Havaların ısınması ve Ramazan ayının sona ermesinin ardından piknik alanlarında yoğunluk yaşanıyor. Özellikle hafta sonlarında piknik ve mesire alanlarında vatandaşlar şehrin stresli havasından uzaklaşırken, sakinliğin tadını çıkarıyor. Durum böyle olunca, Ramazan dolayısıyla şimdiye kadar kene vakalarına pek fazla rastlanmazken, Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Yusuf Selek kenelere karşı vatandaşları uyardı. 

"Keneyi çivi söker gibi çıkarmak gerekiyor" 

Ramazanın ardından pikniklerin ve tarlada çalışmaların arttığını ifade eden Veteriner İşleri Müdürü Selek, kenelerin konakçı olmadan yaşayamayacağını belirtti. Kenelerin hayvanlara ve insanlara tutunarak yaşadığına dikkat çeken Selek, kenenin vücuda yapışmasının ardından içinde bulundurduğu hastalığı konakçısına bulaştırdığını aktardı. 2002 yılından bu yana kene vakalarının görüldüğüne dikkat çeken Selek, “Bununla alakalı bu hastalıkları taşıyan keneler de insana çeşitli yollardan bulaşır. Bununla alakalı da bir takım tedbirler almamız gerekmektedir. İlk önce mutlaka paçalarımızı çoraba sokmamız gerekir. Su kenarlarında, yüksek otların olduğu yerlerde çıplak ayakla gezmemek gerekiyor. Akşam eve gelindiğinde de mutlaka vücutta kontrol yapılmalıdır. Yapılan kontroller sonucunda vücudun herhangi bir yerinde kene görüldüğü takdirde, kişinin paniğe kapılmaması gerekir. Kişi ilk önce herhangi bir müdahale yapmadan en yakın sağlık kurumuna müracaat etmelidir. Bazı vatandaşlar kenenin üzerine kolonya döküyor, ateşle dağlama yapıyor, benzin ve mazotla üzerine bastırarak kenenin düşmesi için uygulamalar yapıyorlar. Kişi, keneyi çıkarmak istiyorsa çivi gibi çıkarmak gerekmektedir. Kafasını koparmadan çıkarmaya kanaat getiremezlerse en yakın sağlık kuruluşuna acilen başvurmaları gerekir” dedi. 

“Alan ilaçlaması kenenin 3 kat artmasına neden olmaktadır” 

Keneye karşı bazı vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini ifade eden Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Yusuf Selek, asgari düzeyde kene vakaları için ilaçlamanın önemine değindi. Selek şunları dile getirdi: 

“Keneye en çok çiftçiler, kasaplar, tarım işçileri, doktorlar, hemşireler, kampçılar, veterinerler ve pikniğe gidenler maruz kalmaktadır. Bunların tabi kenenin olmaması için ya da asgari düzeye indirilmesi için bazı tedbirler alınmalıdır. Öncelikle alan ilaçlaması yapılmamalıdır. Kene olan yerlerde yapılan alan ilaçlamalarında ertesi sene kene sayısında 3 kat daha fazla artış olmaktadır. Nedeni ise, 1 tane keneyi öldürmek isterken diğer keneyi yiyen uğur böceği, helikopter böceği, çekirge ve örümcek gibi hayvanları da öldürüyoruz. Dolayısıyla ilaçlama yaptığımızda bu böcekleri de öldürdüğümüz için kenelerin larvaları kalıyor. En büyük mücadele de kenenin yaşaması için mutlaka ana bir konakçı lazım. Ana konakçılar da koyun, keçi, inek, sığır, kedi, köpek, kanatlı hayvanlar ve insanlardır. Özellikle hayvanlarda kenenin yaşamaması için ilaçlama yapılması gerekmektedir. Mutlaka antiparaziter ilaçlarla koyunlar eskiden ilaçlanırdı. Yine biz de barınaklarda keneye karşı sokak hayvanlarına ilaçlama yapıyoruz. Hayvanlarla birlikte ahır, ağıl ve kümes gibi hayvanların kaldıkları yerler de ilaçlanmalı. Eğer ahırlarda çatlaklar ve yarıklar varsa kenelerin yumurtalarını bırakmaması için güzelce badana ile kapatılmalı. Burada en büyük mücadele hayvanların ilaçlanması yoluyla gerçekleştiriliyor. 
Evcil hayvanlarda da ilaçlı tasmalar var onları kullanıp keneyle mücadele etmeleri gerekir. Biz de burada bu bilinçle sokak hayvanlarında kenelerin yaşayıp üremesini önlemek için geçici hayvan barınağına gelen hayvanlara ilaçlama ve tedavilerini yapıyoruz.”