Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) 100'ü aşkın üyesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Çin ve Endonezya temaslarında eşlik edeceği açıklandı. DEİK'ten yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 28 Temmuz 2015 ve 1 Ağustos 2015 tarihleri arasında Çin Halk Cumhuriyeti'ne ve Endonezya Cumhuriyeti'ne gerçekleştireceği ziyaretlerine, enerji, finans, inşaat, madencilik, lojistik, savunma sanayi, tekstil, kimya, elektronik sektörlerinden Türkiye'nin önde gelen 100'den fazla DEİK üyesi işadamı eşlik edecek. Küresel ekonomin yeni büyüme ve çekim merkezi haline gelen Asya Pasifik bölgesinin G-20 üyesi iki dev ekonomisine düzenlenecek olan ekonomi odaklı bu ziyaret, Türkiye'nin bölgeye açılımına önemli bir katkı sağlayacak.
Ziyaret kapsamında Pekin ve Cakarta'da ülkeler arası ticaret ve yatırımlarını özendirmeye ve geliştirmeye yönelik olarak iş forumları ve ikili iş görüşmeleri düzenlenecek. Bu bağlamda, Çin-Türkiye İş Forumu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Çin Halk Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Gao Hucheng'un katılımları ile 30 Temmuz Perşembe günü Pekin'de gerçekleşecek. Foruma Türkiye ve Çin özel sektörlerinden 400 civarında seçkin işadamının katılması bekleniyor.


Çin'den sonra Endonezya'ya geçecek heyet, Cakarta'da temaslarına devam edecek ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Endonezya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Joko Wid, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Endonezya Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Rachmat Gobel'in katılımları ile 1 Ağustos 2015 Cumartesi günü Cakarta'da Endonezya-Türkiye İş Forumu gerçekleşecek. Forum sırasında DEİK ve Endonezya Ticaret ve Sanayi Odası (KADIN) arasında işbirliğinin geliştirilmesi ve kurumsallaştırılmasına yönelik Mutabakat Zaptı imzalanacak.


DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ziyaret öncesi yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin orta ve uzun vadeli hedeflerine ulaşabilmesi, yüksek gelir toplumuna terfi edebilmesi için Asya-Pasifik bölgesindeki varlığını güçlendirmesi gerekiyor. Dolaysıyla Asya-Pasifik bölgesi bizim için bir tercih değil bir zorunluluk. Neredeyse tüm siyaset yapımcılar ve şirketler bu gerçeklik üzerine geleceklerini inşa ediyorlar. Türkiye coğrafi konumu, ekonomik bloklar ile olan etkileşimi ile bu bölgedeki fırsatları en iyi şekilde değerlendirecek durumdadır. Türkiye şu ana kadar bu bölgede emin adımlarla ancak biraz temkinli ilerliyor.


Cumhurbaşkanımızın ziyareti kapsamında gerçekleşecek temaslar ve iş bağlantıları ile bölgedeki varlığımız ve tanınırlığımızın daha da güçleneceğine inanıyoruz. Buradan hareketle, bölge ülkeleri ile ticaret merkezli ekonomik ilişkilerimizi karşılıklı yatırım merkezli kalıcı bir ilişki modeline dönüştürmeyi arzuluyoruz" dedi.