İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, 1 Kasım Milletvekili Genel Seçimi ilk sonuçlarını değerlendirdi;


"TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇILMIŞTIR"

"Milletimiz seçim sandığında tek parti yönetimi ve istikrar iradesini güçlü bir şekilde ortaya koyarak, Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmıştır. Seçmenin sandık aracılığıyla verdiği güçlü mesajla Türkiye'nin önü açılmıştır. Şimdi işe koyulup milletimizin ihtiyaçlarına cevap verme zamanıdır" dedi. Başkan Çağlar, tarihi bir seçim olduğunu belirterek, "Halkımız büyük bir çoğunlukla sandık başına gitmiş ve bu sayede milli irade yeni parlamentomuza yansımıştır. Parlamentoda temsil edilecek tüm partilerimizi kutlarım. Ayrıca genel seçimlerden güçlü bir hükümet kurmayı sağlayacak güçlü bir oy oranıyla çıkan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin her bir üyesini ve yönetimini tebrik ediyorum. Ulusal ve uluslararası kamuoyu da görmüştür ki, Türkiye'de demokrasi bütün kurum ve kurallarıyla sağlıklı bir biçimde işlemektedir. Milletimize hayırlı olsun"


TİM BAŞKANI BÜYÜKEKŞİ: TEK PARTİ İKTİDARI İLE EKONOMİDE ÖNEMLİ ATILIMLARA İMZA ATILDI
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Mehmet Büyükekşi, 1 Kasım seçimlerinin ülkemiz adına hayırlara vesile olmasını diledi. Halkımızın karşılıklı anlayış ve birlik duygusu içinde sandıklara gittiğini belirten Büyükekşi, 1 Kasım seçimlerinin ülkemiz adına hayırlara vesile olmasını diledi. Büyükekşi, seçimlerin sonucunda yine tek partinin iktidara geldiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Vatandaşlarımız hür iradelerini ortaya koyarak, demokrasinin gerektirdiği şekilde bugün oylarını kullandılar. Sandıktan çıkan sonuçlar, halkımızın takdiridir. Artık, seçim atmosferini bir an önce geride bırakarak Türkiye'nin geleceğini düşünmek zorundayız. Türkiye 13 senedir tek parti hükümetinin getirdiği istikrar sayesinde ekonomide çok önemli atılımlara imza attı. Şimdi yakaladığımız bu kazanımları daha ileriye götürme zamanın geldiğine inanıyoruz. Sadece ekonomide değil, tüm alanlarda yeni reformlara ihtiyaç var. İhracatçılar ve sanayiciler olarak en büyük beklentimiz; yeni hükümetin; inovasyon, Ar-Ge, tasarım ve markalaşmayı merkeze alan, eğitimi öne çıkaran, yüksek katma değer odaklı, bilgi ve teknoloji rekabetine göre kurgulanmış ihracat odaklı bir büyüme modelini gündemine almasıdır."


BTSO BAŞKANI BURKAY: KALKINMA HEDEFLERİNE ODAKLANMAK İÇİN YENİ BİR FIRSAT YAKALADIK
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, piyasaları canlandıracak ve yatırımların artmasını sağlayacak güven ortamının oluşturulması ve beklemeye alınan reform ve teşvik paketlerinin hemen uygulamaya alınması gerektiğini belirtti. AK Parti'nin hükümet kurma yetkisini aldığı Milletvekili Genel Seçimlerine ilişkin bir açıklama yapan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, "Yapılan seçimlerin Türkiye için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Seçimlerden tek başına iktidar olarak çıkma başarısını gösteren AK Parti ile birlikte TBMM'de temsil edilmeye hak kazan tüm siyasi partilerimizi ve milletvekillerimizi kutluyorum" dedi. "Milletimiz demokratik iradesini ortaya koymuştur. Artık hepimiz için birinci gündem maddesi ekonomi olmalı ve milletçe yeniden kalkınma hedeflerimize odaklanmalıyız. En kısa sürede kurulmasını arzu ettiğimiz hükümetimizden ve tüm siyasi partilerimizden seçim yorgunu olan milletimizin umudunu ve moralini güçlendirecek adımları bir an evvel atmasını bekliyoruz" şeklinde konuşan Başkan Burkay, hükümet programının ve 2016 yılı bütçesinin de ekonomiye yeniden canlılık getirecek şekilde hızla hazırlanmasını beklediklerini ifade etti.


YENİ ANAYASA VE EKONOMİK REFORM VURGUSU
BTSO Başkanı İbrahim Burkay, iş dünyası olarak kurulacak hükümetten ve TBMM'de temsil edilen tüm siyasi partilerden uzlaşma kültürünü öne çıkaran bir yaklaşımla yeni anayasa ve ekonomide reform adımlarını hemen atmalarını beklediklerinin altını çizdi. Yatırımların artmasını sağlayacak güven ortamının tesis edilmesi ve rafa kaldırılan reform ve teşvik paketlerine kısa sürede start verilmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Burkay, açıklamasını şöyle sürdürdü; "Halkımızın demokratik tercihleriyle şekillenen bu yeni dönemde kurulacak hükümetimizin ekonomideki önceliği, tüketici güveninin yeniden sağlanması ile birlikte iç talebin ve ihracatın hareketlenmesini destekleyecek adımların atılması olmalıdır. TL ve döviz kuru politikalarının öngürülebilirliğe ve istikrara kavuşturulmasının yanı sıra, piyasalardaki ödeme tıkanıklığını ve vade uzamalarını aşmak için likidite imkânlarının bir süreliğine de olsa arttırılması konusunda Merkez Bankası çalışma yapmalı. İhracatın yeniden çıkışa geçmesi adına hedef pazarlara yönelik özel desteklerin yolu açılmalı ve yabancı sermaye yatırımlarının da yeniden özendirilmesi için teşvikler gözden geçirilmelidir”.