Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi, beyin ve sinir cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Aslan Güzel, lösemi ve lenfomadan sonra çocuklarda en çok görülen beyin tümörlerinin erişkinlerden farklı belirtiler verdiği konusunda ebeveynleri uyardı. 

Dünya geneline bakıldığında çocukluk çağı kanserlerine bağlı ölümlerin yüzde 20’sinden sorumlu olan, Türkiye’de de durumun aynı seyrettiği, her 100 bin çocuktan beşinde görülen beyin tümörleri hakkında açıklama yapan Prof. Dr.Güzel, "Çocukluk çağında görülen beyin tümörleri erişkinlerden farklı tip, özellik gösterirler ve erişkinlere göre daha geç fark edilebilirler. Çocuğun kendini ifade edememesi, kafatası kemiklerinin erken kapanmaması gibi nedenler bulguların geç fark edilmesine neden olabilir. Kimi zaman diğer bazı hastalıklarda da görülebilen huzursuzluk, gelişme geriliği, kusma, bulantı gibi belirtiler çoğunlukla beyin tümörleri dışında başka hastalıkları da akla getirdiğinden erken teşhiste gecikmeye neden olabilir. Ancak, hastada kafa içi basınç artışı belirtileri başlamış ve sebat ediyorsa beyin tümörü tanısı yapılan tetkiklerle daha erken konabilir. 

Çocuklardaki belirti ve bulgular erişkinlere göre atipiktir. Bu nedenle tanı geç konabilir ve geçen süre içerisinde kafatası içindeki tümör de büyük hacim veya boyutlara varabilir. Ağırlıklı olarak kafatası arka çukuru orta hatta yerleşim gösterirler ve çoğu zaman beyin omurilik sıvı dolaşımını bozarak beyinde sıvı toplanması (hidrosefali) bulguları ile belirti verirler” dedi. 

Nadiren metastaz şeklinde de görülebilen beyin tümörleri, kafa içi basınç artışı; baş ağrısı, bulantı, kusma bulguları, havale, görme problemleri, kafatasında büyüme, gelişme geriliği, obezite, hormon dengesizlikleri gibi belirti ve bulguları olarak kendisini gösteriyor. Bazen de genel hastalıklarda görülebilen süregelen halsizlik, huzursuzlukta bu belirtilere eklenebiliyor. Ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi tanı yöntemlerinden yararlanılarak teşhis konan hastalık, multidisipliner takip ve tedavi gerektiriyor. Genellikle kitle saptandıktan sonra ameliyatlık ise beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından yapılan müdahaleye daha sonra pediatrik onkolog (medikal ve radyasyon onkoloji), destek amaçlı psikolog, psikiyatrist ile birlikte ek tedavi ve takibin yapılması uygun görülüyor. Kesin teşhis, cerrahi sonrası patoloji sonucuna göre konuyor ve buna göre hasta periyodik aralıklarla izleme alınıyor. 

Günümüzde çocukluk çağı beyin tümörlerinin büyük çoğunluğunun cerrahi olarak çıkarılmaları mümkündür. Bir kısmı ise radyasyon veya gama knife tedavisiyle iyileşme gösteriyor. Cerrahi sonrası onkoloji bölümleriyle birlikte tedavi, takipleri sayesinde de yaşam süre ve kalitesi artıyor. Çeşitli hastalıklarda olduğu gibi çocukluk çağı beyin tümörlerinde de erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Birçok hastada erken müdahale ile uzun ve kaliteli bir yaşam mümkün olabilir. Özellikle çocukluk çağı baş ağrıları ve sabahları olan kusmalar, kol ve/veya bacakta güçsüzlük gibi belirtiler varsa ailelerin zaman kaybetmeden hekime başvurmaları erken teşhis açısından önemlidir. Çocukların baş ağrısı şikâyetleri mutlaka dikkate alınmalı ve hekim tarafından değerlendirilmeli, sabahları olan bulantı, kusmalar kesinlikle ciddiye alınmalıdır.