DOÇ. DR. SÜLEYMAN DOĞAN
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi kısa zamanda bölgeye önemli katkı değer sağlamış. Üniversitenin Rektörü Prof.Dr.Filiz Kılıç, Nevşehirli hayırsever ve sivil toplum kuruluşlarıyla el ele vererek devasa bir yerleş inşa etmişler. Kapadokya mimarisinde inşa edilen kampüs alanındaki binalarda bir kadın elinin değdiği daha girişte fark ediliyor. Çöl halindeki araziyi üniversite yeşertmiş.  Rektör Kılıç, Anadolu'nun göbeğinde örnek ve model bir kampüs inşa ettiklerinin altını çiziyor. Rektör Prof.Dr.Filiz Kılıç çalışkan, sempatik ve girişimci bir profil çiziyor. Söyleşi yapılmasında desteklerinden dolayı eğitim fakültesi dekanı Prof.Dr.Mehmet Dursun Erdem ve rektörlük basın ve halkla ilişkiler koordinatörü Mehmet Akbaş'a teşekkür ediyor mülakatla baş başa bırakıyorum.
Rektör olarak üniversitenizi nereden nereye getirdiniz?
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi 2007 yılında kurulan yeni bir üniversitedir. 8. yılı geride bıraktık. Bu süre zarfında hem nitelik, hem nicelik olarak gelişmeyi kendimize düstur edindik. Uluslararasılaşma anlamında da birçok büyük üniversitenin elde etmek için çaba sarf ettiği mükemmellik belgeleri olan Diploma Eki Etiketi ve AKTS etiketi sahibi bir üniversiteyiz. Şehrimize ve bölgemize lokomotiflik yapma görevini layıkıyla yerine getirdik ve getirmeye de devam ediyoruz.
Bir üniversitenin gelişme eğilimini tek başına fizikî olanaklarla ölçemezsiniz. Aynı zamanda o fizikî alanları dolduracak gerek akademik ve gerekse idarî personele de ihtiyacınız bulunmaktadır. Özellikle akademik personel sayısının üniversitenin gelişme hızıyla aynı doğrultuda bir ivmeyle devam etmesi gerekmektedir. 2008 yılında Rektör olarak atandığımda üniversitemizde sadece 15 öğretim üyesi bulunurken bugün 199 öğretim üyesi üniversitemiz mensubu olarak çalışmaktadır. Üniversitemizde öğrenci merkezli bir yönetim anlayışını benimsedik. Öğrencilerimize her zaman daha iyi eğitim vermek ve onları hayata en iyi şekilde hazırlamak için gayret sarf ediyoruz.
Üniversiteniz Türkiye için ne ifade ediyor ve Türk bilim alanına yaptığı katkılara kısaca değinir misiniz?
Orta Doğu Teknik Üniversitesi bünyesinde yer alan URAP'ın üniversitelerin akademik performanslarını dikkate alarak yapmış olduğu çalışmada 2014 yılı itibariyle üniversitemiz, 2000 yılından sonra kurulan 51 üniversite arasında 11. sıraya ve 2007'de kurulan devlet üniversiteleri genel sıralamasında ise 1. sıraya yükselmiş bulunmaktadır. Bu anlamda üniversitemiz son yıllarda bilimsel ve akademik çalışmalar açısından istikrarlı bir şekilde mesafe almıştır. Hedefimiz dünya üniversiteleri sıralamasında da ilklerde yer alabilmektir.  Aslında bilim dünyasına çok daha büyük katkımız bundan sonra olacaktır. Çünkü bilimsel altyapımız, merkezi araştırma laboratuvarımız kısa bir süre önce tamamlandı. Bundan sonra çok daha büyük projelere imza atacağımıza inanıyorum.
Sizce üniversitelerin temel acil sorunları ve bunların çözüm yolları neler olabilir?
Üniversitelerin acilen çözülmesi gereken mali, idari ve akademik pek çok sorunu var. Son dönemde YÖK'ün üniversitelerin görüşlerini de alarak bunları çözmeye çalışması olumlu bir gelişme olsa da yeterli değildir. Yıllarca üzerinde tartışılan yeni YÖK yasası acilen çıkmadan bu sorunların çoğuna çözüm bulunamayacaktır. Şu anda üniversitelerin sorunlarını en iyi bilen rektörler olduğu için yasa hazırlanırken mutlaka rektörlerin görüşleri dikkate alınmalıdır.
Üniversiteler daha özerk bir yapıya kavuşturulmalı, siyaset üniversitelerden uzak durmalıdır. Üniversitelerimizin nicelik değil nitelik sorunu mevcuttur. Bunun için de performansa göre ücret ödeme sistemine de mutlaka geçilmeli, bilimsel çalışmalara her zaman destek olunmalıdır. 
Siz üniversitenizi nasıl tanımlıyorsunuz, üniversiteniz nerede duruyor ve hangi alanda iddialısınız?
Üniversitemizde "yerelden kopmadan evrensele ulaşma" gayreti içindeyiz. Kurulduğu günden beri büyük bir ilgiyle karşılanan üniversitemizin öğrenci sayısı her yıl katlanarak artmaktadır. Tercih edilirliği yüksek olan üniversitemiz, bu haklı talebi, sağlıktan spora, beslenmeden barınmaya, sosyal ve kültürel faaliyetlerden akademik yeterliliğe kadar en güzel şekilde karşılamaktadır. Bir turizm cenneti olan Kapadokya'da öğrencilerimiz teorik bilgilerini rahatlıkla pratiğe dökebilme imkânına sahiptir.


Üniversite Rektörü olmak, özellikle de kurucu rektör olmak nasıl bir duygu, hissiyatınızı paylaşır mısınız?
Yükseköğretimin eğitim kurumlarından birinde rektör olmak, son derece kutsal, son derece onur verici ve sorumluluk gerektiren bir görev.  Kurucu rektör olmak ise bir o kadar heyecan verici ama çok ciddi sorumluluk hissettiren bir görev. Kurucusu olduğunuz bu büyük eğitim kurumunun temellerinin doğru atılması, stratejisinin doğru belirlenmesi ve kurumsallaşmasının bir an evvel sağlanması gerçekten çok çalışmayı gerektiriyor. Ben kendi memleketimin üniversitesine kurucu rektör olarak atandım. Bu yüzden rektör olarak atandığım günden bu yana gece demeden gündüz demeden çalıştım ve çalışıyorum.
Yeni Türkiye'nin yeni üniversiteleri ve yeni rektörleri sizce nasıl olmalı?
Üniversiteler bir ülkenin bilim üretme merkezleri olmaları hasebiyle geleceğidir, yarınıdır. Batı Orta Çağı "karanlık çağ" olarak tanımlanırken Doğu Orta Çağı "aydınlık çağ" olarak tanımlanmıştır. Aslında yapılması gereken de Doğu'nun Orta Çağ'da ortaya koyduğu zihniyeti günümüz üniversitelerine uygulamaktır. Yani özgür düşünce ortamını genişletebildiğimiz kadar genişletmeliyiz. Genişletmeliyiz ki ülkemiz bilim ve teknolojisi gelişip serpilecek ortamı bulabilsin. Özellikle bizim gibi yeni kurulan üniversitelerin bu düşünceyle düzenlenmesi gerekir. Aksi takdirde bu üniversiteler, üniversite diploması dağıtan "yüksek lise" görünümü ötesine geçemezler. Üniversitelerimizin daha özerk, daha demokratik ve daha çok bilimsel proje üreten üniversiteler olması gerekir. Tabii rektörler de bu sürecin en önemli takipçileri ve uygulayıcıları olmalıdır.
Öğrenciler neden üniversitenizi tercih etsinler?
Öncelikle genç ve dinamik bir üniversite olmasına rağmen başarılarımızla rüştümüzü ispat etmiş bulunuyoruz. Genç, dinamik ve heyecanlı bir akademik kadromuz mevcut. Bunun yanı sıra bilimsel, kültürel, sosyal ve sportif çalışma ve faaliyetler açısından da son derece aktif bir üniversiteyiz. Ayrıca üniversitemiz coğrafi konum itibariyle dünyada turizm merkezi olarak belirlenen önemli bir bölgede yer almaktadır. 
Üniversitenizi tercih eden öğrencilere iyi bir eğitim için iddialı mısınız?
Bizi tercih eden öğrencilerimiz, hem kaliteli bir eğitim ve çok geniş bir yelpazede sosyal imkânlara sahip olmakta hem de küçük ve huzurlu bir şehirde ulaşım ya da barınma sorunu yaşamadan rahat bir öğrenim hayatı geçirmekteler. Tercih edilirliğimizin her yıl artması, sonraki öğrenciler için de önemli bir tercih sebebi konumundadır. Üniversitemizi tercih edecek öğrenciler Nevşehir'e geldiklerinde kısa zamanda üniversite ailemize dâhil olacaklar ve fazlasıyla memnun kalacaklarını düşünüyorum.
Öğrencilerin üniversite tercih ve yerleştirilmesinde sizce üniversitenin yeri ve rolü ne olmalıdır?
Üniversiteler akademik düzeyleri ve ortaya koydukları performansları itibariyle üniversite misyonunu yerine getirmektedir. Bu da öğrencinin algısında en iyi öğrenimi görebileceği yerin belirlenmesine ön ayak olmaktadır. Ayrıca üniversitenin bulunduğu bölgenin avantajları da öğrenciye kılavuzluk etmektedir. Öğrencilerin öğrenim görecekleri üniversiteyi seçmeleri üniversitenin öğrenciyi seçmesinden çok daha doğru bir yaklaşımdır.  Çünkü bireyi aktif kılan da budur. Nitekim katılımcı demokrasi de böyle işlemektedir.


Üniversitenizi nasıl konumlandırıyorsunuz?
Biz üniversitemizi büyük bir aile olarak görmekteyiz. Bu günümüze ulaşmamızda ailemizin tüm fertleriyle birlikte hayırseverlerimizin de büyük emeği bulunmaktadır. 
Yerleşke içinde devasa kongre merkezi inşa etmişsiniz. Neyi hedefliyorsunuz?
Rektör olarak atandığımda bölge turizmiyle ilgili önemli iki projem vardı. Birisi Kapadokya'yı "kongre turizmi"nin, diğeri ise "inanç turizmi"nin merkezi konumuna getirebilmekti. Şu aşamada "kongre turizmi" için kolları sıvamış bulunmaktayız. Üniversitemizin toplamda 7 salon ve 4.000 kişi kapasiteli kongre ve kültür merkezi 2015 yılında tamamlandı ve hizmete açıldı.  Kongre merkezimiz bölgenin en büyük kongre merkezidir. Ülkemizde yapılan kongreler daha çok İstanbul ve Antalya merkezli gerçekleştirilmektedir. Biz bu kongre merkeziyle Kapadokya bölgesini de bu pastadan pay alması için yarışa dâhil etmiş bulunuyoruz. Kapadokya bölgesi gerek sahip olduğu doğal güzelliklerle ve gerekse bölgede bulunan büyük turizm yatırımlarıyla yılın 12 ayı kongre turizmi için oldukça önemli bir cazibe merkezi olacaktır. İstiyoruz ki Kapadokya'nın turizm yatırımları sadece 3+3=6 ay değil, yılın 12 ayı tam kapasiteyle çalışsın.


Kimdir? 
Prof.Dr.Filiz Kılıç, Nevşehir'in Avanos ilçesinde doğdu. Hacettepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde "Eski Türk edebiyatı Anabilim Dalında" Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını tamamladı. Araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladığı Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde 1995 yılında yardımcı doçent, 2005 yılında da profesör unvanını almaya hak kazandı. Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi Müdürlüğü, GÜADEK (Gazi Üniversitesi Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Kurulu) üyeliği ve Proje başkan ve yardımcılıkları görevlerinde bulundu. 2008 yılında Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi kurucu rektörlüğüne atandı. Evli ve iki çocuk annesidir. Prof. Dr. Filiz Kılıç'ın başta uzmanlık alanı olan Klasik Türk Edebiyatı olmak üzere çeşitli konularda yazılmış 16 bilimsel kitap çalışması, 30'dan fazla ulusal ve uluslararası boyutta makalesi, pek çok bildirisi, ansiklopedi maddeleri, editörlük çalışmaları bulunmaktadır.


Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi künyesi
Yerel ve evrensel

Kuruluş tarihi: 2007
Bulunduğu İl ve ilçeler: Nevşehir, Avanos, Derinkuyu, Gülşehir, Hacıbektaş, Kozaklı, Ürgüp
Eğitim sloganı: Yerelden Kopmadan Evrensele Ulaşmak
Fakülte Sayısı: 7, Yüksekokul Sayısı: 2, Meslek Yüksekokulu Sayısı: 6, Araştırma Merkezleri: 7, Öğrenci Kulübü Sayısı: 26
Mevcut öğrenci sayısı: 15 bin
Akademik personel sayısı: 575
İdari Personel sayısı: 276
Kampüs Kapalı Alan: 238 bin metrekare
Misyon: Ulusal değerlerle birlikte Kapadokya bölgesinin doğal ve kültürel değerlerine sahip çıkarak,  nitelikli kadrosu ile çağdaş, yenilikçi, rekabetçi, topluma hizmet etme bilinç ve sorumluluğuna sahip bireyler yetiştirmek, evrensel ölçütlere göre bilimsel bilgi üretmek, bilgiyi etkin bir biçimde yaymak ve insanlık yararına kullanmaktır.
Vizyon: Dünyanın kültürel ve doğal miraslarından biri olan Kapadokya Bölgesinde eğitim, araştırma ve entelektüel liderliğiyle turizm, ekonomi, sanat ve teknoloji alanlarında topluma hizmet sunarak yerelden kopmadan evrensel değerlere katkıda bulunan öncü bir üniversite olmaktır.   



  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş