MAHMUT ÖZAY

Sınav maratonunu geride bırakan üniversite adaylarını asıl zorlu süreç olan sonuçlar ve tercihler bekliyor... Eğitim Uzmanı İlhan Sevin’le bu dönemde yapılması gerekenleri, eğitim camiasında tartışılan konuları ve teknoloji ile birlikte hayatımıza girecek meslekleri konuştuk... Sevin’in açıklamaları özetle şöyle:

ROBOTLAR YÖN VERECEK

Diploma işe girmek için artık sadece bir anahtar... İş dünyasında diploma artık ilk öncelik değil. Yeniliğe açıklık, eleştirel düşünme, problem çözme diplomanın çok daha ötesinde anlam kazanmaya başladı. Diploma öncelik olarak artık 5 veya 6’ncı sıralarda... ‘Ben dünyanın bilmem, en iyi şu üniversitesinden mezun oldum. İş, beni bulsun dönemi çoktan kapandı’... İş, sizi değil siz işi bulmak ve ona anlam katmak zorundasınız. Nüfus artıyor, sizin eskiden yaptığınızı artık otomasyon sistemleri yapıyor. Kas ve güç dönemi kapandı. Artık akıl gücü ön planda. Diğer türlü milyarlarca insanın ve sayısı hızla artan robotlar arasında iz bırakamazsınız. Bu sebeple farklı yönlerinizi ön plana çıkarmak zorundasınız. Çünkü üniversiteden mezun olanlar arasında bir fark kalmadı. Herkes üniversiteli. CV’ler birbirine benzemeye başladı.
Zaten Endüstri 4,0 çağında bu beklentiler normal. Önümüzdeki 10-15 yıllık zaman diliminde hayatımızın her alanında robotlar yer alacak. İnsanoğlu yeni robotlar üretecek ve yapay zekâya sahip robotlar dünyaya yön verecek.  

“İŞSİZ KALIRIM” ENDİŞESİ

Gençler artık çok bilinçli ve çağı daha iyi okuyabiliyorlar. Bu sebeple geçen yıl birçok üniversite adayı  “işsiz kalırım” endişesiyle tercih yapmadı. Boş kalan 214.430 toplam kontenjanın 163.613’ü ön lisans, 50.817’si ise lisans programları idi. Bu rakamlar çok büyük.

21 MİLYON YENİ MESLEK

Önümüzdeki 10, 15 yıllık süreçte müthiş teknolojik gelişmeler ve atılımlar olacak. Yapılan araştırmalara göre önümüzdeki yirmi yılda yirmi bir milyon yeni meslek ortaya çıkacak. Oxford Üniversitesi’nin 2017 yılında yaptığı araştırmaya göre, yirmi yıl içinde mesleklerin yüzde doksanı kaybolacak. Taksi, otobüs şoförlüğü, pilotluk, sağlık çalışanları (bazı branşlardaki doktorlar hariç), teknik gazetecilik, emlakçılık satış elemanlarına ihtiyaç kalmayacak.

BÖLÜM DEĞİL ÜNİVERSİTE

Gençler yakın zamanda tercih yapacaklar. Kendilerini sıradanlaştıracak, var olan yeteneklerini yok edecek tercihlerde bulunmasınlar. Bölümden çok üniversite seçerlerse çok daha mutlu ve başarılı olacaklar.

EĞİTİMCİLERE UYARI

Üniversite adaylarına tercihlerde önderlik yapın ama “puanı her yüksek olan öğrenci tıp okumalı” görüşünden kaçının. Gençlerin, istekleri ve beklentileri de önemli...

Sayıyı artırmak “üniversite kirliliği”
Maalesef, ülkemizde 21. yy. şartlarının gerekliliklerini karşılayamayacak çok sayıda üniversite var. Ben buna “üniversite kirliliği” diyorum. Çok üniversite yerine güçlü elli üniversitemizin olmasını daha çok isterdim. Ticari kaygıları ön planda tutan, altyapısı, öğretim elemanı sayısı yeterli olmayan üniversitelerin, gençlerimizi gelecekteki piyasa şartlarına   uygun yetiştireceğini kim     söyleyebilir.

Enerjimizi eğitime  harcamalıyız
Enerjisi yüksek, dinamik, girişimci ruha sahip çocuklarımızın ve gençlerimizin sayısı çok fazla.  Onlara, zamanın ruhunu yakalamalarına fırsat tanıyacak eğitim ortamları hazırlayabilirsek, o kadar ülkemizi ileriye taşıyabiliriz. Bu sebeple ülke olarak, enerjimizin çoğunu eğitime harcamalıyız diye düşünüyorum.

Dünün gözdesi yarın unutuluyor
Girişimci, yazar Ömer Ekinci: Sınavlar... Sınavlar... Sınavlar... İçindeyken hepimiz için “Hayatın tek anahtarı” olumsuz bir sonuçta ise “Dünyanın sonu” idi. O sınavlar geçti, kimimiz için iyi, kimimiz için kötü. Unuttuk aldığımız puanları, diplomayı astık bir yerlere, yahut da bir çekmecede. Dünyada artık her 15 günde bir, bir yıllık gelişmeler cereyan ediyor. Dolayısıyla bugün seçilen bir bölümün, dört yıl okunduktan sonra mezun olup bir de hayata atılana kadar bayatlamayacağının garantisi yok. Bugün yaşanılan işsizliğin de bir sebebi de bu. Gençler elbette üniversite okusun, öğrenmeyi, araştırmayı, düşünmeyi öğrensin, mümkünse yeteneğine göre bir bölüm seçsin elbette. Ama bunlar olmazsa da üzülmesin. Ayrıca seçebilse de bütün ömrünü buna, adama garanticiliğine kaçmasın. Gelecek, üniversitelerden çok daha hızlı.