2013 yılından bu yana 20’ye yakın eğitim gerçekleştiren İstanbul Aydın Üniversitesi Çocuk Üniversitesi’nin, bu yıl ikincisi düzenlenecek olan yaz okulu programı 22 Ağustos’ta başlıyor. Çocukların erken yaşta bilimle tanışması, eleştirel düşünme ve üretkenlik becerilerinin kazanılmasının amaçlandığı proje 5-6, 7-8 ve 9-12 yaş grupları arasındaki çocukların eğitimini kapsıyor. Yaz okulunda minik üniversiteliler yogadan eğlenceli bilim dünyasına, mini mutfak atölyesinden ritim ve müziğin coşkusuna öğrenme hazzını keyifli bir şekilde deneyimleme fırsatı bulacak. Öğrenciler ayrıca “Üniversiteyi Tanıyorum; Bölümümü Seçiyorum” programı ile Diş Hekimliği Fakültesi, Moda Tasarım ve Havacılık gibi bölümleri uzman eğitimciler eşliğinde gezerek tanıma fırsatı bulacak. 

İstanbul Aydın Üniversitesi Çocuk Üniversitesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, yaz okulunun hem üstün zekalı çocuklar için hem de okul derslerine karşı ilgisiz kalan öğrenciler için gerekli olduğunu vurgulayarak, “Birçok aile okullar kapandığında çocuklarını yaz okuluna gönderip göndermeme konusunda kararsızlığa kapılır. Çoğunlukla okullar, çocuklar için fazla yapılandırılmış ve bireyselliği geri planda tutan bir ortama sahip olduğu için, çocuklar tarafından ‘okul ve ders’ kelimeleri olumsuz düşünceleri de çağrıştırabilmektedir. Bu durum özellikle akademik olarak okulda çok başarılı olmayan ve bazı derslerde zorluk yaşayan çocuklar için ve diğer çocuklardan farklılık gösteren, üstün zekâlı çocuklar için geçerlidir. Okul bu tür çocuklar için ‘verilen fazla ödevler, yazı yazma, tekrarlar ve az uyarıcı etkinliklerden’ dolayı tüketicidir ve yaz tatilleri 
de onlar için tıpkı karanlık bir tünelin sonunda görünen bir ışık gibidir. Fakat doğruyu söylemek gerekirse yaz okulları en çok da bu çocuklar için önemlidir ve bu özellikleri sergileyen çocukların ihtiyacıdır. Çünkü bu çocuklar okula ve dolayısıyla bir süre sonra öğrenmeye olumsuz bir tutum takınabilmekte ve tümüyle meraklarını kaybederek, öğrenmekten soğuyabilmektedir. Bu tür çocukları yaz okuluna göndermemek onları büyük bir fırsattan mahrum etmek anlamına gelecektir” dedi. 

Yrd. Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı çocukların zenginleştirme etkinliklerinden ve yaz okulu programlarından yaralanmalarının nedenleriniyse şöyle sıralıyor, “Çocuklar yaz okullarında eksik oldukları bilgi ve becerileri tamamlarlar. Bu okullar, özellikle onların motivasyon, dikkat, bellek ve eleştirel düşünme ve üretkenlik becerilerini geliştirmeleri için bir şanstır. Yaz okulları çocuklara sağlıklı bir yapı ve öğrenme ortamı sunar. Özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencileri sınırları zorlama konusunda ustaca davranırlar. Yaz okulları onların bu sınırları test etmesi için ve ileride okul ortamındaki davranışlarını düzenlemesi için sağlıklı bir ortam sunar. Yaz okulunda stressiz bir ortamın sunulması ve bireysel özelliklere değer verilmesi, öğrencilerin kendini tanımasına ve iyi bir performans sunmasına olanak sağlar. Gösterilen iyi performans çocukların benlik saygısını ve özgüvenlerini arttırır. Bu durum dolayısıyla çocukların yıl içindeki okul başarısının yükselmesine de yol açar. Yaz okulları sağlıklı bir ortamla iletişime geçen çocuğun sosyal becerilerinin yapılandırılmasına yardımcı olur. 

Çoğu öğrenci okullarda sadece akademik başarıyla ilgili konularda sıkıntı yaşamakla kalmamakta aynı zamanda da akranlarıyla sosyal açıdan sıkıntı yaşamaktadır. Yaz okulları bu çocuklar için sosyal ilişkiler 
konusunda daha fazla fırsatlar sunmakta ve onların yeni arkadaşlar edinmesine yardımcı olmaktadır. Yaz okulları çocuklara yeni bir öğrenme ortamı sunar ve çocuğunuz bu duruma olumlu tepki verebilir. Sınıfların az olması, öğretim baskısından çok eğitimin temel alınması ve aktif öğrenmeye yer verilmesi, öğrencilere daha fazla bireysel ilgi sunulması öğrencilerin merak duygularını uyarır ve öğrenmeye ilişkin pozitif bir tutum oluşturmasını sağlar ve destekler” ifadelerinde bulundu.