Türkiye dahil özellikle gelişmekte olan ülke piyasaları açısından kritik olan ve merakla beklenen ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı belli oldu. FED, faiz oranlarını değiştirmeyerek mevcut seviyesinde tutma kararı aldı. Fed'in faizi değiştirmeme kararı, son dönemde siyasi belirsizlik ve terör nedeniyle kurlarda daha fazla yükseliş yaşanmasından çekinen Türkiye'yi geçici bir süre de olsa rahatlatmış oldu.


İki gün süren Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı Türkiye saatiyle akşam sona erdi. Toplantı sonrasında yayınlanan bildiride, Fed'in faizlerde değişikliğe gitmediği belirtilirken, açıklamasında ilk faiz artırımının ne zaman yapılacağına ilişkin yeni bir yönlendirmeden bahsedilmedi. Fed yetkilileri, Amerikan istihdam verilerinin ekonomideki sağlamlığı gösterdiğini, ancak küresel durgunluğun hala bir tehdit oluşturduğunu belirtti.


Fed, FOMC politika kararlarını 1'e karşı 9 oyla aldı. Fed üyelerinden 7'si bu yıl 1, 5'i 2 ve 1'i 3 artırım bekliyor. İlk faiz artırımının 2016'ya bırakılmasını tercih eden Fed yetkililerinin sayısının ise 2'den 3'e yükseldiği kaydediliyor.


Yıl sonu beklentisi
Fed'in kararında, küresel ekonomide, özellikle de son dönemde Çin'de gözlenen durgunluğun büyük etkisi bulunduğuna dikkat çekilirken, düşük seyreden enflasyon ve para piyasalarındaki istikrarsızlığın da diğer etkenler olduğu kaydediliyor.


Özellikle Çin'deki sert düşüş sinyallerinin, yatırımcılar arasında endişeyi körüklediğini, düşmeye devam eden petrol fiyatları ve yüksek fiyatlı doların da enflasyonu arzu edilmedik derecede düşük hale getirdiğini kaydeden uzmanlar, Fed'in Çin ve diğer pazarlardaki gelişmeleri dikkatle izlediğini ortaya çıktığını belirtiyor. Uzmanlar, Çin'deki negatif gelişmelerin, Fed açısından iç piyasadaki uygun enflasyon oranı ve düşük işsizlik verilerinden daha önemli olduğuna da dikkat çekiyor. 


Bununla birlikte Fed'in, 2008'den bu yana neredeyse sıfır düzeyinde olan ve anahtar konumundaki kısa vadeli faizleri yıl sonundan önce mutlaka yükselteceğini düşünen uzmanlar da var.


Yellen: Çin ürkütüyor...
Fed Başkanı Janet Yellen, küresel ekonominin belirsizliğinden duydukları kaygının, değişikliğe gitmemelerinde etkili olduğunu söyledi. Yellen, “Son dönemde dışarıdaki görünüm giderek belirsizleşmeye başladı. Çin ve diğer gelişmekte olan ülke ekonomilerinin büyümesine ilişkin kaygıların artması, finansal pazarlarda istikrarsızlığa da yol açabilirdi” ifadesini kullandı. 
Yellen, yıl sonuna kadar bir artış olabileceği konusunda da açık kapı bırakmayı ihmal etmedi. Faiz artırımının, bu yılki her toplantıda gündeme gelebileceğini vurgulayan Yellen, ekim ayındaki toplantıda da bir artış olabileceği ihtimaline dikkat çekti. Fed yetkililerinin, aralık ayında da bir toplantı yapabileceği belirtiliyor. Enflasyonda aşağı yönlü baskının azalmasını beklemeye devam ettiklerini de söyleyen Yellen, “Son global gelişmeler, büyük ihtimalle enflasyon üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturacak” diye konuştu.
 
Faiz artsa ne olurdu?
Yıllardan bu yana gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere birçok ülkeye yüksek getiri için gelen para bir anda 'güvenli liman' olarak bilinen ABD'ye geri dönecekti. Türkiye'deki uluslararası sermayenin hızlı çıkışının da önü açılacaktı.
 
Dolar 3 TL'nin altını gördü
Amerikan Merkez Bankası (Fed) cephesinden Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeleri rahatlatan 'faiz artışı olmayacak' söyleminin gelmesi, gece piyasasında bir anda dolar kurunun 3 TL'nin altına inmesini sağladı. Karar öncesi 3.0020'de olan dolar kuru kararın ardından 2.9747'ye kadar geriledi. 


Euro dolar paritesi ise 1.1340 seviyesinden 1.4102'ye kadar yükseldi. Altının onsu Fed faiz kararının ardından 1.130.30 dolara yükseldi. 


ABD'den gelen faiz kararı öncesinde BIST100 endeksi, dün, günü yüzde 1.12 yükselişle ve 74.980,56 puandan tamamlamıştı. Borsada bugün de yükselişin sürmesi bekleniyor. Uluslararası piyasalarda altının onsu, Fed kararı öncesinde 1.118,25 dolardan işlem görü.
 
FAİZ KORKUSU HİÇ BİTMEYECEK 
Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's tarafından, Fed kararı öncesi yayınlanan  raporda, olası Fed faiz artışlarının gelişen ülkeler için “oynaklık” anlamına geleceği, Türkiye'nin de en riskli ülkelerden biri olduğu vurgulandı.


Moody's, olası bir artışın ABD ekonomisindeki toparlanmanın gücünü göstereceğini, buna karşılık yabancı yatırımcılara fazlasıyla bağımlı gelişmekte olan ülkeler için inişli çıkışlı bir ortam anlamına geleceğini belirtti. 


Raporda, Fed'in kısa vadeli faizleri 25 baz puan artırması durumunda, en fazla risk altında olan ülkelerin Brezilya, Rusya, Türkiye ve Güney Afrika olduğu belirtildi. Moody's, ABD faiz artırımının etkisinin ülkelere göre değişeceğinin altını çizdi. Moody's, para birimlerindeki değer kaybının ihracat açısından olumlu olabileceği konusuna da dikkat çekti.

Milliyet