kalan yoktur. Ama dünyanın değişik yerlerinde parasını hala yatırım yaptığı ülkeden çekemeyen çok iş adamlarını biliyorum.

Bölgemizde birtakım sorunların yaşandığı, bunların olumsuz yansımalarının ülkemizde de hissedildiği elbette bir gerçektir. Ancak bunlar, Türkiye'nin hedefleri doğrultusundaki yürüyüşünü ve kararlılığını hiçbir şekilde engelleyemez. Terörün demokrasimize, kamu düzenimize ve ekonomik gelişmemize zarar vermesine asla izin vermeyeceğiz."

"Ülkemizin bu anlaşmanın dışında bırakılmasını istemiyoruz"
Her alanda reform programlarının devam ettiğini bildiren Erdoğan, beraber iş yapmanın, beraber kazanmanın, istihdam oluşturmanın ve refahın gelişimine katkı sağlamanın amaçları olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişen ve önemli fırsatlar sunan bir pazara zamanında girmenin, orta ve uzun vadede büyük kazançlar getireceğine işaret etti.

Şimdi Türkiye'de veya Türkiye'ye yatırım zamanı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, ABD ve Avrupa Birliği (AB) arasında müzakereleri devam eden Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı anlaşmasıyla ilgili görüşlerini de ifade etmek istediğini vurguladı. 

Erdoğan, söz konusu anlaşmanın sadece ekonomik büyümeyi canlandırmayı içermediğini anlatarak, şunları kaydetti:

"Bu anlaşma Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin her alanda derinleştirilmesi için de bir vesile olarak görülüyor. Ticaretin kurallarını, üretim ve ürün standartlarını yeniden belirleyecek olan bu süreç, bir ticaret anlaşmasının çok ötesinde küresel anlamlar taşımaktadır. Ülkemizin bu anlaşmanın dışında bırakılmasını istemiyoruz. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında var olan Gümrük Birliği nedeniyle bu anlaşmanın, ülkemizin ekonomisi üzerinde ciddi sonuçları ortaya çıkacaktır. 

Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle Amerika Birleşik Devleti menşeli ürünler, Avrupa Birliği piyasası üzerinden ülkemize serbest girebilecektir. Buna karşılık Türk menşeli ürünler aynı ayrıcalıktan yararlanamayacaktır. Ülkemizin böyle bir haksızlığa uğramasını önlemek için Avrupa Birliği ile paralel şekilde ABD ile bir serbest ticaret anlaşması akdetmek veya bu anlaşmaya katılmak arzusundayız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk ve Amerika Birleşik Devletleri iş dünyasından, anlaşmaya taraf olmamıza veya ülkemizin ABD ile bir serbest ticaret anlaşması imzalamasına kuvvetli destek verilmesini bekliyorum." dedi.

"Bir çekim alanı oluşturan ülkedir Türkiye"
Yatırımlar açısından ABD şirketlerinin Türkiye'ye artan ilgisini görmenin mümkün olduğunu aktaran Erdoğan, yine de mevcut durumun yeterli olmadığını söyledi. 

Erdoğan, ABD'den Türkiye'ye son 8 yılda en fazla doğrudan yatırımın 2015'te gerçekleştiğini ifade ederek, "Ülkemizin, ABD'deki doğrudan yatırımları da 2015 yılında, bir önceki yıla göre çok ciddi artış gösterdi. Bunlar şüphesiz olumlu gelişmelerdir. Ancak ABD ve Türk şirketlerinin daha iyisini ve daha fazlasını yapabileceğini biliyor ve bunu bekliyoruz" yorumunu yaptı.

"Ekonomik alanda sergilediği üstün performans ve istikrarlı yapısıyla Türkiye, yakın çevresinde ve dünyada önemli yatırım merkezlerinden biridir" diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sizleri burada Türkiye'ye daha fazla yatırım yapmaya davet ediyorum. Türkiye, yatırımcıların aradığı özelliklere fazlasıyla sahip, güçlü ve istikrarlı bir ülkedir. Şu anda 6 ayrı teşvik bölgesiyle aslında bir cazibe, bir çekim alanı oluşturan ülkedir Türkiye. Özellikle geçtiğimiz 13 yılda Türkiye, demokraside ve ekonomide tam bir başarı hikayesi ortaya koymuştur. Bugün artık ülkemiz, pek çok uluslararası şirketin ve kuruluşun bölgesel yönetim merkezi durumuna gelmiştir."

"Türkiye, devlet olarak arkanızda olacaktır"
Karşılıklı ticaretin geliştirilmesinde yatırımcılardaki çeşitli ön yargıların da engel oluşturduğunu bildiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Türk yatırımcısı, ABD ile olan fiziki uzaklık, rekabetçi ortam, mevzuat noktasındaki farklılıklar, iş yapma şeklindeki farklı sebeplerle buradaki pazara temkinli yaklaşıyor. Oysa Türk yatırımcıların bu ülkede önemli başarı hikayeleri vardır. Dünyanın en önemli piyasasındaki ekonomik dinamiklerden uzak kalarak, küresel anlamda markalaşmak ve rekabet gücü edinmek mümkün değildir. Bunun için küresel şirketler ve yatırımcıları sürekli ABD pazarından pay almaya çalışıyor. Türk yatırımcısının da aynı yolu takip etmesi gerekiyor. Dünyanın en büyük ekonomisini sadece finansal verilerle izlemek ve bu pazardaki rekabetten kaçınmak, büyük hedefleri olan ülke için kabul edilemez bir durumdur. Yatırımcılarımıza diyorum ki, büyük düşünün, orta ve uzun vadeli planlarınızı sağlam yapın, yerel firmalarla ortaklıklar kurun ve ticari ağlarınızı okyanusun bir diğer tarafına doğru genişletin. Bu yönde atacağınız adımlarda hiç şüpheniz olmasın ki Türkiye, devlet olarak arkanızda olacaktır."