CANAN ERASLAN

Herkese tanıdık geldi mi? Bence evet... Neredeyse bütün annelerin en az birkaçını kullandığından emin olduğum replik gibi cümleler bunlar.
Bütün ailelerin hedefi çocuğunu en iyi şekilde büyütmek, geleceğe hazır hale getirmek. Sadece yöntem farklı. Doğru yöntem için de bazen uzmana danışırız, bazen doğru yaptığını düşündüğümüz kişilere... Bugün, “Çocuğunuza küçük odayı değil, salonu verin” diyen Profesör Doktor Mehmet Engin Deniz'e kulak verelim diyorum. Çünkü Profesör Deniz, “Çocuk salonda olacak, her şeyle oynayacak, bir şeyler deneyecek, sokakta yapamadığını yapacak, belki başarılı belki başarısız olacak ama deneyecek” diyor. İşte Deniz'in, ailelere bazı tavsiyeleri:
? Toplumsal ve bireysel olarak gelişim açısından salonlarımız çocuğun odası olmalı. Çocuk oyun oynayacak, kendisini ifade edecek, rahat edecek, sokakta yapamadıklarını evde yapacak ki sağlıklı gelişsin.
? Bırakın hata yapsın. O hata yapmayacak diye başladığı işi elinden alıp siz bitirmeyin. Bırakın zayıf alsın, üzülsün ve durumu kendisi düzeltmeye çalışsın.
? Koşma, dokunma, çözme, kırma, gürültü yapma, hoplama... Çocuklara sürekli yapmaması gerekenleri söylüyoruz. Bundan vazgeçip yapması gerekenleri söyleyelim. 
? Veliler kendi yarışlarına çocuklarını alet etmesin.
? Okulda yaramazlık yapması yasaklanan çocuk evde de kısıtlanırsa gelişemez, içine kapanır ya da 'yaramaz' sıfatı yapışır üzerine. Onun için evde ona geniş alan verin. Mutfakta yaptığınızı paylaşın.
MUTFAĞA DA GİRSİN
Bazı uzmanlar, çocukların küçük yaşlardan itibaren anne veya babasına yardım ederek güven kazanması gerektiğini ifade ediyor. Onun için onunla oynayın, birlikte meyve sıkın, hamur açın, yemek yapın... Hatta bırakın kirletsin, dağıtsın.