Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü (EPPEN) Başkanı Volkan Özdemir, Rusya'nın, Suriye'ye askeri müdahalesinin arkasındaki temel amaçlardan birinin, petrol fiyatlarını varil başına 60 dolar seviyesine çıkartacak uluslararası kriz ortamını oluşturmak olabileceğini iddia etti.


Özdemir, AA muhabirine, petrol fiyatlarının daha çok finansal piyasalardaki dengelerle belirlendiğini belirterek, "Ruslar da bu gerçeği bildiklerinden, yani fiziki arz-talep üzerindeki değişimlerden umutsuz olduklarından finansal piyasaları etkileyebilecek sansasyonel uluslararası kriz ortamına oynuyor olabilirler" şeklinde konuştu. Özdemir, Ruslar açısından en önemli konulardan birinin, petrol fiyatlarının varil başına 45 dolardan tekrar 60 dolara tırmanmasını sağlayacak uluslararası konjonktürün oluşumunu oluşturmak olduğunu savundu.


"Rusya, Suriye'deki tutumuyla Ortadoğu ve Doğu Akdeniz'de kalmış olan tek müttefikini terk etmeyeceği mesajını dünya kamuoyuna verdi" ifadelerini kullanan Özdemir, şunları kaydetti:
"Rusya kendisini bir dünya gücü olarak gösteriyor. Fakat Rusya'nın dünya siyasetinde tekrar üst düzey ilerleme gibi bir hedefi veya imkanı yok. Rusya, ekonomik durumuyla, üretim yapısıyla, askeri sanayi durumuyla iki kutuplu sistemi tekrar canlandıramaz. Fakat, bunun yerine kendisi için hayati gördüğü Ukrayna gibi konularda Batı'ya mümkün olduğu kadar ortaklığı veya rekabeti dayatabilir. Rusya, burada düşmanlık peşinde değil."


"Rusya, enerjide söz sahibi olmak istiyor"
Rusya'nın Suriye'de yürüttüğü politikayla, ülkede yaşanacak olası bir bölünmenin ardından Esad'ın kontrolünde Akdeniz çıkışını tutmayı amaçladığını savunan Özdemir, "Böylece ileride oluşabilecek Irak, İran ve diğer bölge Kürtlerinin elindeki petrol ve gaz rezervlerinin kendi kontrolünde olmasını sağlayacak bir açılıma imza atıyor. Bu nedenle IŞİD'i vurma bahanesiyle diğer muhalif güçleri de vuruyor" dedi.


Özdemir, Ukrayna başta olmak üzere diğer dünya meselelerinde Rusya'nın Batı'ya karşı pazarlık kozunu artırmaya çalıştığına işaret ederek, içeride de Putin rejiminin, kendi açısından ayakta kalması için rasyonel bir hamle yaptığını savundu.


Rusya'daki rejimin hayatta kalma pahasına, ekonomik zorlukları fiyatladığına dikkati çeken Özdemir, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Mevcut gelişmeler böyle devam ederse, Rusya, Çin'e daha fazla yakınlaşacaktır. Zaten iki kutuplu dünya oluşacaksa ikinci kutbun adresi Moskova değil Pekin'dir. Çünkü maddi olarak Çinliler güçlü. Çinlilerin önderliğinde Asya Altyapı Yatırım Bankası, BRICS Bankası kuruldu. Bunlar IMF ve Dünya Bankasına alternatif kurumlar. Rusya şimdi ABD ve Çin arasında oluşacak iki kutuplu düzlemde yavaş yavaş Asya'ya doğru eğilerek, Asya'ya doğru bazı tavizler vererek, Kırım gibi yerlerde kendisine göre hayati jeo stratejik çıkar belirlediği yerlerde tutunmaya çalışıyor."