AA muhabirinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerinden derlediği bilgiye göre, ağustos sonu itibarıyla özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa vadeli kredi borcu 30 milyar 753 milyon dolara inerek bir önceki aya göre 2,4 milyar dolar ve geçen yılın aynı ayına göre ise 12,6 milyar dolar azaldı.


Özel sektörün yurt dışı kısa vadeli borcu 47 milyar 873 milyon dolarla tarihi zirvesini gördüğü 2014 Kasım döneminden bu yana düşüş eğilimini sürdürüyor.


Özel sektörün uzun vadeli yurt dışı borcu ise ağustos sonu itibarıyla 181 milyar 541 milyon dolarla tarihi zirvesine ulaştı. Ağustos ayı sonu itibarıyla özel sektörün uzun vadeli kredi borcu bir önceki aya göre 3,3 milyar dolar ve geçen yılın aynı ayına göre 15,8 milyar dolar artış gösterdi. Böylece özel sektörün kısa ve uzun vadeli toplam yurt dışı döviz borcu ağustos sonu itibarıyla 212 milyar 294 milyon dolara yükseldi.


Yurt dışı borçlanmada özel sektörün kısa vadeli borcunun payı 2014 Kasım'da yüzde 22,3 düzeyinde iken, bu yılın ağustos sonu itibarıyla yüzde 14,5'e kadar geriledi. Aynı dönemde uzun vadeli borçların toplam borç içindeki payı yüzde 77,7'den yüzde 85,5'e çıktı.


Merkez Bankası, sene başından itibaren özel sektörün döviz yükümlülüklerini göz önünde bulundurarak, döviz risklerini dengeleyecek makroihtiyati adımlar attı.


TCMB'nin adımları özel sektörün yabancı para cinsi borçlarının vadesinin uzamasını sağlarken, kısa vadeli dalgalanmalara karşın şirketleri korudu.


TCMB Başkanı Erdem Başçı, yaptığı açıklamalarda düşük küresel faiz ortamında dış borç vadelerinin uzatılmasının ve basiretli borçlanmanın desteklenmesinin finansal istikrarı güçlendireceğini anlatmıştı.


Analistler, Merkez Bankası'nın son dönemde gündeme getirerek, sürekli altını çizdiği ve aldığı tedbirlerle desteklediği "basiretli borçlanma"nın verilere de yansıdığın söyledi. 


Merkez Bankası'nın bankacılık sektörünün uzun vadeli borçlanmasını teşvik etmek için zorunlu karşılıklarda ayarlamalar yaptığını anımsatan analistler, böylece kısa ve uzun vadeli borçlanmalar arasındaki maliyet farkını azaltarak borçlanmayı uzun vadeye yönlendirdiğini kaydetti.


Analistler, uluslararası kredi derecelendirme şirketlerinin sıklıkla atıfta bulunduğu, özel sektörün döviz borcundaki kırılganlığın hafiflediğini ve sürdürülebilir bir yapıya dönüşmeye başladığını ifade ediyor.