Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr.Deniz Gökalp Kaya, Çikolata Kisti (Endometriozis) hastalığının henüz nedeni ortaya koyulamamış oluşum teorileri ile açıklanmaya çalışılan bir hastalık olduğunu söyledi. 

Liv Hospital Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr.Deniz Gökalp Kaya, Rahimin (uterus) en iç tabakasını oluşturan yapıya endometrium denildiğini anlatan Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr.Deniz Gökalp Kaya “Bu tabakaya ait yapıların rahim içinin dışında karın içinde, yumurtalıklarda, barsak yüzeyinde ve nadiren genital yapılara uzak yerlerde görülmesine endometriozis denilir. 
Çikolata kisti tanısı hastanın hikayesi dinlenilip muayenesi yapıldıktan, ultrasonografi ile anatomi değerlendirildikten sonra gerekirse ayırıcı tanı için kan testleri ve ileri görüntüleme yöntemleri ile yüksek şüpheye dayanılarak konulabilir. İleri evre hastalıklarda endometrioma (çikolata kisti) adı verilen ve yumurtalıklarda endometriozise bağlı oluşan kist Tanıda en önemli parametre laparaskopi denilen metod ile karın içerisinin gözlemlenmesine dayanır” diye konuştu. 

Hastalığın en önemli belirtisinin ağrı olduğunu ifade eden Op.Dr.Deniz Gökalp Kaya, “Ağrı özellikle adet dönemlerinde görülür ve ilişki sırasında da kendisini gösterebilir. Belirtileri arasında ağrı yanında infertilite (kısırlık) da görülmektedir. Üreme dönemindeki kadınların yaklaşık %10 ve infertilite sorunu bulunan kadınların yaklaşık yüzde 25-50 sinde bu hastalık tespit edilmektedir. Hastalık görünümüne göre hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflanmaktadır. Hastalığın bu tür sınıflamasına rağmen hastalığın şiddeti ile gebe kalamama arasında keskin bir ilişki bulunmamaktadır. Yani hafif endometriozisi olan bir bayan gebe kalmakta zorlanırken; şiddetli endometriozisi bulunan bir kişi de bu problem olmayabilir. 

Çikolata kisti dokusu genellikle genital organlarda normal anatominin bozulmasına ve karın içi yapışıklıklara neden olur. Azalmış fertiliteye, anatomiyi bozup sperm ve yumurtanın buluşmasına engel olarak, hormonal dengeyi bozup yumurtlama problemlerine neden olarak ve karın içerisinde iltihabi bir ortam yaratıp tutunmayı engelleyerek neden olmaktadır. Ayrıca endometriozis veya endometriomanın kendisi yumurtalıklarda yumurta sayısının ve şüpheli olmakla birlikte kalitesinin azalmasına da neden olmaktadır. Endometriozis bu etkileri ile gebe kalamamaya neden olurken tedavi genellikle semptoma yönelik yapılmaktadır. Yani eğer bir kadın için önde gelen şikayet ağrı ise ve gebelik düşünmüyorsa bulgular ile birlikte bu yönde tedavi edilmektedir. Tedavide gözlem, medikal tedaviler veya cerrahi tedavi tercih edilebilir ki seçilecek tedaviye tamamen bireyselleştirerek ve hasta ile konuşularak karar verilir” diye konuştu. 

Gebelik düşünmeyen hastalarda ve özellikle 30’lu yaşlarda endometriozisin kendisinin yumurtalık rezervini azalttığını tartışarak bu konuda önlem almanın konuşulması gerektiğini anlatan Op.Dr.Deniz Gökalp Kaya, daha sonra şunları söyledi: “Hastaya yaş ve endomeriozis nedeniyle azalan rezervini korumak için yumurta dondurma gibi fertilitenin ertelenebileceği seçenekler tartışılmalıdır. 
Tüp bebek tedavisi endometriozis hastalarında yüz güldürücü bir opsiyondur. Azalmış rezerv veya cerrahi geçirmiş veya geçirecek olan hastalar için özellikle tercih edilebilir. Çünkü cerrahi tedavi seçeneği de oosit sayısını etkilemektedir.”