Doç. Dr. Süleyman DOĞAN sordu, rektörler cevapladı

Tunceli’de yükselen üniversite şehre büyük katkı sağlıyor. Hem maddi hem de manevi yönden şehrin yeni nefes borusu olan Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ubeyde İpek genç, dinamik, sempatik ve çalışkan bir profil çiziyor. Profesör İpek ile Tunceli üniversite yerleşkesinde yaptığım söyleşi ile baş başa bırakırken katkılarından dolayı Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bünyamin Aksakal ve Özel Kalem Müdürü Kayahan Topal’a teşekkür ediyorum. 
Sayın Rektörüm bu zamana kadar Tunceli Üniversitesine devlet ne kadar yatırım yapmış. Sanırım Tunceli’ye yapılan en büyük yatırım?
Yaklaşık 120 ile 150 milyon civarında bir rakam bu. Kalkınma Bakanlığı, hükümetimiz bu noktada bize çok destek oldu. Sağ olsunlar hepsi Tunceli’ye gerçekten bir pozitif ayrımcılık gösterdiler. Normalde bu inşaat alanları 2025 yılına kadar devam edecekken bir defada ihalesine çıkıp inşallah 2018 yılının sonunda kampüsümüzü inşaat alanını tamamlamış olacağız. Bize destek veren başta eski rektörümüz Durmuş Bey olmak üzere herkese sizin aracılığınızla teşekkür ediyorum. Mesela bu yıl iki milyon civarında bir harcama ile Spor Toto’ya spor alanları yaptırdık. Peyzaj ihalesine çıktık ve sanırım 4 milyon civarı arsında bir rakama ihale edilmişler. Seneye inşallah üniversitemizi çok daha bambaşka bir haliyle görmüş olacağız. Bisiklet yolları ve diğer altyapılarıyla akademik birimleriyle üniversitemizi tamamlamış olacağız. Bir çevre mühendisi olarak çevre ile ilgili çalışmalarımız da oldu. 
Şehirle üniversitenin arası nasıl? 
Kalkınma sadece ekonomik değildir. Sosyal kalkınma ve kalkınmanın bir parçası olduğunu düşünüyoruz. Alevilik Merkezi kurduk ve bu alanda çalışmalarımız ve bu bağlamda Tunceli’de ondan fazla Alevi ocağımız var. Buradaki Alevi ocaklarıyla yakın temasımız ve iyi ilişkilerimiz var. İnsanların inancını rahat bir şekilde yaşaması inançla ilgili yapılabilecek akademik çalışmalar, bilimsel çalışmalar, ocakların geçmişlerinin arşivlerinin incelenmesi sözsel ifadelerin kayıt altına alınmasının çok önemli olduğunu görüyoruz. 
Tunceli Üniversitesinin Rektörü olmak nasıl bir duygu siz bunu şehir dışında söylediğinizde insanlar nasıl bir tepki veriyor?
Tunceli ile ilgili aslında doğru olmayan bir algı var. Tunceli deyince güvenlik problemi varmış gibi bir algı maalesef ilk olarak insanların aklına gelebiliyor, ama Tunceli insanı Tunceli Aleviliğin merkezi ve Alevilikte de hümanistlik en ön plandadır. Tunceli’ye gelip de Tunceli’den memnun olmayan insan yoktur. Ben de başlangıçta acaba şöyle mi böyle mi düşünürken buraya gelip insanları ve şehri tanıdıktan sonra buraların ne kadar iyi ve güzel bir yer olduğunu anladım. Su konusunda birçok akademik çalışmalarımız oldu. Munzur suyu Türkiye’nin birçok bölgesinde su ile ilgili kimyasal ve biyolojik izlemeler yaptım. Tunceli Munzur suyu Türkiye’nin en iyi sularındandır.
Hocam hem çevrecisiniz hem su ile ilgili çalışmalarınız var. Tunceli deyince Munzur suyu akla geliyor. Üniversitenin ismini Munzur olmasını istiyorsunuz neden?
İsim değişikliği ile ilgili şehir halkından büyük beklenti var. Biz de buna destek veriyoruz. Üniversitenin isminin değişmesi ile ilgili YÖK’ten yazımın Millî Eğitim Bakanlığı komisyonuna gittiğini daha önceden öğrenmiştik ve bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Munzur’un tabii ki su kutsallığı yanında bir de kendisinin Munzur Baba’nın bir kutsallığı var. Bu anlamda Munzur’un üniversitemizin adını taşıması bizler için son derece önemlidir. İsminin değişmesi bir şekliyle bizim şehre verdiğimiz değeri de artırdığını kolay bir şekilde söyleyebiliriz. Munzur suyu alkali bir su ve PH: 8,5 ‘in üzerinde ve Türkiye’deki belki de en kaliteli suların başında geliyor. Mide rahatsızlıklarına ve diğer  başka rahatsızlıklara bu su çok iyi geliyor. 
Görevinizin bir yılının genel panoramasını yapar mısınız? Neler yaptınız ve neler yapmayı hedefliyorsunuz?
Üniversitede kurumsal bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda hiçbir memura şu ana kadar muvafakat vermedik. Geldiğimizde bir baktık ki bir yıl öncesinden çok sayıda memurun gittiğini gördük ve bir memurun buradan gidebilmesi için muvafakat anlamında 5 yıl çalışma zorunluluğu getirdik. 5 yıldan sonra da devlet personel başkanlığının verdiği kadronun yüzde 30’una muvafakat vereceğimizi söyledik. Kurumsallık anlamında özellikle hem akademik anlamda hem de idari anlamda birçok düzenlemeler yaptık. Öğretim elemanlarına ayırt etmeksizin iki defa yurt dışı kongre ve panel desteği, katılım ücreti, yol ücreti ve harçlar dahil bütün akademisyenlere destek vereceğimizi açıkladık ve bunun kriterlerini ortaya koyduk. Bunun dışında performans ve projeler için yeni düzenleme yaptık. 
Lojmanlarınız var mı?
Peyzaj altyapısı için yeni lojmanlar yapılacak. Biz o lojmanların dönüşümünü sağladık. 3+1 yerine 1+1 ve 2+1 birazcık daha küçük boyutlu ama sayı olarak daha fazla olan birimlere dönüştürdük. Şu anda öğretim üyelerimize yetecek lojmanımız var. Kütüphane ile ilgili birçok veri tabanına ekstradan abone olduk ve şu anda birçok cihazın alımı ile ilgili laboratuvar cihazlarının güçlendirilmesi noktasında çalışmalarımız oldu. Alevilik ve Bektaşilik uygulama ve araştırma merkezimiz var. Enstitüye dönüştürülmesi için bütçeyi oluşturmaya çalışıyoruz.
Tunceli dışında üniversiteye katkısı olan Tunceliler var mı? 
Tunceli dışında zengin Tuncelili iş adamlarını biliyoruz. Bunlarla biz İstanbul’da iki defa toplantı yaptık ve onların Tunceli üniversitesine yardım yapma konusunda hevesli olduklarını gördük.  İnşallah bu yıl içinde bu iş adamlarımızla yerleşkede mini öğrenci çarşısı gibi bir projemize hayata geçirmek istiyoruz. Bunu gerçekleştirebilirsek onların da büyük bir katkısı olacaktır. Yine enstitü binası noktasında katkılar alabileceğimizi konuşmuştuk. 
Üniversitenizde öğrenci profili nedir hocam? Öğrenciler genellikle Tunceli’den mi?
Tuncelili profilli öğrencilerin çok fazla olmadığını söyleyebiliriz. Yüzde 5-10 arasında bir Tunceli kökenli ya da Tunceli doğumlu öğrencimiz var. Onun dışında öğrencilerimiz Anadolu’nun birçok bölgesindendir. Öğrencilerimizin yemekhane, yurt ve spor alanları noktasında ciddi çalışmalarımız oldu. Şu anda mevcut yurt problemimiz de kalmadı. İnşallah gelecek yılda 500 kişilik bir yurt yapımı daha olacak. Öğrencilerimiz için spor alanları mevcuttur. Futbol sahamız, tenis kortumuz ve basketbol sahamızı da bitirdik. İnşallah yeni çıkacağımız ihalede olimpik yüzme havuzu yapacağız. Spor merkezi, kültür kongre merkezi, konuk evi ve tüm akademik ihtiyaçların karşılanması noktasında üniversitemiz de 2018’e kadar kampüsümüzü tamamlamış olacağız.
Şehrin kültür hayatına üniversite nasıl bir katkı sağlıyor?
Üniversitemizde geçen yıl bağlama günleri yaptık. Bağlama Alevilik temel ögelerden birisidir. Zaman zaman sanatsal sergilerimiz ve konserlerimiz oldu. Bunun yanı sıra barajın üzerinde bir büyük teknemiz var 45 kişilik. Bütün şehir halkının bu tekneyi kullanabileceğini söyledik. Öğrencilerimiz kullanıyor ve teknemiz mangalına kadar bütün donanımları tam tekmildir. Yine kültür anlamında mesela Hızır etkinlikleri yaptık bu yıl dört gün sürdü. Birçok ocağı çağırdık. Burada Alevi ocaklarla birlikte cem yapıldı ve çok güzel programlar oldu. Muharrem ayı ile ilgili etkinliklerimiz oldu. İlimizdeki değerlere karşı sessiz kalmamız elbetteki mümkün değil. Güzel sanatlar fakültesinde de ilgili branşlar inşallah aktif hale getirebilirsek başta müzik ve diğer ananlarda sanat alanlarında faaliyet yapacağız.  
Tunceli ile ilgili dışında bir terör algısı var. Siz buradan Tunceli’nin güvenilir bir şehir olduğunu söyleyebilir misiniz?
Tabii ülkemizde yaşadığımız ciddi sıkıntılar olduğunu hepimiz biliyoruz. Yaşadığımız coğrafya itibariyla ilimizde zaman zaman münferit olaylar dışında ciddi sıkıntılar olmadı. Üniversitemizi etkileyecek bir şekilde olay olduğunu söyleyemeyiz. Bizlerde bu sıkıntıların oluşmaması noktasında ciddi çalışmalarımız oluyor. Eğitim ve öğretimin zarar görmemesi sekteye uğramaması konusunda ciddi çalışmalarımız oluyor. Çok şükür şu ana kadar herhangi bir ciddi sıkıntıyla karşı karşıya kalmadık. İlimizde ve bölgede halk kesinlikle teröre destek vermiyor. Güneydoğuda yaşayan insanlarda devletten yana ve teröre prim vermiyor.

Tunceli’de Zazaca konuşan bir hayli insan var. Zaza dili edebiyatı bölümünüz var mı?
Evet, açık ve faal. Zaza dili edebiyatı Alevilik kadar ilimizin değerlerindendir. Tunceli merkezde başta olmak özere köy, ilçe ve beldelerde konuşulan bir dil Zazaca’dır. Bu bölüm rektörlüğümden önce kurulmuştur. Yurt dışında doktora yapmış akademisyenlerimiz daha çok bu noktada eğitim ve öğretimi devam ettiriyorlar. Zaza dil ve edebiyatı bölümü mezunu öğrencilerin pedagojik formasyon aldıktan sonra öğretmen olabiliyor. Bu bölümden mezun olan öğrencilerimiz de hem akademisyen olarak istihdam etme hem de farklı kamu kuruluşlarında veya özel sektörde istihdam edilebileceğini gördük. Zaza dili edebiyatı bölümü de bizim için çok önemli bir birim olduğunu söyleyebiliriz.

Kimdir? 

Prof. Dr. Ubeyde İpek aslen Elazığlı olup 1972’de Diyarbakır’da doğdu. Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği bölümünü 1994’te bitirdi. Yüksek Lisansını 1997’de, doktorasını İTÜ’den 2001’de yaptı. 2005’de Doçent ve 2011 yılında ise Profesör oldu. Fırat Üniversitesi Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanlığı, Fırat Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanlığı gibi görevlerinin yanı sıra, Türkiye Belediyeler Birliği Danışmanlığı ve 2009-2011 yılları arasında ise Çevre ve Orman Bakanlığında Bakan Veysel Eroğlu’nun danışmanı olarak görev yaptı. 2015’te Rektör olarak atanan İpek iyi derecede İngilizce biliyor ve bir çocuk sahibidir.

Düşüncede Özgür

Kuruluş: 2008
Fakülte sayısı: 6, Yüksekokul sayısı:1 
Meslek Yüksek Okulu:3, Enstitü: 2
Uygulama ve Araştırma Merkezi: 6 Akademik Personel: 420, İdari Personel: 230
Öğrenci Sayısı: 7 bin 528
Öğrenci Kulübü: 23
Sloganı: Bilimde Öncü, Düşüncede Özgür
Misyon: 21.Yüzyılda ulusal ve uluslararası alanda kabul edilebilir çözümler üretmeye yönelik eğitin- öğretim ve AR-GE faaliyetleri gerçekleştirerek ve yenilikçi düşünce anlayışına sahip bireyler yetiştirerek bilgi ve teknoloji üreten bir üniversite olmaktır. 
Vizyon: Yenilikçi, dinamik ve katılımcı yapısıyla, bölgemizde eksikliği hissedilen girişimcilik ruhunu canlandırılabilecek ülkemizin doğu ve güneydoğu komşularıyla mevcut ilişkileri geliştiren, teknoloji odaklı, bir dünya üniversitesi olarak ilerlemektir.