MAHMUT ÖZAY

Her sınav sonrası bilindik manzaralar ortaya çıkıyor... “Türkiye’de bir sınav klasiği” diye atılan başlıklarla geç kalan adayların bazıları ağlıyor, bazıları da kapıları yumrukluyor. Bu üzücü görüntüler her dönemde sınavlara gölge düşürüyor. Üstelik sınav giriş belgesi alınırken bütün imtihanlarda bir uyarı yazısı geliyor. Bu saat ikazı onaylandıktan sonra giriş belgesi veriliyor. Bakanlık her platformda hatırlatmaları yapıyor. Hâl böyleyken geç kalmak, tembelliğimizi gösteriyor. İmtihana girip sorulara doğru cevap vermek nasıl bir ölçüt ise sınav yerine zamanında gitmekte öyle... Bu mağduriyet sadece bir başlangıç... Hayatın ilerleyen dönemlerinde de tam zamanında olmanız veya yapmanız gereken birçok şart karşınıza çıkacaktır. Bu hatalara düşmemek için bu adımları görmezden gelmeyin:
*Sorumluluklarınızı zamanında yerine getirmeye özen gösterin. Son ana sıkıştırılan işler her zaman eksik ve verimsiz olur.
*Her zaman dakik olun. Geç kalmayı kendinize huy edinmeyin, gerekirse gitmeniz gereken yerlere erken gidin. Almanya’da “16.00 civarı buluşalım” diye bir kavram yoktur.
*Acelesi yok giderim... “Kurallar çiğnenmek için vardır” düşüncesinden hemen uzaklaşıp hayatı kendiniz için zorlaştırmayın.
*“Üşeniyorum öyleyse yarın” mottosunu unutun. Ders kaydı, fatura, vergi borcu vb. birçok konuda aynı hataya düşüyoruz. Bunları bir kenara bırakın.