Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nedim Çakır, İshalli Hastalıkları Önleme ve Ağızdan Sıvı Tedavisi Haftası dolayısıyla, dünyada ishalden etkilenen insan sayısı ile ilgili istatistiki bilgiler vererek, ishal türleri, akut ishal nedenleri, kronik ishallerin araştırılması önemi, ishali önlemede dikkat edilmesi gereken kurallar ve bol su ve sıvı tüketiminin önemini anlattı. 

"İshal 1-2 haftada geçiyorsa akut, 2-3 haftada geçiyorsa kronik diyare" 

Tıbbi kaynaklarda ishallerin çoğunun hafif bir hastalık şeklinde geliştiğini, yine birçoğunun 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçtiğinin ifade edildiğini söyleyen Prof. Dr. Çakır, "Bu hastalık tablosuna 
'Akut diyare', 2-3 haftadan uzun süren durumlara ise 'kronik diyare' denir. Akut ishaller daha çok mikrobik bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Barsak tüberkülozu ve ADS hastalığı sırasında görülen diyareler en önemli iki mikrobik kronik ishal örnekleri arasında gösterilebilmektedir. Kronik ishaller ise kural olmamakla birlikte, genellikle mikrobik bir hastalık olarak görülmemektedir" diye konuştu. 

"Çeşitli virüsler, bakteriler ve parazitler akut ishal nedeni sayılmaktadır" 

Çeşitli virüs, bakteri ve parazitlerin akut ishal nedeni olarak sayıldığını vurgulayan Prof. Dr. Çakır, açıklamalarına şöyle devam etti: 
"Yani ishale yol açan hastalık etkenleri listesi bir hayli uzundur. Hastalığın belirtilerinin özelliği, hastalığın nedenleri hakkında bilgi verebilmektedir. Yol gösterici özellikler olan sık ve artmış miktarda dışkı çıkarımı, ishalde ortak özellik olarak kabul edilmektedir. Ancak dışkısında kan ve lökosit çıkışı saptanan hastalar, ayrıca kramp şeklinde buruntu hisli bir karın ağrısı da hissedebilmekte, bazen bu hastalar yüksek ateşten de yakınabilmektedir. Kronik ishaller ile kanlı, buruntulu ishaller mutlaka nedenleri araştırılması gereken, mümkünse hastaneye başvuru gerektiren ishallerdir. Ancak bu türlerin tüm ishaller içindeki oranı diğerlerine göre daha düşüktür. İshallerin çoğu, bol ve sulu, dışkı çıkışı karakterli ishallerdir." 

İshalin önlenmesinde uyulması gereken önemli kurallara da değinen Prof. Dr. Çakır, "Ellerinizi gerektiği zaman, gerektiği miktarda yıkayın. Akut kansız ishallerde antibiyotik kullanmaktan özenle kaçının. Unutmayın ki, antibiyotik kullanımı hastalığın çevreye daha çok yayılmasına hizmet edecektir. Eğer ishalli hastalığa yakalanmışsanız, en az iki hafta yüzme havuzuna girmeyin. Bunu yapmazsanız hastalığı başkalarına da bulaştırmış olursunuz. Özellikle yaz aylarında yeme alışkanlıklarınızı birden ve köklü biçimde değiştirmeyin. Asitli ve bol acılı gıdalardan uzak durun. Çiğ gıda yemek isterseniz bunların iyi yıkanmış olduklarına dikkat edin. Hayvanlarla temastan sonra ellerinizin temizliğini sağlayın. Bol su için" açıklamalarında bulundu. 

"Bol su ve sıvı gıda tüketimine özen gösterin" 

"Bol su içmek, özellikle yaz aylarında daha çok dikkat edilmesi gereken bir kural olup, ishali olan hastalarda, kaybolan suyun yerine konması açısından da büyük önem taşımaktadır" diyen Prof. Dr. Çakır, 'Zaten su çıkarıyorum, o halde az su içeyim de az dışkı çıksın' düşüncesi çok yanlış bir düşüncedir. Aksine, ishalle vücut madensel tuz ve sıvı kaybedeceği için bunların yerine konması gerekmektedir. Hastaların, bulantı ve kusmaları olmadığı takdirde, arzu ettikleri miktarda, ishal ve idrarla atılan suyun bir miktar fazlası olmak şartıyla su ve sıvı gıdalar alması en doğru yoldur" ifadelerini kullandı.