Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, firmaların bankadan aldıkları krediye bağlılıklarını azaltabilmek ve uzun vadeli yatırımcıları çekebilmek için uluslararası kabul görmüş kurumsal yönetişim prensiplerini ve uygulamalarını benimsemeleri gerektiğini söyledi.


Yılmaz, G20/OECD Kurumsal Yönetim İlkeleri'nin tanıtımı amacıyla, OECD Genel Sekreteri Angel Gurria ile ortak basın toplantısı düzenledi.


Cevdet Yılmaz, yaptığı konuşmada, OECD'ye politikacılar ve şirketlerin gelecekte yapacakları işlere ışık tuttukları için teşekkür etti.


G20'nin küresel ve mali konular için önemli bir platform olduğuna işaret eden Yılmaz, küresel ekonomi ve mali sistem üzerinde etkisi olacak her konunun G20 gündeminde yer alması gerektiğini dile getirdi.


Yılmaz, G20'de, sürdürülebilir özel sektör büyümesini, yükselen firmaların sıkıntılarını, KOBİ'leri ve sermaye piyasalarının gelişimini ele aldıklarını ifade etti.


Küresel krizin başlangıcından bu yana bankacılık sektörünün risk algısının değişmesiyle fonlama ortamında sıkıntı yaşandığına değinen Yılmaz, bu bağlamda sermaye piyasalarının rolünün arttığını, çünkü iş dünyası için finansman enstrümanlarının genişletilmesi ihtiyacının ortaya çıktığını söyledi.


Uygun ortamın oluşturulması için gerekli adımların atılmasının önemine işaret eden Yılmaz, ancak özel yatırımcıları mobilize etmek için bunun da yetmediğini, yatırımcıların güveninin de kurumsal sektörde öz kaynak finansmanı için etkili bir unsur olduğunu vurguladı. Yılmaz, şöyle konuştu:
“Yatırımcıları sermaye piyasalarından çekmek istiyorsak firmalar gerçekten çok iyi işleyen kurumsal yönetişim mekanizmasına da sahip olmak durumunda. Kurumsal yönetişim dediğimiz zaman, işin bütünlüğü ve disiplini ile kurumsal sektör içerisinde ve mali piyasalarda güveni sağlamak için bu çok önemli.


Firmalar, bankadan aldıkları krediye bağlılıklarını azaltabilmek ve uzun vadeli yatırımcıları çekebilmek için uluslararası kabul görmüş kurumsal yönetişim prensiplerini ve uygulamalarını benimsemeli.”


Yılmaz, Türkiye'nin, iyi işleyen sermaye piyasası ve finans sistemi için kurumsal yönetişim standartlarının geliştirilmesinin öneminin farkında olduğunu vurguladı.


OECD'nin kurumsal yönetişim kodlarının revize edilen versiyonun bir yandan yatırımı bir yandan da büyümeyi desteklediğini belirten Yılmaz, iyi bir kurumsal yönetişimle hanehalkının tasarruflarının yatırıma dönüşmesinin sağlanabileceğini söyledi. Yılmaz, burada oluştutulacak güvenin özellikle KOBİ'lerin ihtiyaç duyduğu fonları bulmaları sağlayacağını, KOBİ'lerin bu sayede istihdam artırma, yatırım yapma ve toplumun daha geniş kesimlerine ulaşabilme imkanlarına kavuşacağını dile getirdi.


"Kurumsal yönetişim dünyadaki değişime ayak uydurmalı"
OECD Genel Sekreteri Angel Gurria ise G20/OECD Kurumsal Yönetim İlkeleri çalışmasını Başbakan Yardımcısı Yılmaz'a takdim ederken, bu çalışmada Türkiye'nin de önemli katkıları olduğunu söyledi.


Gurria, bu çalışmanın bir (yükseltme/ugrade) olduğunu kaydederek, “Dünya değişiyor, kurumsal yönetişim de bu değişime ayak uydurmak zorunda” dedi. Çalışmada küresel kriz sonrasında değişmeleri ele aldıklarını söyleyen Gurria, çalışmada, kimin neden sorumlu olduğunun detaylı olarak anlatıldığını ifade etti. Gurria, çalışmada G20'nin de önemli katkıları olduğunu bildirerek, “Vergiler konusunda 12 senedir çalışıyoruz ama G20 bu işin içine girdikten sonra 3 bin karşılıklı anlaşma yapıldı. G20'nin bu çalışmaya çok büyük bir ağılık koyduğunu söylemek istiyorum” diye konuştu.


Güçlü bir kurumsal yönetim çerçevenin yatırım için gerekli olan güveni vereceğini belirten Gurria, “Yatırım için güven lazım. Firmaların rahat etmesi noktasında yatırım çok önemli. G20/OECD Kurumsal Yönetim İlkeleri çalışmamızla çok uluslu şirketlerde yatırımlar konusunda rahatlayacak. Çünkü onlar her ülkede standart ilkelerle çalışmak istiyorlar. Bu ilkeler, yatırımcılar ve ülkeleri için 'kazan-kazan'  ilişkisi sağlayacak” ifadelerini kullandı. Gurria, dünyada işsizliğin hala çok yüksek seviyelerde olduğunun altını çizerek, küresel anlamda güven noktasında da sıkıntılar yaşandığını dile getirdi.