Azalan özkaynak karlılığı, kredi büyümesindeki yavaşlama, teknolojik gelişmeler ve jeopolitik riskler nedeniyle istihdam ve şubeleşme politikalarında değişikliğe giden bankalarda yeni işe alımlar ve şube açılışları hız kesti. Sıkı regülasyonlar ve kar baskısı nedeniyle bankaların özkaynak getirisi son yıllarda düştü. Özkaynak karlılığı, sermaye maliyetinin altında kalırken özkaynak büyümesini destekleyecek yeterlilikte de artış göstermiyor. Sektörde sermaye maliyeti yüzde 15 düzeyinde olmasına karşın ortalama sermaye getirisi yüzde 10 civarında bulunuyor.

Ücret ve komisyon iadelerinin son yıllarda artması, bankacılık sektöründe karların düşmesinde etkili olurken sektör, sadece geçen yıl 2 milyar TL'ye yakın ücret ve komisyon iadesi ödedi. Takipteki alacakların dönüşünde yaşanan sıkıntıların da bankaların kredi kullanım iştahını azalttığı ve sektörün karlılığı üzerinde bir miktar baskı yaptığı belirtiliyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) aldığı makroihtiyati tedbirler ve taksit sınırlandırması da kredi büyümesini yüzde 20'nin altına çekti. Bu durum bir taraftan rekabeti artırırken diğer taraftan da sektörde kar marjlarının azalmasına neden oldu.

ŞUBE SAYISININ AZALMASINDA HARÇLAR DA ETKİLİ

Bankaların şube açılışlarında ödemesi gereken finansal faaliyet harçlarının (her yıl ve her şube için) ortalama 45 bin lirayı bulması da şube sayısının azalmasına yol açtı. Avrupa ve ABD bankacılık sektöründe yaşanan küçülme trendinin diğer bölgelere yansımasıyla Türkiye'de de bazı bankaların bireysel ve özel bankacılık alanlarındaki payını düşürerek potansiyelin yüksek olduğu ticari segmente yönelmeleri de şube birleştirmelerini etkiledi.

Bu arada, mobil başta olmak üzere teknolojinin bankacılık sektöründe etkin bir şekilde kullanılması, bankaların operasyon maliyetlerini düşürdü. Bu durum, hız ve etkinlik anlamında sektöre katkı sağlamasına karşın şubelerde çalışan sayısının azalmasına neden oldu. Öte yandan, son bir yıldır Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki terör olayları nedeniyle bazı bankalar bu bölgelerdeki şube sayısını azalttı.

KAMU ALDI, ÖZEL BIRAKTI

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre, yaşanan söz konusu olumsuzluklar nedeniyle bankalar, Mart 2015-Mart 2016 döneminde 3 bin 156 yeni kişiye istihdam sağlarken işten çıkarma, kendi isteğiyle ayrılma ya da emeklilik dolayısıyla 4 bin 14 kişi ile de yollarını ayırdı.

Bu dönemde kamu bankaları 2 bin 806 kişiyi işe aldı, bin 164 kişi ile en fazla işe alımı Ziraat Bankası yaptı. Çalışan sayısı Mart 2016 itibarıyla 25 bin 660'a ulaşan Ziraat Bankasını yeni işe alımlarda İş Bankası, Garanti Bankası, Yapı Kredi ve Vakıfbank takip etti. Toplam istihdam, Mart 2015-Mart 2016 döneminde 560 kişilik yeni alımla İş Bankasında 25 bin 79'a, 427 yeni alımla Garanti Bankasında 19 bin 854'e, 348 kişiyle Yapı Kredi'de 18 bin 473'e ve 271 yeni alımla VakıfBank'ta 5 bin 314'e ulaştı.

Bu dönemde Akbank 990 kişi, ING Bank 816 kişi ve HSBC 739 kişiyle yollarını ayırdı. Bankacılık sektöründeki toplam istihdam böylece Mart 2015'te 201 bin 481 iken Mart 2016'da 200 bin 623'e düştü.

KAMU BANKALARI YENİ ŞUBE AÇMADA DA ÖNDE

Yaşanan gelişmeler nedeniyle bazı bankalar, şubeleşme politikasında da strateji değişikliğine gitti. Verilere göre, Mart 2015-Mart 2016 döneminde Ziraat Bankası 87, Halkbank 53, VakıfBank 20 ve İş Bankası 16 yeni şube açtı.
Akbank, banka ile yollarını ayıran kişi sayısında olduğu gibi şube kapatmada da lider oldu. Söz konusu dönemde Akbank 76, ING Bank 34 ve Garanti Bankası ise 22 şube kapattı.

Bankalar, Mart 2015-Mart 2016 arasında 182 şube açarken, 233 şubeyi de kapattı. Sektörde toplam şube sayısı Mart 2015'te 11 bin 236 iken Mart 2016 itibarıyla 11 bin 185'e geriledi.

İstihdam ve şubeleşmedeki strateji değişikliğine karşın sektör bu yılın ilk çeyreğindeki 8 milyar 121 milyon TL net kar elde etmişti.