Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı döneminde 20 Ocak 2011'de TÜSİAD'ın Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin yerli otomobil üretmesi gerektiğini, 'Babayiğit arıyoruz' sözleriyle gündeme getirdi. O tarihten sonra yerli otomobil için arayışlar başladı. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın kısa süre önce yerli otomobilin fotoğraf ve görüntülerini kamuoyuyla paylaşması ise, “esinlenme” ve hatta “taklit” tartışmalarına yol açtı. Oysa yerli otomobil hedefi, Türkiye'nin ilk girişimi değil. İhtilal yıllarının Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, 16 Haziran 1961'de tümüyle yerli üretim bir otomobil yapılmasını emretti. Görevin, TCDD işletmesine verilmesi üzerine 23 mühendis “Devrim Arabası” projesine başladı ve 129 günde tamamıyla yerli üretim araç yaptı. Ancak Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümünde (29 Ekim 1961) gerçekleştirilen sürüş testinde “Devrim Arabası” önce tekledi, sonra yolda kaldı. Hikaye acı bir şekilde sona ererken, Türkiye'nin ilk yerli otomobil projesi rafa kaldırıldı. 
“YAPAMAYIZ” DİYEN CUMHURBAŞKANI
Bugün, o 23 mühendisten sadece 3'ü hayatta. Bunlardan birisi, yüksek makine mühendisi Kemalettin Vardar... Üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ kızgın olduğunu söyleyen Vardar, “Araba yolda kaldığı için dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar bile projeye sahip çıkmadı. Türkiye her şeyin en güzelini yapabilecek potansiyele sahip. Ancak 'Bizden bir şey çıkmaz, bir şeyler üretemeyiz' anlayışı sebebiyle neticeye ulaştıramıyoruz” dedi. Bir ülkenin otomobil yapmasının prestij projesi olduğunu ifade eden Vardar, şöyle devam etti: “Niye kendimizi sınırlandırıyoruz? Türk tekniği, mühendisi ve kafasının bir otomobil yapamayacağını dillendirmek, bir korkutmanın, yönlendirmenin ve yanıltmanın sonucudur. Bu, yanlış nesil yetiştirmenin sonucudur. Yapamayacağını savunan başbakan ve cumhurbaşkanı bile gördüm. Ancak fena halde yanılıyorlar. Basit bir otomobil üretiminden bahsediyoruz. Bugüne kadar üretmemiş olmamızın nedeni, sürekli birbirimizin ayaklarına kurşun sıkmamızdır. 54 yıl önce yapılmış otomobil hâlâ çalışıyor. O araba Eskişehir fabrikasında hâlâ duruyor. Üstelik yüzde 100 yerlidir. Türkiye'de bir tane benzeri daha olmadı. Kimseden lisans almadan ve hiçbir firmaya ödeme yapmadan, Türk mühendisleri araba yaptı...” 


Bizi vatan haini ilan edeceklerdi

? 27 yaşındayken “Devrim Arabası” projesinde yer alan Vardar, bugün 81 yaşında ve Kadıköy'deki evinde tek başına yaşıyor. Devrim'le ilgili bütün belge, bilgi ve planları 6 kalın klasör halinde elinde bulundurduğunu söyleyen Vardar, “Devrim Arabası”nı da evinde itinayla saklıyor ve koruyor. İşte Vardar'dan çarpıcı sözler:
- Devrim aracının yolda kalma sebebini kimse sormadı. Başta Cemal Gürsel olmak üzere herkes sırtını döndü ve kaçtı. Öylesine hücum ettiler ki, neredeyse bizi vatan haini ilan edeceklerdi. Sebebi de 1 milyon 400 bin liranın projeye harcanmış olmasıydı.
-Devrim Arabası projesinde çalışan ancak daha sonra bakan olan (Rıfat Serdaroğlu) birisi anılarını anlatırken çok acıklı cümleler kurdu. O bakan, 'Eğer ben Devrim Arabası projesinde çalıştığımı söyleseydim, Süleyman Demirel, beni kabineden atardı' dedi!..
-Bir lokomotifin teknik ve mali yükü, ortada dolaşan 100 otomobilden daha fazladır. Eskişehir'deki fabrikada üretilen yüzlerce lokomotif hiç dillendirilmedi. Çünkü sansasyonel tarafı yok. Araba üretiminde ise pençelerini yukarı kaldırıp bekleyen bir sürü akbaba var.
-Kendimizi kötülemekten, zavallı gibi göstermekten başka bir şey yapmıyoruz. 'Amerikalılar, Japonlar var' diyerek işi yabancılara havale ediyoruz. Toplama yapmak, yerli üretim olmaz.