MAHMUT ÖZAY

Ülkemizde her gün yeni bir kitap yayınlanıyor ama her gün yeni bir okur daha kazanmak yerine, var olan okuyucuyu da yavaş yavaş kaybediyoruz. Gittikçe düşen oranla rakamlar korkunç. TÜİK verileri, vatandaşlarımız kitap okumaya sadece 1 dakika ayırdığını gösteriyor. Buna karşılık TV izlemeye 6 saat, internete ise 3 saat ayırıyoruz. Kütüphaneye gidenlerin sadece % 8'i kitap okuyor. İhtiyaç listesinde kitap okumak 235. sırada... Öğrencilerin sadece %19'u, 25'ten fazla kitaba sahip. Çocuklara kitap hediye edilmesi sıralamasında Türkiye 180 ülke içerisinde 140. sırada... Anne baba çaba harcamıyor. Sadece 4 aileden biri çocuklarının okuma alışkanlığını geliştirmek için uğraşıyor. Bu kara tablo eğitimde başarısızlığın âdeta özeti...

BÜYÜK YALAN "ZAMAN"
Son dönemlerde sınav sonrasında birçok öğrenciden “zamanım yetmedi tüm soruları cevaplamadım" gibi sözler duyarız. Bu öğrenciler sınava hazırlanırken yeterli sayıda kitap okumuyor. Az sayıda kitap okuyan öğrenciler soruları okurken kelimelere daha çok yoğunlaşıyor. Süre az değil, okuma hızları yavaş. Maalesef aynı öğrenci konuların çok olduğundan şikâyet edip "Kitap okumaya zaman bulamıyor" diyor. KPSS, LGS veya YKS soruları artık bir bakışta çözülecek türden değil. Yeni model PISA'ya benziyor. Okumayı şart koyuyor. Birbirinin içine geçmiş konular var. Öğrencinin bilgisini, okuduğunu anlamasını, grafik çözümlemesini ve özellikle yorum kabiliyetini ölçen sorulardan oluşuyor. Bu problemlerle yola çıkmanın birinci kuralı kitap okumak.

MEYVESİNİ SINAVDA YEDİM!
LGS sonuçları önceki gün açıklandı. 500 tam puan alarak Türkiye birincisi olan Akbel Aydın da benzer noktalara dikkat çekiyor. Şampiyon Akbel: Sırrım çok fazla kitap okumak. Sınava girecek olanlara tavsiyem, ilkokul birinci sınıftan itibaren başlayarak kitap okusunlar.
Sınavın bir başka şampiyonu Batmanlı Hüseyin Oktay: İnanılmaz bir kitap okuma alışkanlığım vardı, onun meyvesini yedim...
Şimdi “Kitap okumaya nasıl vakit ayıracağız” dediğinizi duyar gibiyim. Cevap çok basit; telefon, televizyon ve bilgisayarla daha az ilgilenebilirsiniz.

UZMAN GÖRÜŞÜ
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesinden Dr. Öğretim Üyesi A. Faruk Levent: Öğrencinin sahip olduğu kelime sayısı ile sınav performansı arasında anlamlı bir ilişki vardır. Okuma alışkanlığına sahip bir kişinin genel olarak anlama ve kavrama ka-pasitesi gelişmiştir. Çünkü kitap okumak, kişinin düşünme gücünü ve zihinsel işlem becerisini artırır. Dikkati geliştirmenin en temel yolu kitap okumaktır. Dikkat merkezini ne kadar çok çalıştırırsanız o kadar gelişir. Bilgilerin kalıcılığı, ihtiyaç duyulduğunda çağrılma hızları merkezî sınavlarda oldukça önemlidir. Sözel derslerin sorularının uzun paragraflardan oluştuğunu düşündüğümüzde, çok kitap okumuş bir kişi metnin genelini olduğu kadar parçaları da daha iyi ve daha kolaylıkla anlayabilmektedir.

Anlam alanlarının sınırlarını genişletiyor
Eğitim uzmanı Deniz Demirtaş: Bilimsel araştırma sonuçlarında düzenli kitap okuma, beyinde yeni nöron bağlantıları oluşturduğunu gösteriyor. Okudukça algımızla inşa ettiğimiz “mana alanlarının” sınırlarını genişletiyoruz. Daha hızlı düşünmeye, kavramaya, anlamaya ve yorumlamaya başlıyoruz. Okumak, hem sözel hem de sayısal alana ilişkin soruların daha kısa sürede, daha kolay ve doğru anlaşılmasında kesinlikle en önemli unsur...