BURCU ÇETİNKAYA
Bu hafta sizlere tanıtacağım kişi, dünya çapında sayılı başarılı iş adamlarından birisi. Fransız, Lübnanlı ve Brezilyalı, yani oldukça karışık bir kökeni var. Büyükbabası Lübnan'dan Brezilya'ya taşınır ve Carlos Ghosn Porto Velho şehrinde dünyaya gelir. 
Küçük yaşlarda içtiği sağlıksız su sebebiyle rahatsızlanır ve uzun süre bu rahatsızlıkla mücadele eder. Ghosn 6 yaşındayken,  ailesi tekrar Lübnan'a taşınır ve ortaokul eğitimini orada tamamlar. Lise çağında ise Fransa'ya taşınırlar ve eğitim hayatına orada devam eder. 
1 954 doğumlu olan Carlos Ghosn 1974 yılında ve 1978 yılında iki ayrı üniversiteden mühendislik diploması alır. Henüz 24 yaşındayken başladığı iş kariyerinde ise önce tam 18 yıl Michelin firmasında çeşitli görevlerde çalışır. 30 yaşına geldiğinde Michelin'in Güney Amerika operasyonlarının başına geçer, 36 yaşında da Kuzey Amerika'daki CEO (üst düzey yönetici) pozisyonunu alır. 
En önemli özelliği başına geçtiği firmaları, kısa süre içine kar ettirmeye başlamasıdır. Bu sebeple iş dünyası kendisini “sihirbaz” ismini vermiştir. 1996 yılında Renault firmasına geçiş yapar ve başkan yardımcısı olarak sorumlu olduğu Güney Amerika bölümünü de 1 yıl içinde kar eder hale dönüştürür. Renault ve Nissan firmaları ittifak oluşturduktan sonra önce operasyonların başına geçer. 1999 yılında zarar eden Nissan firmasını da ciddi operasyonel değişikliklerle yönetir. 12 ay sonra kar etmeye, 3 sene içinde de sektörün karlılıkta önde gelen firmaları arasına girer. 2005 yılında ise Carlos Ghosn Renault-Nissan ittifakının başına geçer. 2006 yılında bir diğer lider firmadan gelen teklifi şartlı olarak red eder. Renault ve Nissan ittifakındaki görevleri 2009 yılında başında olduğu Renault firmasının yönetim kurulu başkanlığı görevlerini de devir alır. Hem Brezilya hem Fransa vatandaşıdır. Fransızca, Portekizce, İngilizce, Arapça biliyor ve aynı zamanda Japonca dersleri almıştır. Brezilya'da bir bankanın da denetim kurulunda yer almaktadır. Beyrut'ta bir hastanenin onur kurulu, bir kaç üniversitenin onur kurulu gibi ek görevleri de vardır.  Hayat hikayesi Japonya'da bir çizgi romana konu olmuştur. Nissan'ın tarihi kalkınmasını konu alan bir kitap yazmıştır. İş dünyasının önemli ödüllerinden bir çoğunu almıştır.
Frankfurt otomobil fuarında sorularımızı cevaplayan Carlos Ghosn özellikle etkili konuşma tarzı, uluslararası tecrübesi ve elde ettiği inanılmaz başarılar ile ilgiyi üzerine çeken bir isim. Otomobilin geleceği konusunda konuştuğumuz Ghosn, verdiği cevaplarla farklı bakış açısını ortaya koydu. Türkiye otomotiv sektörü için “Özellikle ticari araçları Türkiye'de üretmiyorsak ve rakiplerimiz Türkiye'de üretiyorsa rekabet açısından zor durumda kalıyoruz.” diyecek kadar iddialı konuştu.
Otonom (kendi kendine gidebilen) araçlar ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Tarifi iyi yapmamız lazım. Öncelikle bu dalga dalga oluşacak bir süreç. 2016 yılında otobanda, şerit değiştirmeden giderken sürücünün müdahalesine gerek kalmayacak kadar otonom araçları hedefliyoruz. 2018 yılında otobanda sürücünün müdahelesi olmadan şerit değiştirebilecek seviyeye geleceğimize inanıyoruz. 2020 yılında ise hem otobanda, hem de şehirde daha da gelişmiş yetenekleri olan otomobiller olacağına inanıyoruz. Tabiiki bu süreçte rakiplerimizin ne yaptığını takip ediyor olacağız. Yalnız otonom araçlar ne kadar hızlı gelişirse gelişsin, burada en önemli etkenlerden biri de kanunlar ve yönetmelikler. Biz teknolojileri geliştirirken farklı ülkelerdeki kurallar dahilinde neyin mümkün olabileceğini de iyi hesaplamalıyız. 
Dünyadaki otomobil satışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle 2015 yılı Avrupa'da herkesi şaşırttı. Kimse artış beklemiyordu ve yüzde 7'leri geçen bir artış oldu. 2016 yılında bu artışın ve toparlanmanın ilerleyeceğini tahmin ediyoruz. Avrupa bizi telaşlandırmıyor. 2016'da Amerika pazarında yüzde 2 artış bekliyoruz. Çin'de ise kimse artışı beklemiyordu. Ama çift rakamlı artışlar yaşandı ve yine artış yaşanacağını tahmin ediyoruz. Dünya otomobil satışının ise gelecek sene yüzde 2 civarında olacağını tahmin ediyoruz. Ama şaşkınlık oluşturacak bir beklentimiz de yok. 
50 yıl içinde otomotiv sektöründe ne tür avantajlar ve riskler olabilir?
Öncelikle 50 yıl sonra hiç birimiz burada olmayabiliriz. Şu da bir gerçek ki otomotiv sektörü artık 5 - 10 senelik hesaplar yapmak zorunda. Bir çok etken çok değişken olabiliyor. Mesela emisyon değeri şartları gittikçe zorlaşıyor. Enerji ihtiyacı farklı arayışlara sebep oluyor. Bu yüzden elektrikli otomobillerin mutlaka önemli rolleri olacağına inanıyoruz. Bir de “connected car” yani uzaktan bağlantılı araç meselesi var. Teknoloji firmaları arasında yüksek bir rekabet görüyoruz. Ama kimse tam olarak bu teknolojilerin nereye varacağını kestiremiyor. Bir diğer konu da otonom araçlar veya sürücüsüz araçlar meselesi. Google, Apple vs gibi firmaların otomotiv sektöründe rolü yakın gelecekte ne olacak? Modern, yeni jenerasyon için otomobil ne ifade edecek? Bu da önemli sorulardan bir tanesi. 
Firmalar için bugün eskiye göre neler daha zor?
Artık bütün markalar dünyanın her yerinde olmaya çalışıyor. Gelişen teknolojilerin hepsinde varlık göstermeleri gerekiyor. Her sınıfta model üretmeleri gerekiyor. Küçük otomobil üreticilerinin de böylece ortaklar aramaları ve başka markalarla birlikte çalışmaları gerekiyor. Bu da dışarıdan mümkün gözükse de otomobil üreticilerinin çok konuşup genelde hayata geçirmekte zorlandıkları bir durum. Yani otomotiv sektörünü mücadeleyle dolu zamanlar bekliyor.
Elektrikli otomobilin durumunu nasıl görüyorsunuz?
Dünyadaki elektrikli otomobil satışının yüzde 50 si bizim çatımız altında. Ama yine de dünyada elektrikli otomobilin yer bulması daha vakit alacak. 
Otonom veya sürücüsüz araçlar arasında hangisi sizin önceliğiniz?
Biz sürücüsü olan ama istediğinde otomatik gidebilen bir araç üzerine çalışıyoruz. Bu teknoloji ise sürücüsüz bir otomobile de götüren teknoloji zaten. Ama bizim sürücüsüz araç ilgimizi çekmiyor çünkü kuralların ve yönetmeliklerin bu konuda çok zor ve uzun zamanlar sonra oluşabileceğine inanıyoruz. Çünkü burada riskler çok fazla. Siber güvenlik ve sorumluluğun belirlenmesi de bu risklerden bazıları.