Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul Zirvesi'ni, adalet ve barış için birlik ve dayanışma temasıyla düzenledik. Birlik ve dayanışma olmadan adalet ve barış inşa edilemez. Birlik anlayışımızı, altını çizerek ifade ediyorum, kesrette vahdet ilkesi üzerine kurmamız gerekiyor. Farklılıklarımızla beraber birlik olmayı başaramadan Müslümanlar olarak yaşadığımız sıkıntıları aşamayız." dedi.

Erdoğan, "Barış ve adalet sütunları üzerine yükselen bir medeniyetin mirasçılarının bugün daha çok iç savaşlar, silahlı çatışmalar, mezhep taassubu ve terörle anılıyor olması gerçekten üzüntü vericidir. Dikkat edersek, şu anda, en büyük çektiğimiz sıkıntı nedir? Burada 3 ana başlık görüyoruz. Bunlardan bir tanesi, mezhepçiliktir. Bir diğeri ırkçılıktır, bir diğeri de terördür. İslam dünyasının içinde olduğu bu mezhepçilik tahribatını ki bu bir fitnedir de aynı zamanda, ırkçılık tahribatını bu da bir başka fitnedir, bir diğer tarafta da terör olayı, bunlar bizi ciddi manada zayıflatmakta ve kan kaybına neden olmaktadır." diye konuştu.

"Bizim tek dinimiz var; İslam"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz mezhepçilik noktasında ne Şii dinindeniz ne Sünni dinindeniz, o başka bir şey. Bizim tek dinimiz var; İslam. Ben Müslümanım. Diğerleri birer yol olabilir ona saygı da duyarız ama İslamı asla tartıştırmayız. Yeni yeni yollar aranması gibi bu tür fitne unsurlarının içerisine giremeyiz, oralarda rol alamayız." dedi.

"Kimlerin terör örgütlerinin yanında yer aldığı artık gizlenmiyor"
Erdoğan, "Şu anda terör belasının insanlık bedelini ödüyor. İşte kendi ülkemizde yaklaşık 35 yıldır biz terörle mücadele ediyoruz. Ve kaybettiğimiz insan sayısı ortada, maddi bedel ortada ama bu ne yaptı? Kendi içinden yeni terör örgütleri doğurdu. PKK'nın içinden doğan terör örgütlerinden bir tanesi PYD'dir, bir diğeri YPG'dir. Bakın şimdi Rusya açıklama yapıyor, 'Evet biz PYD'yi silahlandırıyoruz' diyor. Bu gerçekler ortada ve Moskova'da kendilerine ofis açtırıyor. Kimlerin terör örgütlerinin yanında yer aldığı artık gizlenmiyor, açık net ortada" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler olarak, ayrım yapmadan tüm terör örgütleriyle, dinimizi istismar eden tüm cinayet şebekeleriyle mücadele etme konusunda mutabık kaldık. Türkiye olarak gündeme getirdiğimiz İstanbul'da, İslam İşbirliği Teşkilatı Polis İşbirliği ve Koordinasyon Merkezinin kurulması önerimizin kabul görmesinden memnuniyet duyuyoruz, hayırlı olsun diyorum." dedi.

Erdoğan,  "İslam dünyasının ortak sorunlarına ve çözüm yollarına değindiğimiz İstanbul Bildirgesi de bugün katılımcıların dikkatine sunulmuştur. Bu bildirgeyle farklılıklarımızın bilincinde olarak, birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirme kararlılığımızı net bir şekilde ortaya koyduk. Artan terör tehdidi karşısında, terör örgütleri arasında hiçbir ayrım yapmadan tamamıyla mücadele etme hedefimizi İstanbul Deklarasyonu olarak tüm dünyaya ilan ettik. Ben 13. İslam Zirvesi'nin bilhassa içinden geçtiğimiz sancılı süreçte, alınan kararlar ve sergilenen ortak duruş itibarıyla tarihi öneme sahip olduğuna inanıyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde İslam ülkeleri olarak el ele vererek çalışmalarımızı sürdüreceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Müslümanların azınlık olarak yaşadıkları yerlerde etkisi hissedilen İslamofobi, baskı, şiddet ve diğer tüm olumsuzlukların önüne geçilebilmesi için İslam ülkelerinin hep birlikte hareket etmesi şarttır. Biz, İslam İşbirliği Teşkilatının temsil ettiği kitleye ve adına yakışır gerçek bir uluslararası teşkilat olması için mücadele ettik, etmeyi de sürdüreceğiz. Zulüm olduğu müddetçe, adalete inanan, onu tesis etmek için var gücüyle çalışan adalet savunucuları da olacaktır, bundan hiç endişeniz olmasın. İstanbul Zirvesi'yle sadece Müslümanlara değil, tüm dünyaya adalet ve barışın tesisi noktasında çok önemli bir mesaj verdiğimize inanıyorum."

"Müslümanların meselesini Müslümanların çözmesi lazım"
Erdoğan, "Müslümanların meselesini niçin Müslüman olmayanlara havale ediyoruz ki? Müslümanların meselesini Müslümanların çözmesi lazım. İİT bunları çözsün. Açık ve samimi söylüyorum; bundan dolayı bizim için birçok karalamalar yapılabilir. İslam ülkelerinde olanlara dikkat edin. Birliğe, beraberliğe, barışa, sonuca ulaşan hiçbir ülke yok. Yapılan ne biliyor musunuz? O ülkede petrol var mı, var. Zenginlikler var mı, var. Onun üzerine gidilmektedir. İşte bugün Irak'ta petrol varlığının yüzde 80'ini Irak'a müdahale edenler şu anda paylaşmaktadır. Yüzde 20'si Irak'a kalmıştır. Iraklılar da bunu kendi aralarında görüyorsunuz, paylaşamamaktadır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycanlı kardeşlerimizin, uzun yıllardır Ermeni işgalinde bulunan ve yaklaşık 25 yıldır, Birleşmiş Milletler'in Azerbaycanlı kardeşlerimizin lehinde vermiş olduğu karara rağmen, kurulan Minsk Üçlüsü'yle, Amerika, Rusya, Fransa, 25 yıldır çözüme kavuşturulamayan Karabağ meselesini ki Karabağ'da verdikleri mücadeleyi desteklediğimizi tekraren ifade ediyorum ama bu Minsk Üçlüsü'nün bunu sonuçlandırmamasını ben anlayamıyorum." diye konuştu.