Aydın Doğan, Doğan Medya Grubu’nu Demirören’lere satmasının ardından gazetecilere açtığı davalarda şikayetinden vazgeçmişti.

Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç, Aydın Doğan’ın bu hamlesini köşesine taşıdı.

“Son bir jest daha yapmış, basın mensuplarına açtığı ceza ve tazminat davalarını geri çektiğini söylemiş. Sahici bir helalleşme…” diyen Kekeç şöyle devam etti:

“Daha doğrusu, helalleşmeyi lafta bırakmayan, yol açabileceği mağduriyetleri gideren ve hakkı olandan (“hakkım” diye düşündüklerinden) feragat eden bir çıkış.

İyi de, bunlar Aydın Doğan’ı kurtaracak mı? Kurtarmalı mı?

Hemen yeri gelmişken söyleyeyim; Aydın Bey’le aramda herhangi bir husumet bulunmuyor, hakkımda açtığı bir davanın muhatabı değilim; yani affettikleri arasına girmiyorum, dolayısıyla rahat konuşabilirim...”

“BENCE YURTDIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI KONULSUN”

Kekeç yazısında Doğan Grubu’ndan çalışan gazetecilerin kendisine açtığı davaları ve sonuçları da aktardı.

“Muhterem Aydın Bey’e gelince... Helalleşerek ve davalarından feragat ederek ‘şık’ bir çekilmeye imza attı ama bazı 'hesaplar' orta yerde durup duruyor” diyen Kekeç yazısında ayrıca şu ifadeleri kullandı:

“Dışbank’ın hesabı sorulmayacak mı? ‘İlk dört yılı ödemesiz sıfır faizli’ devlet kredisine bakılmayacak mı? Devlet görevlisi Nebil İlseven’in Doğan Grubu adına ne tür fedakârlıklarda bulunduğu ve hangi başarısının karşılığı olarak ‘Ceo’luğa getirildiği sorgulanmayacak mı?

İşbu Nebil İlseven, Doğan Grubu’ndaki başarılı hizmetlerinden sonra, bir de ‘CHP İl başkanlığıyla’ ödüllendirilmişti.  Elektrik dağılım ihalesi ne karşılığında Aydın Doğan’a verildi? 28 Şubat kimin eseriydi?

E-muhtıralar, andıç rezaletleri, terörü meşru gösterme çabaları, kaos mühendisliği... Bütün bu ‘kirli’ ve ‘kriminal’ işlere bakılmayacak mı?

Helalleşti, iyi etti de... Bence yurtdışına çıkış yasağı konulsun... Daha doğrusu, ‘el altında’ bulundurulsun... İzzet Yasar’ın da dediği gibi, sonra getirmesi zor oluyor!”