Doç. Dr. Süleyman DOĞAN sordu, rektörler cevapladı

Manisa denince Şehzadeler şehri akla gelir. Manisa çok dingin ve insana huzur veren bir ruh yapısına sahip bir şehirdir. Eski ile yeniyi bir arada barındıran Manisa’da Celal Bayar Üniversitesi şehre katkı sağlamaktadır. 1992’de kurulan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Kemal Çelebi, mütevazı, çalışkan, sempatik, girişimci ve herkesle iletişimden yana bir portre çiziyor. Yaklaşık bir yıldan beri üniversitenin en tepe yöneticisi olan Rektör Çelebi, yardımcıları; Bilal-i Habeş Gümüş, Muzaffer Tepekaya ve Birol Kovancılar ve diğer yöneticilerle birlikte iyi bir ekip oluşturmuş. Kendisiyle yaptığım söyleşi ile baş başa bırakırken katkılarından dolayı Protokol, Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Zeynep Sülek’e de teşekkür ediyorum. 
¥ Sayın Hocam rektör olmayı daha önceden hedeflediniz mi?
2014 yılının Nisan, Mayıs aylarında üniversite içinden bazı öğretim üyesi arkadaşlarım ile Manisa ve Ankara’da yaşayan bazı dostlarım aday olmam konusunda ısrar ettiler. Bu ısrarların artması üzerine başta ailem olmak üzere öğretim üyesi arkadaşlarım ve düşünceleri benim için önemli olan dostlarımla konuyu değerlendirdim. Bazı sivil toplum kuruluşlarıyla istişareler yaptım. Gerçekten çok düşündüm. Öğretim üyesi arkadaşlarımın desteği, yükseköğretim kurulunun tercihi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın tensibi ile Rektör olarak atandım.
¥ Üniversiteniz Türkiye için ne ifade ediyor ve Türk bilim alanına yaptığı katkılardan kısaca söz eder misiniz?
Üniversiteler bilginin üretildiği, yorumlandığı, zenginleştirildiği, derinleştirildiği, eleştirildiği ve aktarıldığı kurumlardır. Üniversitemiz ülkemizdeki yükseköğretime olan talebin kendi payına düşen kısmını karşılayarak üniversitelerin bu misyonunu gerçekleştirme gayretindedir. Türkiye’deki üniversiteleri; 1992 yılına kadar kurulanlar, 1992 yılında kurulanlar ve 1992’den sonra kurulanlar olarak üçe ayırırsak bizim üniversitemiz orta kuşakta yer alıyor. Genç ve dinamik bir üniversiteyiz. Web of Science’de indekslenen 4014 Üniversitemiz adresli uluslararası yayına 24 bin 954 atıf yapılmıştır. Çalışmaların yüzde 15’i yabancı akademisyenlerle iş birliği içinde gerçekleştirilmiştir. Örneğin bu iş birliği fizik alanında yüzde 66, kimya alanında yüzde 34, mühendislik alanında yüzde 19’dur.
¥ Üniversitenizin yakın ve uzak hedef olarak Türk bilimindeki vizyonunu ve yerini nerede görmek istiyorsunuz?
Üniversitemizin hedeflerini “Uluslararasılaşma”, “Katılım”,“Kalite güvencesi”,“Yeni teknolojiler” ve “Girişimcilik” olarak sıralayabiliriz. Üniversiteler ve yükseköğretim sistemleri çok hızlı bir şekilde dünyaya açılıyor. Bu eğilim doğrultusunda dünyanın çeşitli ülkelerindeki üniversiteler ile sıkı ilişkiler geliştirmeyi hedefliyoruz. Erasmus ve Mevlana kapsamındaki anlaşma sayımızı, öğrenci, öğretim üyesi ve personel hareketliliğimizi geliştiriyoruz. Bu hareketliliğin getirdiği karşılıklı etkileşim yoluyla öğrenci ve öğretim üyelerimizin bilgilerini yenilemelerine, daha çoğulcu diyalog ortamı oluşturmalarına, kültürlerarası etkileşime zemin hazırlıyoruz.
¥ Yükseköğretim kurumlarında görmek istediğiniz öğrenci profili sizce nasıl olmalıdır?
Öğrenci üniversitenin çoğunluk aktörüdür. Sadece bilgi edinen değil aynı zamanda sorularıyla, tartışmalarıyla, kendi çalışmalarıyla akademisyenlerin kendilerini yenilemelerine de katkı sağlarlar. Bunun bilincinde bir öğrenci profili görmek isterim. Bulundukları yaş itibariyle öğrenciler heyecanlı ve dinamikler. Bu heyecan ve dinamizmi saygı, sorumluluk, disiplin, merhamet, sevgi, alçak gönüllülük ile taçlandıran bir öğrenci profili görmek isterim. Zamanın ruhunu ıskalamayan, dışlayıcı değil kapsayıcı, suçlayıcı değil sorgulayıcı bir öğrenci profili, rüyaları ve hayalleriyle ilim, irfan ve hikmet menzillerine yolculuk yapacak bir gençlik... Necip Fazıl’ın ifadesiyle “Ak sütün içindeki ak kılı görecek kadar gözü keskin” ve “Kim var denildiğinde sağına ve soluna bakmadan ben varım diyecek” bir gençlik…
¥ Türkiye’deki üniversitelerin bilim, teknik ve üretime katkı bakımından dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek düzeye gelmeleri için neler yapılmalıdır? 
Rahmetli Prof. Dr. Erol Güngör’ün Sosyal Meseleler ve Aydınlar kitabında yer verdiği  “Üniversiteler memleket meseleleriyle değil, bu meseleleri çözecek kalitede insan yetiştirmekle uğraşırlar.”  Sözü üniversitelerimizin asıl görev alanını çok güzel ifade ediyor. Çözüm kaliteli eğitim ve bunun çıktısı olarak kaliteli öğrenci, kaliteli yayın. Artık çok sayıda yayının da anlamı yok. Nicelikten çok niteliğin önemli olduğunu düşünüyorum. Bilimsel yayıncılıkta temel amaç, bilim insanının hedefinin çok sayıda yayın yapmaktan öte, üretime dönüşen ve toplumun mutluluğuna fayda sağlayacak nitelikli yayınlar yapması olmalıdır. Yenilikçiliğin geliştirilmesi için gereken en önemli girişim,  Ar-Ge çalışmalarına verilen önemdir.
¥ Yerleşke konusunda sıkıntınız var mı?
Üniversitemiz dağınık bir yerleşke yapısına sahiptir. Manisa Merkez’de 3 ayrı yerleşkemiz ve 13 ilçemizde fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulumuz bulunmaktadır. Tek yerleşkeli bir üniversitenin avantajlarına sahip değiliz. Her ne kadar bu durum dezavantaj olsa da bir bütün olarak Manisa’ya hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
¥ Üniversitenizin tercih edilecek yabancı öğrenci profili nedir, hangi bölge ve ülkelerden öğrencileriniz var?
Üniversitemize bu yıl aralarında Almanya, ABD, İngiltere ve Rusya’nın da bulunduğu 34 ülkeden 423 yabancı öğrenci kayıt yaptırma hakkı kazandı. Böylece yabancı uyruklu öğrenci sayımız 691 oldu. Bu yıl ilk kez Manisa ve Azerbaycan Bakü’de aynı anda Yabancı Uyruklu Öğrenci Seçimi Sınavı gerçekleştirdik. Amacımız üniversitemizin uluslararasılaşma hedeflerine ulaşması ve Manisa’nın bu alanda bir çekim merkezi hâline gelmesidir. Yabancı uyruklu öğrencilerimizin rahat ve huzurlu ortamda eğitim-öğretim görmeleri, Manisamız ve üniversitemize en kısa zamanda alışmaları için tüm gücümüzle çalışıyoruz.
¥ Yeni Türkiye’nin yeni üniversiteleri ve yeni rektörleri nasıl olmalıdır?
Ekonomiyi küreselleştiren dünya; merhameti, şefkati, sevgiyi, hakkaniyeti ve adaleti de küreselleştirmelidir. Tarihî derinliğiyle, kültürel zenginliğiyle, bütün farklı dinleri, kültürleri, sulh ve selam yurdu kurarak bir arada yaşatmayı başaran, küresel medeniyet tecrübesine sahip Türkiye, üniversitelerinde de bu anlamda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundadır. Rektörlerde üniversitelerinde Yeni Türkiye’nin bu vizyonuna uygun liderlik yapmalıdırlar.
¥ Üniversite ile sanayi iş birliğini nasıl sağlamayı düşünüyorsunuz?
Yapımı devam eden Teknopark ile Manisa’nın tarımının ve sanayisinin daha da güçlenmesine önemli bir katkıda bulunacağız. Teknopark’ta ana temamız üretim olurken bilişim de buranın olmazsa olmazı olacak. Bizim öncelik vereceğimiz alan imalat sanayi ve üretim sektörü. Üniversitemiz bünyesinde ayrıca Teknoloji Transfer Ofisi’ni de açmaya hazırlanıyoruz. ÜSİTEM (Üniversite Sanayi İşbirliği Merkezi) çok yoğun ve başarılı bir çalışma içinde. Bu yıl üniversite-sanayi iş birliği alanında Makine-Kalıpçılık ve Teçhizat Sanayii Kümelenmesi projesine üiversitemiz önemli katkılar sağladı.
¥ Rektör olalı bir yıl geçti. Bu zaman zarfında üniversite için neler yaptınız, bir yıllık vizyon muhasebesini yapar mısınız?
Üniversite ve şehir bütünleşmesine çok önem veriyoruz. Bu bütünleşmede sivil toplum kuruluşlarının rolünün farkındayız. Bu amaçla “Sivil Toplum Kuruluşları Uygulama ve Araştırma Merkezi”ni kurduk. Şimdi bu merkezi aktif hale getirerek, sivil toplum kuruluşları ile daha sıkı bir iş birliği gerçekleştireceğiz. Şehirle bütünleşmede üniversite hastanesinin de çok önemli bir işlevi olduğu düşünüyoruz. Bu amaçla hastanede verilen hizmetin niteliğini arttırmak, bazı birimleri daha üst seviyede geliştirmek, Manisalıları başka şehirlere gitmekten kurtarmak için gayret ediyoruz. Radyasyon Onkolojisi kliniği bölgenin en donanımlı kanser merkezlerinden biri haline gelmiştir. “Kemik İliği Nakli Merkezi” ile “Kozmetoloji Merkezi” modern teçhizatıyla hizmet vermeye başlamıştır.
¥ Şehirle bütünleşmek için sivil kuruluşlarla diyalog halinde misiniz?
Rektör seçimlerinde de üzerinde durduğumuz bir konuydu bu. Çeşitli kamu, sivil toplum ve sanayi kuruluşlarıyla iş birliği protokolleri yaparak şehirle bütünleşen bir üniversite olma yolunda hızla ilerliyoruz. Üniversitemizde tiyatro ve müzik kulüpleri için ses yalıtımlı 100 kişi seyirci kapasiteli yeni salon yapıldı. Fiziki yatırımlar yanında asıl eğitimin niteliğini arttıracak tedbirler almak zorundayız. Akademisyen seçiminden, yayınlara, projelere kadar çalışmalarımız var. En büyük projenin eğitimin kalitesini artırmak olduğunu düşünüyorum. Üniversitemizde kalite güvencesi kurulları oluşturuldu. Bu çalışmaların bizzat takipçisi olacağım. Bu kapsamda var olan Fen Bilimleri yanında Sosyal Bilimler alanında da ödüller ihdas ettik. Bu yıl 64 bilim ödülü verdik.
¥ Üniversite olarak kültüre ve kitaba yönelik ne gibi projeleriniz var? 
Bilimsel Akademik Teşvik Ödüllerimize “Kitap Ödülü”nü ekledik, ilk kez bu yıl kitap ödülü verdik. Manisa ile ilgili lisansüstü tezlerin yapılmasını teşvik ediyoruz. Yine aynı düşünceyle yüksek lisans ve doktora tezlerinde Manisa’nın sorunlarına, tarihine, ekonomisine, kültürüne yönelik olanlarına öncelik veriyoruz. Öğretim üyelerimizin çalışmalarından bazıları da kitap olarak basıldı. Manisa’daki sivil toplum kuruluşlarıyla ortak konferans ve bilimsel toplantılar düzenliyoruz.
¥ Dört yıllık rektörlüğünüz süresince üniversiteyi bilimsel ve alt yapı olarak nerede olmasını planlıyorsunuz?
Bilimsel ve altyapı olarak bir üst sınır belirlemek pek isabetli değil. Teknolojinin sürekli geliştiği bir ortamda yeni kurduğumuz laboratuvardaki cihazlar bile kısa sürede eskiyor. Öncelik verdiğimiz eğitimin kalitesini artırmak, tercih ve takip edilen bir üniversite olmaktır. Üniversitemizi;  milletimizin gösterdiği istikametten ayrılmadan, bireysel ve toplumsal hukuku koruma özeni ve hakkaniyetle yönetme gayretindeyiz. Üniversitemizi, hiçbir ideolojinin, hiçbir kesimin değil; yalnızca özgür düşüncenin, bilimin ve hikmetin mekânı yapmak istiyoruz.

Kimdir? 

Prof. Dr. A. Kemal Çelebi 1958 yılında Manisa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Manisa’da tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat-Maliye Bölümü’nden 1980’de mezun oldu. Dokuz Eylül Üniversitesi Manisa Maliye Muhasebe Yüksekokulu Maliye Bölümü’ne 1984’te araştırma görevlisi, Celal Bayar Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü’ne 1993’te Yardımcı Doçent, 1998’te Doçent, 2004 yılında da Profesör olarak atandı. Aynı fakültede Maliye Bölüm Başkanlığı yaptı. 1995’te yayın hayatına başlayıp, 2008 yılından itibaren de uluslararası hakemli dergi statüsü kazanan Celal Bayar Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi “Yönetim ve Ekonomi” dergisinin 19 yıl editörlüğünü yürüttü. 17 Kasım 2014 tarihinde Celal Bayar Üniversitesi Rektörü olarak atanan Çelebi, evli ve üç çocuk babasıdır.

MANİSA CBÜ KÜNYESİ

Yeni düşüncenin adresi

Kuruluş: 1992
Fakülte sayısı:10, Yüksekokul sayısı: 5
Meslek Yüksekokulu sayısı:15,
Enstitü sayısı: 3
Uygulama ve Araştırma Merkezi sayısı: 23
Akademik Personel sayısı: Bin 597
İdari Personel sayısı: Bin 499
Öğrenci Sayısı: 48 bin, 
Öğrenci Kulübü sayısı: 129
Sloganı: Yenilikçi Düşüncenin Adresi
Misyon: Ulusal kimliğini küresel değerlerle bağdaştırabilen, kendisini sürekli geliştirebilen, teknolojiye hâkim, girişimci, etik ve kültürel değerler konusunda duyarlı mezunlar yetiştirmek ve toplum yararına sunmaktır.
Vizyon: Bilimde, eğitimde ve hizmette uluslararası saygınlığı olan bir üniversite haline getirmektir.