Milli Eğitim Bakanı Avcı, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Güneydoğu’daki okullarda telafi eğitimiyle ilgili Avcı, “İnşallah onlarla ilgili planlamalarımızı yaptık, geçen Perşembe günü Mardin’de bununla ilgili son toplantımızı yaptık. Daha önce 31 Aralık-1 Ocak, yani yılbaşında biz Van’daydık, yani bu bildiriye imza atan arkadaşlar o sırada neredeydiler bilmiyorum, ama Millî Eğitim Bakanlığı olarak ben ve arkadaşlarım Van’daydık, sonra Batman’a geçtik, sonra Diyarbakır’a geçtik, sonra Urfa’ya, Gaziantep’e geçtik. Orada da 15 ilden çağırdığımız milli eğitim müdürlerimizle, ilçe milli eğitim müdürlerimizle, il milli eğitim, ilçe milli eğitim müdürlerimizle, müfettiş başkanlarımızla toplantı yaptık. Bunlarla ilgili her ille ilgili durumu tek tek gözden geçirdik. Dediğim gibi, Silopi, Cizre, Dargeçit, Sur, biraz Yüksekova dışında bölgenin genelinde bu 15 ilde herhangi bir aksama olmadı eğitimde. Geçen Perşembe günü de Mardin’de yaptığımız toplantıyla buraya ilgili vali yardımcılarını, kaymakamlarını çağırdık. Diyarbakır, Şırnak ve Mardin il millî eğitim müdürleriyle, Sur, Yenişehir ilçe eğitim müdürleri, Cizre, Silopi ilçe millî eğitim müdürleri, Mardin Dargeçit, Derik, Nusaybin ilçe millî eğitim müdürlerini çağırdık ve özellikle 8’inci ve 12’nci sınıfta olup da bu arada eğitimini aksatmış olan öğrencilerimiz, kendileri aksatmadılar, terör örgütü tarafından eğitimlerine mani olunmuş olan öğrencilerimizin nasıl bir telafi eğitimiyle yetiştirilmeleri gerektiği konusunda gerekli planlamaları yaptık. Şimdi yarıyıl tatilinde bu öğrencilerimizi tatil münasebetiyle elverişi hale gelen okullarımızda, pansiyonu olan yatılı olarak misafir edebileceğimiz okullarımızda telafi eğitimine alacağız 8’inci ve 12’nci sınıf öğrencilerini. Şimdi tek tek o öğrencilerin aileleriyle temas kuruluyor ve onlara çocuğumuzu biz şurada şöyle bir telafi eğitimine almak istiyoruz” ifadelerini kullandı. 
“TELAFİ EĞİTİMİNE MANİ OLAN İNSANLAR VAR” 
“Telafi eğitimine mani olan insanlar var” diyen Avcı, şunları kaydetti: 
“Mani olmaya çalışan insanlar var, ama buna rağmen bölge insanı neyi niçin yaptığımızı, devletin ne yaptığını; PKK’nın ne yaptığını, PKK yandaşlarının ne yaptığını biliyor. Çocuklarımızın inşallah biz bu süre içerisinde telafi eğitimlerini yapmış olacağız. Ayrıca bununla yetinmeyeceğiz tabi, ikinci yarıyılda da hem diğer sınıflardaki, yani 8 ve 12’nci sınıf dışındaki öğrencilerimizi, hem de yine 8 ve 12’leri hafta sonu kurslarıyla, ders saatlerinden sonra hafta içi kurslarıyla, hızlandırılmış, yoğunlaştırılmış telafi dersleriyle yerleştirmeye çalışacağız. Şimdi burada son temel eğitimden ortaöğretime geçiş sınavlarının sonuçlarını açıkladığımızda siz de gördünüz belki, bölgede pek çok çocuğumuz tam puan aldı. Mardin’de de var, Akşehir’de de var, Nevşehir’de de var, başka illerimizde de var bütün soruları yapan. Ve bunlar ne dershane, ne şu-bu, sadece okullarında aldıkları eğitimle ve kendi bireysel evlerinde yaptıkları çalışmalarla başarılı olduklarını zaten kendileri de söylüyorlar; o sevindirici tabi. Ama biz bütün çocuklarımızın 180 iş günü eğitim alma haklarını sonuna kadar sağlamakta kararlıyız. İşte Silopi şimdi büyük ölçüde rahatlamış durumda, diğer ilçelerimizde de bir rahatlama olacağını tahmin ediyorum. Biz eğitimin akması halinde bu sömestr tatilinde yaptığımız uygulamadan da alacağımız geri dönüşlerle bu tür telafi mekanizmalarını ikinci yarıda da gerekirse devreye koyacağız.” 
“ÇOK ZEVKLE İMZALADIĞIM BİR GENELGE O” 
Bakan Avcı, yarıyıl tatilinde öğrencilere ödev verilmemesi genelgesine ilişkin, “Çok zevkle imzaladığım bir genelge o. Bazı veliler bundan hoşnut değiller, onu biliyorum. Ama biz haklıyız, yani çocuklar ve biz haklıyız. Bu yarıyıl tatili zaten bunun için veriliyor çocuklar dinlensinler, eğlensinler, işte başka şeylerle de meşgul olabilsinler, oyun çağındakiler oyunlarını oynasınlar, başka sanatsal, sportif, kültürel faaliyetlerde bulunsunlar, aile büyüklerini ziyaret etsinler, arkadaşlarıyla daha çok beraber olsunlar, dinlensinler istiyoruz, tatiller de bunun içindir zaten. Ama bazı velilerimiz çocukları bir türlü rahat bırakmıyorlar, onlara biraz da birer proje gibi bakıyorlar, kendi olamadıkları şeyleri illa onlar olacakmış gibi, onları oldurmak için çocuklara fazla yükleniyorlar, böyle yaparak da daha iyi annelik ve babalık yaptıklarını düşünüyorlar. Çocuklar kitabın kapağı açmasınlar, hiçbir şey yapmasınlar, yasak demiyoruz, ama… Başka kitaplar okusunlar, öğretmenlerinin tavsiye ettiği başka kitaplar olabilir, ama sınava çekmek üzere değil. ‘Bak bu güzel bir kitap, sen de bunu tatilde okursan hoşuna gider’ müeyyidesi olmayan, bir yaptırımı olmayan, döndüğü zaman, bak okudun mu, okumadın mı imtihan edeceğim diye baskı altında okumayacakları kitapları okusunlar” dedi. 
30 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI BAŞVURULARI 2-8 ŞUBAT TARİHLERİ ARASINDA 
Öğretmen atamasıyla ilgili ise Avcı, şöyle konuştu: 
“Başvurular 2-8 Şubat arasında yapılacak, onaylanması 2-8 Şubat 2016’da tamamlanmış olacak. Bu başvurular bittikten sonra atama için yer belirlenecek, 11 Şubat 2016 tarihinde bunu yapacağız inşallah. Daha sonra öğretmen adaylarımızdan bu atama yerleri belli olacak 11 Şubat’ta, onlara şunu soracağız: Şimdi ikinci yarı siz oryantasyon eğitimine alınacaksınız dolayısıyla, bu oryantasyon eğitimini atandığınız ilde mi, bulunduğunuz ilde mi nerede almak istiyorsunuz? 15-18 Şubat tarihleri arasında da bu başvuruları alacağız, yani adaylarımız diyecekler ki ben filan yere atandım orada bu oryantasyon eğitimini görmek istiyorum veya bulunduğum ilde yapmak istiyorum. Bu tercihleri aldıktan sonra oryantasyon eğitiminde yetiştirilmek üzere il emri atamalarını yapacağız 19 Şubat 2016 tarihinde. İl emrine atananların valilikçe görev yerlerinin belirlenmesinin son günü de 22 Şubat 2016, yani biz 19 Şubat 2016’da tercihlerine bağlı olarak il emrine atayacağız, sonra da ilde valiliklerce şu okulda, şu kurumda diye onlar yerleştirilmiş olacaklar bu da 22 Şubat 2016 tarihinde başlamış olacak.” 
Branşların dağılımının en geç inşallah 27 Ocak’ta açıklanacağını bildiren Avcı, “Türkiye genelinde ne kadar öğretmen açığımız var, yüzde kaç? Sonra o yüzdeleri branşlara da uyarlıyoruz. Bunlarda bazı illerde diyelim olağanüstü bir branş açığı var orada biraz daha fazla ilave yapabiliriz, ama bu genel ortalamayı değiştirmez. Bütün branşlara belli oranlarda, yani hepsine aşağı yukarı aynı oranda kontenjanlar ayrılmış olacak; bunu da en geç 27 Ocak’ta açıklayacağız inşallah. 27 Ocak’ta branşları açıklayacağız, sonra aday öğretmen arkadaşlarımız 5 gün sonra 2 Şubat’tan itibaren başvurularını yapmaya başlayacaklar, bir kere daha söyleyeyim isterseniz. 2-8 Şubat arasında başvurularını alacağız, sonra 11 Şubat’ta atamalarını açıklayacağız, herkes nereye atandığını öğrenecek yani oryantasyon eğitimi bittikten sonra Eylül ayında nerede görevlerine başlayacaklarını 11 Şubat’ta biliyor olacaklar, sonra 15-18 Şubat tarihleri arasında atandıkları ilde mi, bulundukları ilde mi, bir başka il de mi bu oryantasyon eğitimine girmek istediklerine tercihlerini yapacaklar, biz 19 Şubat’ta da onları bu tercihleri doğrultusunda il emrine atayacağız. İkinci yarıyıl boyunca oryantasyon eğitimiyle neyi kastediyoruz, şunu kastediyoruz: Daha önce biz zorunluluktan ötürü atanan öğretmenlerimizi Ağustos’ta ilan ediyorduk Eylül 15’de okullar açıldığı zaman; diyelim atandıkları okullara gidip derse giriyorlardı ve gittikleri ili belki ilk defa görüyorlar, atandıkları okulu ilk defa görüyorlar, ilk defa bir derse öğretmen olarak giriyorlar. Şimdi bu oryantasyon eğitimiyle 4 ay boyunca Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları boyunca bir danışman öğretmen gözetiminde derslere gözlemci olarak girecekler. Danışman öğretmen kim? Meslekte en az 10 yılını tamamlamış, yani artık muallim olmuş öğretmenlerimizden birer danışman öğretmen tayin ediyoruz her yeni aday öğretmen arkadaşımıza. Onların gözetiminde yine duayen öğretmenlerin, meslekte tecrübeli öğretmenlerin derslerine girecekler gözlemci olarak. Ama illa kendi branşlarının derslerine girmeyecekler, yani diyelim bir ilkokul öğretmeni, sınıf öğretmeni aynı zamanda ortaokuldaki bir fen bilgisi dersine de girecek, lisede ki bir meslek dersine de girecek değişik okul türlerinde, değişik derslere de girip tecrübeli hocalar bu dersleri nasıl anlatıyorlar, sınıf içi stratejileri nasıl bunları gözlemlemiş olacaklar. İl emrine atandıktan sonra maaşlarını almaya başlayacaklar, yani oryantasyon eğitim süresince maaşlarını da alacaklar. Bunu özellikle vurguluyorum, çünkü biz Meclis’e kadro talebinde bulunurken son yasada Meclis’ten çıkan son kadro talebimizle ilgili yasa 12 bin 500 talebimiz vardı, bazı dedikodular döndürüldü o arada 30 bin dediler, ama bakın Meclis’ten 12 bin 500 kadro alıyorlar demek ki azaltacaklar gibi dedikodular bile yapıldı. Hâlbuki bizim 30 bine tamamlamak için 12 bin 500 kadroya daha ihtiyacımız vardı. Daha önce emekli olanların kadroları elimizde zaten onun üzerine 12 bin 500 daha ilave edince 30 bin atamayı yapabilir duruma geldik” diye konuştu. 
“GÖREVİNE SON VERDİĞİMİZ VE SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUĞUMUZ 71 SAHTE DİPLOMALI KİŞİ VAR” 
“Şu anda 71 belirlediğimiz ve görevine son verdiğimiz ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğumuz 71 sahte diplomalı öğretmen belirledik” ifadesini kullanan Avcı, “Aslında birçoğu diploma şöyle: Diyelim fizik öğretmeni A üniversitesinden fizik öğretmenliği bölümünden mezun olmuş diploması var gerçekten. Fakat biliyor ki veya çete biliyor ki bu atama döneminde fizik öğretmenliği alanında çok az alım yapılacak. Buna mukabil daha çok ihtiyaç duyulan, daha çok açık olan mesela özel öğretim öğretmenliği orada daha çok ihtiyacımız var buna açığımız daha fazla olduğu için oraya daha çok kontenjan ayırıyoruz. O zaman bu fizik öğretmenliği diplomasını sahte bir diplomayla değiştirip özel öğretim öğretmenliği diploması haline getiren bir çete. O da özel öğretim diplomasıyla müracaat ediyor ve özel öğretim öğretmeni olarak atanmış. Bu daha önce sorgulama şöyle yapılıyormuş geçmişte: Yani çok şüpheli durumlarda diploma nereden verilmiş? Diyelim ki, Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesinden, oraya soruyorsunuz ‘evet benim böyle bir mezun öğrencim var’ diyor, ama bölümünü o da söylemiyor, siz de sormazsanız aslında oradan mezun olmuş ama o bu branşın öğretmeni değil sahtekarlıklar büyük ölçüde böyle. Bunların içinde hiç öğretmen olmadığı halde yani herhangi bir diploması olmadığı halde sahte sıfırdan sahte üretilmiş diploma yok 71’in içinde bunlar bölüm sahtekarlığı yaparak, yani bölümünü değiştirmiş gibi yaparak veya farklı bölümden mezun olmuş gibi bir diploma üreterek müracaat etmiş onlar. Görevine son veriyoruz, suç duyurusunda bulunuyoruz, bunun 2 yılla, 5 yıl arasında değişen hapis cezası var. İşte aldığı bütün maaşları ödemek zorunda faiziyle filan öyle ağır şeyi var. Ben bunu özellikle bugünlerde vurgulama ihtiyacı duymamamızın bir sebebi de işte 30 bin öğretmen ataması yapacağız yine bu çete bu tür şeylere kalkışabilir, bazı öğretmen adayları da böyle bir ivaya, baştan çıkarmaya kapılabilirler dikkatli olsunlar, katiyen böyle bir yola tevessül etmesinler diye bunu özellikle açıkladık. Şu anda savcılıklarda bu 71 diğer bütün diplomalarda ayrıca, yani KPSS sınavının başladığı 98 yılından itibaren alınmış olan bütün diplomaları da peyderpey elden geçiriyoruz, geçireceğiz ve onun çalışmalarını yapıyoruz. Ben bu vesileyle bizim bu konularla ilgili rehberlik birimimize ve genel müdürümüze ve bütün müfettişlerimize özellikle çok teşekkür ediyorum. Gerçekten zor bir araştırmaydı, ortaya çıkarmakta, sonuçlandırmakta, şu anda yaptıkları çalışmalarda aynı şekilde onlara çok teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu. 
EŞ DURUMU ATAMASI ŞUBAT’TA 
Bakan Avcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
“Şubat ayında yapılacak eş durumu atamaları sadece geçerli mazereti olan ve müracaat ettiği ilde norm olan boş kadro olan öğretmenlerimiz için yapılabilecek, il emrine atama yapmayacağız. Şubat’ta aldığımız yeni arkadaşlarımızı o gelenlerin yerine gönderemiyoruz, onları oryantasyon eğitimine alacağız. Müfredat dediğimiz şey hangi okulda, hangi eğitim kademesinde anaokulunda, ilkokulda, ortaokulda, lisede, değişik lise türlerinde, Anadolu lisesinde, fen lisesinde, sosyal bilimler lisesinde, meslek eğitim liselerinde, meslek ve teknik liselerde hangi dersler nasıl okutulacak müfredat bu. Dolayısıyla, bu işle kim uğraşıyor? Talim Terbiye Kurulu ve bizim eğitim öğretimden sorumlu genel müdürlüklerimiz yani Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz, Ortaöğretim Genel Müdürlüğümüz. Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz anaokulları, ilkokullar ve ortaokullardan sorumlu. Ortaöğretim dediğimiz Genel Müdürlükte bütün lise düzeyindeki okullarımızdan sorumlu. Buralarda okutulan, okutulacak olan dersler ve bu derslerin programları nasıl hazırlanacak, hangi kazanımlar için öğrencileri bu dersler verilecek bunları Talim Terbiye Kuruluyla işte bu eğitim öğretimle ilgili birimlerimiz kararlaştırıyorlar. Bu her dersle ilgili bir program hazırlanıyor önce o program bu ders şu konuları içerecek, her bir konu anlatılırken de öğrencinin şunları kazanması hedeflenecek ona kazanımlar diyoruz. Programlar belli olduktan sonra bunların kitapları yazılıyor. Gerek Millî Eğitim Bakanlığı, gerekse özel sektör, yayıncılar bu programlar doğrultusunda ders kitapları hazırlıyorlar, sonra bu ders kitapları panel dediğimiz dersin o dersin öğretmenlerinden oluşan, ama kimsenin kimliğini, açık kimliğini bilmediği yüzlerce, binlerce öğretmene online olarak dağıtılıyor bilgisayar ortamında. Görüşlerini bildiriyorlar, ama inceledikleri kitabın kime ait olduğunu, kim tarafından hazırlandığın filan bilmeden. 
Sonra oradan geçenler değişik yani hem anlatım olarak, hem konuya uygunlu olarak, hem görsel malzeme olarak her bakımdan bir ders kitabında bulunması gereken kriterleri bunlar zaten dağıtılmış oluyor daha önce panel üyelerine o kriterler açısından gözden geçirildikten sonra panelden geçer notu alanlar tekrar Talim Terbiye Kurulunda kurulan komisyonlardan bir daha elden geçiriliyor, sonra Talim Terbiye Kuruluna son hali geliyor ve böylece okutulabilirlik kazanıyor.” 
17 MİLYON 535 BİN 236 ÖĞRENCİYE KARNE VERECEĞİZ” 
“17 milyon 535 bin 236 öğrenciye karne vereceğiz toplamda, 60 bin 381 okulda karne vereceğiz” diyen Avcı, “Ben şimdiden karne alacak bütün öğrencilerimize iyi bir tatil diliyorum, öğretmenlerimize iyi bir tatil diliyorum” ifadelerini kullandı. 
“EĞİTİMİ AKSAMIŞ OLAN ÖĞRENCİLERİMİZİN DEVAMSIZLIKLARINI SAYMAYACAĞIZ” 
“Bu arada eğitimi aksamış olan çocuklarla ilgili yapılan bir düzenlemeyle ilgili Bakan Avcı, “Onların devamsızlıklarını saymıyoruz, yani zorunlu olarak sokağa çıkma yasağı olduğu için Silopi’de, Cizre’de, Dargeçit’te, İdil’de devamsızlık yapmak zorunda kalmış olan, terör örgütü yüzünden okullarına gidememiş olan öğrencilerimizin devamsızlıklarını saymayacağız, onlar devamlı öğrenci gibi olacak. Hatta iki yazılı yapılması gerekiyor yönetmeliğe göre, yapılmamışsa onların bir yazılısını da yine saymış olacağız. Yani onları mağdur etmeyecek düzenlemeleri de yaptık, onu da genelgemizde illere bildirdik zaten. 
Velilerimizden rica ediyorum, çocukları yormasınlar, kendilerini de yormasınlar, sadece çocukları değil kendilerini de yormasınlar. Biz işimizi yapıyoruz. Biz onların yerine yorulmaya devam edeceğiz, onlar yorulmasınlar” dedi.